KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/712 Esas
- Karar no
- 2024/117
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 04/10/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/10/2024
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalı sigorta şirketinde kasko sigortası bulunduğu, davacıya ait .... PLAKALI .... Marka aracın karıştığı trafik kazası neticesinde kullanılamadığını, tamir edilemez duruma geldiğini davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi bulunan davacıya ait aracın pert total bedelinin şuanlık 100-TL'sinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesini, Hesaplanan araç pert total bedelinin kaza tarihi itibariyle mevduata uygulanan en yüksek faiz ile ödenmesine karar verilmesini, güncel araç bedelinin enflasyonist tespiti ve mevduata uygulanan en yüksek faiz ile taraflarına ödetilmesine karar verilmesini, Tüm dava ve yargılama giderlerinin davalı sigorta şirketi üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sigorta (Trafik Sigortasından Kaynaklı) bedelinin ödenmesine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1-k maddesi kapsamında davacının tüketici vasfının bulunduğu ve davacının kamu personeli olduğu, davacı kasko sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunmuş olup aracın kullanım şeklinin hususi olduğu, davacının tüketici konumunda bulunması sebebiyle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu, İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi ... Esas ve ....Karar sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/712, K. 2024/117, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama