İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/217 K.2025/439

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2024/217Karar2025/439Tarih27 Mart 2025Okuma9 dk · 1.807 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Mart 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/217 - 2025/439
Dosya no
2024/217
Karar no
2025/439
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/12/2023
Numarası
2022/619 Esas - 2023/851 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
27/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.807 kelime·9 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 25.11.2021 günü saat 18.10 sıralarında ... plakalı motosiklet aracı ile Dögol cadde istikametinde seyir halinde iken davalı ...

Sigorta A.Ş.'nin 365392740 numaralı poliçe gereğince ZMMS sigortacısı bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olarak orta şeritten düz seyir halinde olan davacının solundan gelip, önüne sağ manevra yapması sonucunda kaza meydana geldiğini ve davacının yaralanmasına neden olduğunu, davacının kaza nedeniyle sol köprücük kemiğinde oluşan kemik kırıkları ve başına 7 dikiş atılması nedeniyle hayati fonksiyonları 2 orta derecede etkilendiğini, ayrıca sol kolunu kullanamadığından kaza tarihinden bu yana hayatını tek başına idame ettiremediği için hayat kalitesi düştüğünü,

davacının mesleği motosikletli kurye olup sol köprücük kemiğinde meydana gelen kırıklar nedeniyle mesleğini idame ettirirken zorluk yaşayacağını belirterek, şimdilik HMK 107.madde gereğince 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL bakıcı ve bakım giderinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 25/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, soruşturma aşamasında uzlaşmanın varlığı, resmi belgelerle ortaya konulduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunun, Sigorta Şirketi kaza durumunda,

sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sigortalının yerine geçerek sorumluluğu üstleneceğini, iş bu kazada da sigortalının uzlaşma ile sorumluluğu ortadan kalkması sebebiyle, halefinin de sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple de davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu kazanın 25.11.2021 tarihinde meydana geldiğini, hem Ticaret Kanunu hem de Borçlar Kanunu haksız fiil ile ilgili maddeleri gereği öngörülen sürenin geçmesi ile davanın zamanaşımına uğradığını, dava şartı olan, Sigorta Şirketine zorunlu başvurunun eksik evrakla yapıldığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini,

kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini talep ettiklerini, davalı sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulması halinde, sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitlerinde sorumlu olunduğu göz önüne alınmasının gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin de, hem 6111 sayılı Kanun gereği hem de Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, davalının hiçbir geçici işgöremezlik, bakıcı ve tedavi gideri talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını,

hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle bakıcı giderinden bahsedilebilmesi için bunun hekim bilirkişilerce tespiti ve bakıcı giderlerinin kayıt altına alınmış olması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları Ek:2 Madde-10 gereğince hesaplamaya ilişkin standartların hazine müsteşarlığı tarafından belirleneceğini, hesap raporunun aktüer bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, yapılacak aktüer hesabında, baz alınacak gelirin resmi belgeyle ispat edilmiş ve vergilendirilmiş olması gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 24.01.2023 tarihli raporda.

"Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %2,1 (yüzdeikivirgülbir) oranında kaybettiği, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının %1 (yüzdebir) olduğu, Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %l (yüzdebir) olduğu, 3(üç) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1(bir) hafta süresince başkasının yardımına ihtiyacı olduğu,

Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12.maddesine (03.08.2013-28727 sayılı Resmi Gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı” kanaatinin bildirildiği, mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 28.04.2023 tarihli raporda.

"Kusur yönünden davalı şirkete sigortalı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'in, olayda, % 100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nun trafik kazasının meydana gelmesinde kusursuz olduğu"nun belirtildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/50045 Soruşturma, 2022/59529 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararının dosyaya celp edildiği, kararda soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olduğu uzlaşma hükümlerinin uygulanması ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,

Uzlaştırma Raporu'nun incelenmesinde, davacının 20.000,00 TL karşılığında davalı Sigorta Şirketinden talep edeceği tazminat hakları saklı kalmak üzere şüpheli ile uzlaştığı, bedelin ise 15/04/2022 tarihinde davacı hesabına yatırıldığının anlaşıldığı, yapılan müterafık kusur değerlendirmesinde; motosiklet kullanan davacının kaza esnasında takması gerekli koruyucu ekipmanı takmadığı, alınan maluliyet raporunda ise yaralanmanın kafa ve omuz bölgesinde olduğu anlaşıldığından hesaplanan tazminat miktarında %20 oranında ortak kusur indirimi yapıldığı,

Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E: 2023/43, K: 2023/141 sayılı kararı ile CMK 253/19. maddede yer alan.

"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;..." ibaresinin iptal edildiği, uzlaşılması halinde tazminat davası açılamayacağı yönündeki yasa hükmünün işbu davada uygulanma ihtimali olmadığı gibi, yargılama öncesinde yapılan uzlaştırmada aynı zamanda davacının davalı Sigorta Şirketine olan hakları saklı kalarak uzlaştırma tutanağının imzalanmış olması nedeniyle de davalının CMK 253/19. madde gereğince yaptığı itirazın mahkemece kabul görmediği, davalıya yapılan başvuru tebliğinin 12/05/2022 olduğu ve 8 iş günü sonrasında davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle.

"Davanın kısmen kabulü ile, sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 51.343,61 TL, bakım gideri tazminatı 664,07 TL’nin 25.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kaza nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2022/50045 sayılı dosya numarası ile soruşturma başlatıldığını, taksirle yaralama suçunun şikayete tabi olması ve iddianame düzenlenmeden önce uzlaştırma prosedürün işletilmesi nedeniyle kaza sonrası açılan soruşturma dosyasında tarafların uzlaştırmaya gönderildiğini, Uzlaştırma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/7091 sayılı dosya numarası ile 20.000,00 TL edim karşılığı taraflar arasında uzlaşma sağlandığı, ekte uzlaştırma raporu sunulduğu,

CMK m. 253 kapsamında, uzlaşma sonucunda maddi manevi tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davalarda ise feragat edilmiş sayılacağının açıkça belirtildiğini, her ne kadar CMK 253/19. maddede yer alan.

"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;..." ibaresi iptal edilmiş olsa da, iptal kararlarının, Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe gireceğini, kaldı ki iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin Anayasa'nın 153. maddesinde belirtilmiş olup, iptal kararının geriye yürütülerek istinafa konu dosyada hükme bağlanmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu, Anayasa’nın üstünlüğü prensibinin ihlal edildiğini, iptal kararlarının geri yürümeyeceğine mahkemece davacının uzlaştırma tutanağında Sigorta Şirketine olan alacaklarını saklı tuttuğunun belirtildiğini,

müvekkilin davada sorumluluğunun halefiyet ilkesi gereği olduğunu, sigortalıya yöneltilemeyecek taleplerin müvekkil şirkete de yöneltilemeyeceğini, hükme dayanak teşkil eden maluliyet raporunun hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Maluliyete ilişkin olarak, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının % 1 maluliyet oranının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Uzlaşmaya ilişkin olarak,

CMK'nın 253/19 uncu maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağına dair kural, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43-141 E-K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Kararın gerekçesinde Mahkeme, şu tespitlere yer vermiştir: "Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesinin her durumda mümkün olmayacağı, özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesinin güçleşeceği açıktır.

Başka bir ifadeyle taraflara uzlaşmanın sağlanmasının sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmüş ise de teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma görüşmeleri esnasında belirlenmesi mümkün olmayabilir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez."

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle CMK'nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrasının beşinci cümlesinin başına “Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;" ibaresi eklenmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12.02.2025 tarih ve 2023/3481 Esas - 2025/2291 Karar sayılı ilamında; “Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile anılan yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde bahse konu hukuki süreç sonrasında uzlaşma hâlinde tazminat davası açılamayacağına ilişkin Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmesi zorunluluğu doğmuştur.

Gerek Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi, gerekse yeni yasal düzenleme ile getirilen istisna hükmü uyarınca somut olaydaki gibi bedensel zararlar söz konusu olduğunda maluliyet raporu ve aktüer hesabı incelemesi gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulacağından, dava konusu eylemle ilgili olayın hemen akabinde ve soruşturmanın başında işletilen uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesi her zaman mümkün olamayacaktır. Bu aşamada, teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma anında tespit edilmesi mümkün olmadığından bu konuda araştırma yapılarak bir sonuca varılması gerekmektedir.

a) Uzlaşma sürecinde zararın kesin olarak belirlenip belirlenmediği veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar olup olmadığı belirlenmeli,

b) Zararın kesin olarak belirlenmesinden sonra uzlaşma yapılmış veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar yoksa CMK'nın 253/19 uncu maddesi gereğince davanın reddine karar verilmeli,

c) Zararın kesin olarak belirlenmesi mümkün değil veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar söz konusu ise davanın esası incelenmeli,

d) Davanın esasının incelenmesi durumunda uzlaşmanın edimli olup olmadığının belirlenerek uzlaşma sürecinde ödenen edimin hangi zarar kalemine ilişkin olduğu da belirlenerek o zarar kalemine ilişkin hesaplanacak tazminattan güncellenerek mahsup edilerek bir karar verilmelidir.” denilmekte olup, dosyadaki yazılara, Kanuni gerektirici sebeplere, yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında uzlaşma sırasında ödendiği belirtilen meblağın tazminattan güncellenerek mahsup edilmiş olmasının isabetli bulunmasına göre davalı Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.507,29 TL istinaf karar harcından peşin alınan 888,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.619,13 TL harcın davalı Sigorta Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,

3- İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,

5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/217, K. 2025/439, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/217
Karar No
2025/439
Tarih
27 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/217 K.2025/258
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/218 K.2025/202
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/218 K.2025/238
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/218 K.2025/468
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/219 K.2025/175
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/219 K.2025/281

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.