KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/73 Esas
- Karar no
- 2025/319
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 15/05/2025
Karar Metni
1.656 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alım
satım işlemi gerçekleştirildiğini, işbu ticari faaliyet kapsamında ..... no.lu fatura,
..... no.lu fatura, .... no.lu fatura, .... no.lu
faturaların tebliğ edilerek ödenmesinin talep edildiğini, davalının ödemelerini ifa
etmemesi nedeniyle Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyası ile takibe
dayanak teşkil eden faturalara ilişkin icra takibi başlatıldığını, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü
..... Esas sayılı icra takip dosyasında ödeme emrinin davalıya
12/07/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafça süresi içerisinde ödeme
emrine, borca, yetkiye, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz
edilerek takibin durdurulduğunu, borçlu tarafın yetki itirazı neticesinde Büyükçekmece İcra
Dairesi'nde ..... Esas numarası ile takibe devam edilmiş olduğunu, huzurdaki davanın,
işbu itirazın iptaline yönelik olduğunu, davalı tarafın süresinde faturaya itiraz etmemesine rağmen süreci uzatmak amacıyla haksız
olarak takibe itiraz etmiş olduğunu, davanın kabulü ile ilgili Büyükçekmece İcra Müdürlüğü' nün ..... E. Sayılı icra dosyasına yönelik davalı taraf itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle alacağın %20 sinden az olmamak
üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka
aykırı olduğunu, taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, takibe konu faturanın kaydının bulunmadığı, cari hesap ekstresinin doğrulanmadığı, ihtilaf konusu faturanın irsaliyeli fatura olarak kesildiği fakat fatura üzerinde
teslim alan ve teslim edene ait imza bulunmadığı hususları dikkate alındığında
davacı tarafça akdi ilişkinin ve alacağının varlığının ispat edilemediği anlaşıldığından müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali
davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın
% 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet
ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 35.848,30-TL fatura alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf; yetkisizlikle gelen icra müdürlüğü dosyasında kendilerine ödeme emri tebliğ edilmediğinden bahisle usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi bulunmadığını belirtmiş ise de; icra dosyasının incelenmesinde, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takip dosyasında davalı borçlunun yetki itirazı üzerine dosyanın yetkili icra dairesi olan Büyükçekmece İcra Müdürlüğüne gönderildiği, davalı borçlunun Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takip dosyasında borca itiraz etmesi neticesinde takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının da davalı borçlunun itirazı neticesinde açıldığı görülmektedir.
Yargıtay .... HD'nin ..... Esas, .... Karar sayılı, 23/03/2022 tarihli kararında. İİK'nun 62/1. maddesinde.
“İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur” hükmü yer almakla birlikte borçluya ödeme emrinin tebliğ edilememesi halinde, borçlunun takipten haberdar olup yedi gün içinde itirazını icra dairesine bildirdiğinin ve alacaklının da anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesinin mevcut olduğunun anlaşılması halinde ödeme emri tebliğ edilemese bile borçlunun itirazı geçerli olup alacaklının itirazın kaldırılmasını istemekte hukuki yararı olduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda; ödeme emri kendisine tebliğ edilmemiş olsa dahi ödeme emrine itiraz etmiş olan davalı borçlunun, itirazın usulüne uygun olmadığı yönündeki itirazının emsal Yargıtay ilamı da göz önünde bulundurulduğunda kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmış, icra takibinin ve itirazın usulüne uygun olduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu edilen faturadan kaynaklı cari hesap alacağı nedeni ile davacının davalı şirketten alacaklı olup olmadığı hususlarının tespitinden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...1-) Davacı 2023 ve 2024 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden
usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil
niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
2-) Davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu,
3-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 11/07/2024 tarihi itibariyle,
davacının davalıdan 35.848,30 TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu,
4-) Davacı ticari defterlerine göre, Davacı tarafından davalı yan’a 2023 ve 2024 yıllarında
Kümülatif olarak KDV Dahil tutarı 67.201,30 TL olan 7 Adet Temel E-Faturası düzenlenmiş
olduğu, davalı tarafından davacı yana 2023 yılında 4.973,-TL POS Ödemesi ve 26.380,-TL Çek
ödemesi olmak üzere toplam olarak 31.353,00 TL yapılmış olduğu, 2023 yılı faturalarından dolayı
Davacının kalan alacağının 100,57 TL olduğu, 2024 yılında düzenlenmiş toplam tutarı 35.747,73
TL için davalı tarafından yapılmış bir ödeme görülmemiş olduğu, davacının davalıdan Alacağının
(100,57 TL+35.747,73 TL) 35.848,30 TL olduğu tespit edilmiş olduğu, Davacı tarafından davalı
yana düzenlenmiş Faturaların tümünün Temel E-Fatura olduğu, bu nedenle davalı tarafından
otomatik olarak kabul edileceği, Temel E-Faturalara itirazın ancak karşı tarafa İade faturası
düzenlenerek veya Noter Kanalı ile veya KEP ile itiraz edilebileceği, ancak davalı tarafından
dosyaya sunulu bir belge görülmemiş olduğu,5-) Davacı yanın bağlı olduğu Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 15.09.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan BA BS Bildirimlerinin çok silik bir
şekilde olduğu, okunamadığı, Davalı yanın bağlı olduğu Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü
tarafından Sayın Mahkemeye 22.10.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan BA BS
Bildirimlerine göre sadece davacı tarafından davalı yana 2023 yılında düzenlenmiş ve BA BS
Bildirim limiti olan 5.000,-TL üstü olan faturaların davalı BA Bildirimlerinde görünüyor olduğu,
2024 yılı Bildirimlerinde hiçbir firmaya Satış ve alış Bildirimlerinin görünmediği, ancak iptal
edilmeyen Temel E-Faturaların BA BS Bildirimlerinde görünmesi gerektiği, Sayın Mahkeme
tarafından ihtiyaç duyulması halinde her iki tarafın bağlı oldukları Vergi Dairesi Müdürlüklerinden karşılaştırmalı olarak 2023 ve 2024 yılları BA BS Bildirimlerinin talep
edilebileceği değerlendirilmiş olduğu,
6-) Davacı yan tarafından dosyaya dava dilekçesi ekinde sunulmuş Sipariş Formlarına göre,
Siparişlerin davacı yan’dan .... tarafından, davalı yan’dan .... Bey-Firma sahibinden
telefon ile alınmış olduğu tespit edilmiş olduğu,
7-) Davacı yan vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulu ihtarnamenin, Noter kanalı ile gönderilmemiş olduğu, 28.05.2024 tarihli ihtarnamede davacının 35.848,30 TL Alacağının 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edilmiş olduğu görülmekte olduğu, 8-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 11/07/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %51,75 ve değişen oranlarda Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davacı tarafça defter ve belgelerin hazır edildiği, davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan icra takip tutarı kadar alacağı olduğunun sabit olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda tarafların BA/BS formlarının okunaklı olmadığından incelenemediği belirtilmiş ise de, dosya kapsamında yer alan BA/BS formlarının Mahkememizce incelenmesinde icra takibine konu 3 adet faturanın hem davacı şirketin BS formlarında hem davalı şirketin BA formlarında beyan edildiği, tarafların BA/BS bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği ve taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı,
kaldı ki davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip tutarının 35.848,30-TL olduğunun ve bu tutarın davacının alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı,
gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ..... · ¸e-imza Hakim .... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/73, K. 2025/319, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama