KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/602
- Karar no
- 2025/22
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/09/2024
Karar Metni
859 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ve müvekkili şirket arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin 13.05.2024 Tarihli ... numaralı faturanın düzenlendiğini, Davalı şirket tarafından dava ve icra konusu edilen faturaya ilişkin kısmı ödeme yapıldığını, müvekkilinin bakiye alacağının tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, icra dosyasından düzenlenen ödeme emrinin davalı şirkete 16.07.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından 17.07.2024 tarihinde icra dosyasında borca ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğiin, açıklanan nedenlerle, davalının icra müdürlüğüne yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının genel hükümlere tabi olduğunu, 6100 Sayılı HMK'ya 6.maddesine görde müvekkilinin yerleşim yeri Ankara olduğu nazara alınarak yetkili mahkemelerden ilki de Ankara mahkemesi olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkiline teslim edildiği iddia edilen malların varlığı ve teslimatı konusunda ihtilafların bulunduğunu, Fatura düzenlenmiş ve ticari defterlerde yer almış olsa dahi, bu durum alacağın varlığına dair kesin bir delil teşkil etmediğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da,
faturanın defterde kayıtlı olmasının tek başına borcun kabulü anlamına gelmediğini vurguladığını, davacının faturaya ve ticari defter kayıtlarına dayanarak ileri sürdüğü alacak taleplerini kabul etmediklerini, sevk irsaliyesinde yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzayı geçersiz sayarak inkar ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin gereği gibi yerine getirilmediğini, davacı tarafından müvekkiline teslim edilen malların miktarı, davacının iddia ettiği kadar olmadığını, bu malların ebatları da kararlaştırılan ölçülere uygun olmadığını, bu nedenle davacı taraf kendisinden beklenen yükümlülükleri yerine getirmediğini,
açıklanan nedenlerle, deliller ışığı ile dosya kapsamından anlaşılabilecek her türlü delil, maddi gerçek ve sair durumlar kapsamında, davanın reddine ve lehine kötü niyet tazminatının ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, faturaya dayalı itirazın iptali davasıdır.
Davalı vekili usulüne uygun yetki itirazında bulunmuştur.
HMK'nın 6. maddesi, genel yetkili mahkemeyi düzenlemiştir. Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
6100 sayılı HMK'nın yetki itirazının ileri sürülmesi başlıklı 19.maddesi hükmü "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklindedir.
Sözleşmenin ifa yerinin neresi olduğunun belirlenmesi ve yetki itirazının bu bağlamda değerlendirilmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 89.madde hükmü "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde,
ifa edilir." şeklinde olup borcun niteliğine göre ifa yeri belirlenmiştir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
Aynı maddenin son fıkrasında ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir düzenlemesi karşısında, davalının süresinde yetki itirazında bulunduğu, davalı ile ticari ilişkiyi kabul etmediği, davacının yerleşim yerinin Ardahan olduğu, davalının yerleşim yerinin ÇANKAYA/ANKARA olduğu, dolayısıyla HMK madde 6 uyarınca Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla yetki itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/602, K. 2025/22, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama