KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/32 Esas
- Karar no
- 2025/550
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/07/2025
Karar Metni
1.539 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişkiye dayalı olarak düzenlenen faturaların süresinde itiraz edilmeksizin davalıya tebliğ edildiği, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21/2. Maddesi uyarınca fatura bedellerinin kabul edilmiş sayıldığı, dava konusu alacağa ilişkin ödeme talebinde bulunduklarını, olumlu sonuç alınamadığını bu nedenle Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü nezdinde takip dosyası oluşturulduğunu, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını, borcun tamamının tahsil edilemediğini, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini, borcun varlığını inkar ettiği, bu inkarın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu alacakların faturalara dayalı ticari nitelikli ve sabit olduğunu, davalının kısmi ödeme yapmış olması nedeniyle borcun bir kısmını zımnen kabul etmiş sayılacağını, davanın kabulünü, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... dosya kapsamına cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Bakırköy ... İcra dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasından asıl alacak, faiz, vekalet ücreti ve takip masrafları dahil olarak 90.600,00-TL üzerinden takip başlatıldığı, borçlu tarafından icra takibine 12/06/2024 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle. Davacı 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış, 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK.
İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiş olduğu, Davalı ... ait ticari defterlerin incelemeye sunulmamış olduğu, Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 21/05/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 110.840,- TL Alacaklı oldukları, ancak icra takip tarihinden önce davalı tarafından davacı ... yapılan 20.240,-TL çek ödemesi 01.10.2024 tarihinde ticari defterlerine kayıt edilmiş olması dikkate alınarak, icra takip tarihi olan 21/05/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 90.600,-TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu,
Davacı tarafından davalı ...'a 2023 yılında KDV Dahil tutarı 30.000,- TL olan 1 Adet E-Arşiv Faturası, 2024 yılında KDV Dahil tutarı 120.840,00 TL olan 2 Adet E-Arşiv Faturası olmak üzere Kümülatif olarak KDV Dahil tutarı 150.840,00 TL olan 3 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, Davalı tarafından davacı ... 2024 yılında toplam tutarı 60.240 TL olan 2 Adet Çek ödemesi yapılmış olduğu, davacının kalan alacağının, davacı tarafından davalı ...
29.03.2024 tarihinde düzenlenmiş ...
Numaralı ve KDV Dahil tutarı 90.600 TL olan E-Arşiv Fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, işbu fatura içeriği ürünlerin davalı ... teslim edilmiş olduğuna dair imzalı bir belgeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı ... tarafından delil dilekçesi ekinde sunulu whatsapp yazışmalarından 28 şubat sonrası-15 Mart öncesi yazışmada 95.000 TL paranın gelmemesinden bahsedilmekte, fakat davacı alacağını oluşturan 90.600 TL Tutarlı E-Arşiv Faturasının davacı tarafından davalı ...
29.03.2024 tarihinde düzenlenmiş olduğu, enson yazışma tarihi görülen 20 Mayıs aşağıdaki yazışmalarında davalı ... tarafından başka bir firmadan çek alınıp davacı tarafa verileceğinden bahsedilmekte olduğu görülmekte olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...'ın, icra takip tarihi olan 21.05.2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık TTK.1530.
Madde Temerrüt Faizi talep edebileceğine ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu kanaati ile rapor sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, faturaya dayalı ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiasına dayalı yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır..
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar nedeniyle 90.600 TL-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir.
Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir.
Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır.
Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir.
Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir.
Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.
Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği kabul edilerek açılan dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸E-imza Hakim ... · ¸E-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/32, K. 2025/550, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama