İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/579 K.2025/788

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/579Karar2025/788Tarih29 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.136 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
29 Eylül 2025
Esas no
2024/579 Esas
Karar no
2025/788
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
30/09/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
27.10.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.136 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde.

Davacının, davalı şirket olağan genel kurulunun 14.04.2022 tarihli toplantısında genel kurul üyelerinin oybirliği ile yıllığına davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, aynı tarihli toplantıda huzur hakkı ödeneceği ve bu ödemenin esaslarının da hükme bağlanmış olduğunu, davalı tarafından davacıya, seçildiği tarihten itibaren yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanan 10.248,60.TL huzur hakkı/maaş ödemesini her ay düzenli olarak ödemiş olduğunu, ancak, davacıya her ay düzenli olarak ödenen 10.248,60.TL huzur hakkı/maaş ödemesinin, Aralık 2022 itibariyle ödenmediğini,

yapılmayan ödemenin yerine getirilmesi amacıyla davacıya öncelikle, Sultanbeyli ... Noterliğinin 02.12.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ödeme yapılmasının ihtar edildiğini, ihtara karşı davalının, Bakırköy .... Noterliğinin 23.12.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile ödeme yapmayı reddettiklerini, ihtara rağmen ödeme yapılmayınca, muaccel hale gelen Aralık 2022 dönemine ait alacağın tahsili için Küçükçekmece ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, ancak davalının takibe de cevabi ihtarnamedeki gerekçelerle itiraz ettiğini, davalının itirazının iptali için Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açılan davada ... K sayı ile karara bağlanarak davalı itirazlarının iptal edildiğini ve bu kararın kesinleşmiş olduğunu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E ve ...

K sayılı kesinleşmiş ilamı ile; davacının yönetim kurulu üyeliğinin 14.04.2023 tarihine kadar devam ettiği ve bu sürelere ilişkin ücret alacaklarını hak ettiği kesin hükme bağlandığından davacının, Ocak-Şubat-Mart ve Nisan 2023 dönemlerine ait alacaklar için Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip işlemi başlatıldığını, borçlunun, bu takibe de itiraz ettiğini beyan etmiştir. Sonuç ve istem olarak. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E ve ...

K sayılı dosya içeriği ve kesinleşmiş ilamı dikkate alınarak, davalı-borçlunun ... esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazların iptali ile takibin devamını, davalının, %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve arabuluculuk gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından ikame edilmiş olan Bakırköy ....

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasının kısmi dava olduğunu, anılan dosyada yalnızca davacının aralık ayı huzur. hakkı alacağı bakımından inceleme ve değerlendirme yapıldığını, huzurdaki dava dosyasında ise davacının ocak, şubat, mart ve nisan aylarında huzur hakkı ödemesine hak kazandığı iddiasında bulunduğunu, kısmi dava ikame edilmesi neticesinde dosyada alınan bilirkişi raporunun aynı alacağın dava edilmeyen kısmına ilişkin açılacak dava dosyasında kesin delil sayılması ve verilen kararın kesin hüküm olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığını,

nitekim anılan dava dosyası ile huzurdaki dava dosyasında davacının talepleri aynı kaynağa dayanmaktaysa da talep edilen ayların farklı süreleri kapsadığını, bu kapsamda anılan mahkeme kararının yalnızca anılan davanın açıldığı tarihe kadar geçerli olan durum için kesin hüküm teşkil edeceğini, davacının, davalı şirket yönetim kuruluna tüzel kişi temsilcisi sıfatıyla değil, doğrudan yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği iddiasında olduğunu, davalı şirketin 14.04.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında, davacının ...

Bankası ve ... Bankası .... Vakfı'nı (“... Vakfi”) temsilen davalı şirket yönetim kurulunda görevlendirilmesine karar verildiğini, davalı şirketin genel kurul toplantısında davacı ...

Vakfı'nı temsilen yönetim kurulunda görevlendirilmiş olmasına rağmen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan ilanda maddi hata yapıldığını ve davacının doğrudan yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiş gibi bir izlenim ortaya çıktığını, ancak davalı şirket tarafından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlü tescil ve ilan talebiyle teslim edilen 14.04.2022 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı ve diğer dokümanlar celbedildiğinde, davacının doğrudan değil ...

Vakfı'nı temsilen davalı şirket yönetim kurulunda görevlendirildiğinin açıkça görüleceğini, davalı şirketin 14.04.2022 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı gündeminin 8. maddesinde. “Yeni dönemde Yönetim Kurulu Üyeliklerine, (...) ... Bankası ve ... Bankası ... Vakfı'nı temsilen ... T.C. Kimlik Numaralı ..., ve ile oy birliğiyle seçilmiştir.” denildiğini, pay sahibinin yani ...

Vakfının anonim şirket yönetim kurulunda doğrudan tüzel kişi olarak temsil edilmesi gibi bir hukuki durumun Türk Ticaret Kanunu'nda mevcut olmadığını, TTK uyarınca anonim şirket yönetim kuruluna atanan bir tüzel kişi var ise, ilgili tüzel kişinin yönetim kurulunda yalnızca gerçek kişi vasıtasıyla temsil edilmesi durumu söz konusu olabileceğini, dolayısıyla, huzurdaki davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliğinin boşalması ve görev almaya ilişkin hükümlerin TTK'nın 363. ve 364. maddelerinde düzenlenmiş olduğunu, anılan kanun maddeleri uyarınca,

yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişinin kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her zaman değiştirebilecek ve bu şekilde üyeliğin boşalması halinde yönetim kurulunun, kanuni şartları haiz birini geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunacağını, davacı, ... Vakfı'nın 12.04.2022 tarihli ... sayılı yazısı uyarınca, davalı şirketin 14.04.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında ...

Vakfı'nı temsilen yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirilmiş olduğunu, devam eden süreçte, ... Vakfı yönetim kurulu tarafından alınan 17.11.2022 tarihli 12 no.lu karar ile davalı şirketin yönetim kurulunda ... Vakfi'nı temsil eden davacının görevinin sonlandırılmasına ve yerine ...'nın ... Vakfı'nı temsilen görevlendirilmesine kararı verildiğini, netice olarak TTK 364. maddesine uygun olarak ...

Vakfı nın davacının görevinin sonlandırılmasına bir yıl ilişkin yazısının davalı şirkete ulaşması akabinde davalı şirket yönetim kurulu tarafından TTK 363. maddesine uygun olarak yönetim kurulu kararı alınmış olduğunu, davacının davalı şirketin yönetim kurulunda ... Vakfi 'nı temsil görevinin 22.11.2022 tarihinde sona erdiğini, dolayısıyla davacının 2023 yılının Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında ...

Vakfı'nı temsilen davalı şirketin hiçbir yönetim kurulu toplantısına katılmamış olduğunu ve davacının 2023 yılının Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında davalı şirket yönetim kurulunda herhangi bir görevi ve yetkisi bulunmadığını, davacının huzur hakkı talebinin İş Kanunu kapsamında bir işçilik alacağı olmadığını, bu kapsamda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan huzur hakkına, yıllık bankalarca | yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranının uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının huzur hakkı talebine uygulanacak faiz türünün ancak kanuni faiz olabileceğini,

alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi yani alacağın likit olmaması nedeni ile davacı tarafça talep edilen icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini beyan etmiştir. Sonuç olarak, davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

SMMM bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle. Şayet, davacının, davalı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin 04.04.2023 tarihli genel kurul kararıyla son bulduğu seçeneğine göre, sayın mahkemenizce karar verilmesi ve ocak-şubat-mart-nisan/2023 dönemi huzur hakkı ücretine hak kazandığı, bu sebeple Küçükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın (40.994,40.TL) tutarındaki asıl alacak yönünden iptali halinde.

Davacının takip öncesi faiz talebine ilişkin, icra takip tarihine (26.04.2024) kadar, davacının talebine istinaden, TL sına uygulanan Yıllık En Yüksek Mevduat Faiz toplamının (10.928,33.TL), buna mukabil davalının itirazına istinaden hesaplanan yasal faiz tutarının ise toplam: (3.191,67.TL) olabileceği, takip talebi sonrası faiz talebine ilişkin;

takip talebi tarihinden (26.04.2024) dava tarihine (30.09.2024) kadar, TL sına uygulanan Yıllık En Yüksek Mevduat Faizinin toplam (13.224,91.TL) buna mukabil davalının itirazına istinaden hesaplanan yasal faiz tutarının ise toplam: (3.625,48.TL) olabileceği, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 68.maddesine göre, icra takip tarihindeki asıl alacak üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının 8.198,88.TL tutarında (40.994,40.TL X %20) olabileceği, Diğer yandan, davacının,

davalı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin 22.12.2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 22.11.2022 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla son bulduğu seçeneğine göre karara verilmesi halinde ise, davacının Ocak-Şubat-Mart-Nisan/2023 dönemi huzur hakkı ücretine hak kazanamayacağı, nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olacağı kanaati ile bilirkişi raporu sunmuştur.

SMMM Bilirkişisi ve Ticaret mevzuatında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi ek heyet raporunda özetle. Yönetim kurulu üyesinin sahip olduğu mali haklara üye olan tüzel kişinin sahip olduğu dikkate alındığında, bu haklar ifa edilmediğinde bu hakları talep hakkının yine bu tüzel kişide olduğu kanaatindeyiz.

Bu sebeple dosyanın mevcut hali itibariyle yönetim kurulu üyesi olmayan davacının yönetim kurulu üyesi olmayan davacının yönetim kurulu üyesi olmayan davacının yönetim kurulu üyesinin mali haklarını talep hakkının bulunmadığı, şayet (3.1.) maddesindeki sonuç ve kanaatimizle alakalı, mahkemcı aksi düşüncede olması halinde, kök rapordaki hesaplamalarla alakalı davacının yapmış olduğu itirazlar doğrultusunda, toplam takip miktarı üzerinden, icra inkar tazminatının 13.405,48.TL (67.027,40.TL X%20) tutarında olabileceği, takip öncesinde, icra takip tarihine (26.04.2024) kadar,

TL sına uygulanan Yıllık En Yüksek Mevduat Faiz toplamının (27.165,39.TL), buna mukabil, yasal faiz tutarının ise toplam: (4.407,18.TL) olabileceği hesaplandığı sonuç ve kanaati ile bilirkişi heyet ek raporu sunulmuştur.

TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE

Dava, davacı şirketten huzur hakkı alacağı olduğu iddiasına dayalı davacının davalı aleyhine yapmış olduğu icra takibine itirazın iptali davasıdır.

Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)

Dava dosyamızda ispat yükü, davalı şirkette huzur hakkı alacağı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir. İddialar kapsamında mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış kök ve ek raporlar dosyamız arasına alınmıştır.

Davacı esasında davalı şirketin yönetim kuruluna üye olarak seçildiğini ve bu nedenle huzur hakkı bulunduğunu, başka bir mahkeme kararı ile farklı döneme ait talep edilen alacağa ilişkin verilen kesin karar ile bu durumun tespit edildiğini, dolayısıyla yönetim kurulu üyesi olduğuna dair tartışmaya gerek kalmadığını iddia etmişse de bu iddia mahkememizce yerinde görülmemiştir.

Öncelikle kesin hüküm nedeniyle üyeliğin tespit edildiği iddia edilen karara dayanılarak yapılan iddia yönünden; her ne kadar bu konuda kesinleşmiş mahkeme kararı olduğu iddia edilmiş ise de, ilgili dosyanın incelenmesinde davacının davasını kesinlik sınırı içerisinde kalacak şekilde farklı döneme ilişkin kısmi dava olarak açtığı, söz konusu kararın miktar yönünden kesin olmak üzere verildiği, kararın kanun yollarından geçmediği anlaşıldığından bu hususun mahkememizi bağlamadığı kanaatine varılmıştır.

Bu aşamadan sonra davacının, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olup olmadığı incelenmelidir. TTK madde 359'a göre, bir tüzel kişi, yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi adına,

tüzel kişi tarafından belirlenen, sadece bir gerçek kişi de tescil ve ilan olunur; ayrıca, tescil ve

ilanın yapılmış olduğu, şirketin internet sitesinde hemen açıklanır. Tüzel kişi

adına sadece bu tescil edilmiş olan kişi toplantılara katılıp oy kullanabilir. Tüzel kişi adına tescili sağlanan gerçek kişi esasında yönetim kurulu üyesi olmayıp, tüzel kişi adına yönetim kurulunda temsilci olarak atanan kişidir. Dolayısıyla asıl yönetim kurulu üyesi, tüzel kişinin bizatihi kendisidir.

Davalı şirket genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde bu şirketin

14.04.2022 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı gündeminin 8. maddesine göre yönetim kurulu üyeliklerine ... Bankası ve ... Bankası ....

Vakfı’nı temsilen davacı ...'nın bir yıl süre ile oy

birliğiyle seçildiği anlaşılmıştır.

Davalı şirketin en yetkili organı olan genel kurul kararı ile açıkça davacının temsilci olarak atandığı, yönetim kurulu üyesi olarak bizzat belirlenmediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı şirketçe kendisini yönetim kurulunda temsilen gerçek kişi atanabileceği gibi, buna bağlı olarak verilen temsil yetkisinin de sona erdirilmesinde bir beis yoktur. Bu açıdan TTK'nın 364. maddesi tüzel kişiye yetki vermiştir.

İlgili maddeye göre, yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi, gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı hâlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. Yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişi, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilir.

Dolayısıyla temsilci olarak atanan gerçek kişinin TTK madde 364'e göre her an değiştirilme imkânının verilmiş olması karşısında ileriye dönük huzur hakkı alacağından bahsetmek de mümkün olmayacaktır.

Somut olaya göre davalı tarafça TTK madde 364'e uygun olarak davacının temsilcilik görevine yönetim kurulu kararıyla 17.11.2022 tarihinde son verilerek dava dışı başkaca bir kişinin atandığı anlaşılmıştır.

TTK madde 364'ün son cümlesine göre tüzel kişiyi temsilen atanan kişinin her an değiştirilebileceği, bu işlemin kim tarafından yapılacağı açıkça kararlaştırılmadığı ama şirketi temsilen yönetim kurulunun olduğu göz önünde bulundurulduğunda esasında bu kararı alabilecek organın da yine yönetim kurulu olması gerektiği dikkate alındığında yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Netice olarak, davacının davalı şirkette yönetim kurulu üyesi sıfatının bulunmadığı, davalı ... temsilen kendisine yetki verildiği, bunun açıkça yönetim kurulu üyeliği anlamına gelmeyeceği, ticaret sicilince yapılan işlemin inşai nitelikte olmadığı, bu durumun davacı açısından kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceği, yine davalı şirketçe TTK madde 364'e uygun olarak temsil yetkisinin kaldırıldığı, temsil yetkisinin son bulduğu tarihten itibaren alacak hakkının da sona erdiği,

nihayetinde davacı iddiaları kapsamında davalı şirketten davaya konu dönemler itibariyle huzur hakkı alacağının bulunmadığı kanaatine varılarak dava hakkında ve davacının takip yapmada kötü niyeti ispatlanamadığından davalının tazminat talebi hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 809,53-TL harçtan mahsubuna, artan 194,13-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.29/09/2025

Katip ... · ¸E-imza Hakim ... · ¸E-imza

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/579, K. 2025/788, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tüm Dosya Muhteviyâtı Küllîyen Tetkîk Edildiğinde
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/579
Karar No
2025/788
Tarih
29 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/579 K.2025/611
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/579 K.2025/800
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/579 K.2025/869
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/579 K.2025/750
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/580 K.2025/704
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/580 K.2025/629

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.