KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/148 Esas
- Karar no
- 2025/305 Karar
- Dava konusu
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/02/2025
- Kararın yazıldığı tarih
- 18/04/2025
Karar Metni
1.220 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından borçlu aleyhine 10.220,00 TL asıl alacağın fer'ileri birlikte tahsili amacıyla, Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından itiraz dilekçesi ile borca itiraz edilmiş ve bunun üzerine Bakırköy .....
İcra Dairesi ..... tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, borca itiraz edilmesi sebebiyle dava şartı olarak Arabuluculuğa başvurulmuş anlaşmama tutanağının düzenlendiğini, davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket tarafından ..... no.lu kasko poliçesi numaralı davalı ..... 'a ait .....
Plakalı araca ZMMS Poliçesi düzenlendiğini, araç 16/12/2021 tarihinde seyir halinde iken, yaya olarak çarpmak suretiyle ile kazaya karıştığını, olay sonrası tanzim edilen tutanaklara göre kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, TTK.1472.maddesi gereğince, ödendiği tazminat miktarı kadar sigortalısının haklarına halef olan müvekkili şirketin davalıya rücu hakkının doğduğunu, rücu durumundan davalı sigortalının tazminatı ödeyememesi durumuyla karşılaşmamak adına, sigortalı araç üzerine müvekkil şirket lehine tedbir talepli haciz konulmasını talep ettiklerini, açıklanan nedenler ve yargılamada belirecek durumlar karşısında,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile. Bakırköy .... İcra Dairesi ..... sayılı dosyası ile yapılan takibe karşı davalının itirazının iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, davalı-borçlunun %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın ve şahsi adresinin Mersin'de olması nedeniyle yetki ve görev itirazında bulunduğunu, davacının davasını yetkili ve görevli mahkemelerde açmadığını, davacının belirlenebilir davada belirsiz dava açmasının HMK'ya aykırı olduğunu, usulü olmayan davanın bu gerekçelerle reddini talep ettiğini, davacı tarafça başlatılan takibe itiraz ettiklerini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, kaza yapan sürücü şahıs olan .....
04/01/2022 tarihinde araçta meydana gelen hasardan dolayı tazminat talep ettiğini, araçtaki hasar olan 2.000 TL'yi dosyaya sunduğu ibraname ile tazminatın ödendiğini, bu nedenle davanın sonuçsuz kaldığını, davacının sigortasına araç sahibi 12/2021 tarihinde müracaat ettiğini, açıklanan nedenlerle, davaya ilk itirazları ve cevapları nazara alınarak davacının usul ve yasaya aykırı şekilde ikame ettiği davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, rücuen alacak nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Mersin Arabuluculuk Dairesinin ..... Numaralı dosyasında 10.05.2023 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Uyuşmazlık konusu ön ineleme duruşmasında; davacının takip ve dava tarihi itibariyle 16/12/2021 tarihli kaza nedeni ile dava dışı sigortalısına ödediği bedelin talep edip edemeyeceği, mahkememizin yetkili olup olmadığı, davalının hasar bedelini ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiştir.
TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması nedeniyle halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın, sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bir başka ifadeyle sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava, ticari dava niteliğinde ise davaya ticaret mahkemesinde bakılacak, böyle değilse yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir dava da ticaret mahkemesi görevli olmayacaktır.
Diğer yandan, 03 Temmuz 1944 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 37 E-9K.3 sayılı kararında ifade edildiği üzere” Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir.
Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz .Bu dava , aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır.
6100 sayılı HMK’nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
6100 sayılı HMK’nın 16. maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı HMK’nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK’nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK’nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
6100 sayılı HMK'nın yetki itirazının ileri sürülmesi başlıklı 19.maddesi hükmü "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklindedir.
Davalı usulüne 20/02/2025 tarihli cevap dilekçesi ile usulüne uygun yetki itirazında bulunmuştur.
HMK'nın 6. maddesi, genel yetkili mahkemeyi düzenlemiştir. Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde. Eldeki rücuan tazminat istemli davada, kesin yetki söz konusu değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.05.2015 gün 11-2359-1443 sayılı kararı). yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
Aynı maddenin son fıkrasında ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir düzenlemesi karşısında, davalının süresinde yetki itirazında bulunduğu, davacının sigortalısının adresinin Mezitli/Mersin oladuğu, davalının yerleşim yerinin Yenişehir/Mersin olduğu,
16/12/2021 tarihli kaza tespit tutanağından da anlaşıldığı gibi haksız fiilin gerçekleştiği yerin Mersin olduğu dolayısıyla HMK madde 6 ve HMK madde 16 uyarınca Mersin Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla yetki itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ..... · ¸e-imzalıdır Hakim ..... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/148, K. 2025/305, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama