KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/148
- Karar No
- 2025/429
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 06/02/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/04/2025
Karar Metni
1.145 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
31/01/2024 günü ... plaka sayılı araç gidiş geliş tek şeritli yolda sola dönüş yaptığı esnada kendi istikametinde devam eden davacıya ait ... plaka sayılı aracın sol ve komple ön kısmına kendi aracının sağ yan kısmı ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazaya ilişkin sigorta şirketine başvurulmamış direk olarak bakiye değer kaybı ile beraber icra takibine konu edildiğini, davacının müvekkilin onarım süresinde uğramış olduğu gelir kaybı yine Alanında Uzman ...
Sigorta Eksperi ... tarafından gerekli incelemeler sonucu '' Hasar onarım işlemleri nedeniyle kullanılamayan aracın günlük gelir kaybı bedelinin belirlenmesi için araç kiralama sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin internet sitelerinde ilan ettiği fiyatlar üzerinden yapılan incelemede; ... plakalı araç için günlük kazanç kaybı bedelinin ortalama 1.000,00 TL (KDV hariç) olduğu tespit edildiği, belirtilen faktörler dikkate alındığı durumda ise araçta oluşan hasara göre toplam onarım süresinin ise 20 gün süreceği '' kanaatine varılarak rapor tanzim edildiği, bu durum üzerine borçlu aleyhine ...
3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı dosyasından Genel Haciz Yolu ile icra takibi başlatılmış ve ödeme emri borçluya tebliğ edildiğini, borçlu yasal süre içerisinde 09/08/2024 tarihinde borca itiraz ettiğini, bu sebeple itirazın iptaline ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ikame edilen iş bu dava görevsiz mahkemede açıldığını, dava konusu olay bir trafik kazasından kaynaklandığını, müvekkil şirket ile davalı arasında herhangi bir ticari iş bulunmadığından açılan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu savunmaktadır.
HUKUKİ DELİLLER
... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/ sayılı takip dosyasının üzerinden dosya arasına alındığı, ..., ... ve ... Vergi Dairesi'ne, ... ... Birliği'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, cevabi yazılarda davacının tacir olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde,
"Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ...
Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.
Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, ... bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli ...
Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir.
Buna göre;1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını,
iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında. "Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:1.
Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000,00 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2024 yılı için 2.000.000,00 TL) lirayı aşanlar;
2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2024 yılı için 690.000 TL) lirayı aşanlar;3.1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000,00 TL) lirayı aşanlar;..."denilmek suretiyle anılan ...
Kararına göre 2024 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir. Yukarıdaki açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat alacağının tahsiline ilişkin itirazın iptali istemidir. Bu haliyle eldeki dava, haksız fiile dayanıldığından mutlak ticari dava niteliğinde değildir.
Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı ve işin her iki tarafın ticari işletmesine ait olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. Davalı tüzel kişi taciri olduğu ihtilafsızdır. Ancak davacının gerçek kişi olduğu, bu durumda davacının bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işletmesi gerekmektedir.
Müzekkere cevaplarından davacının ticaret sicilinde kaydı bulunmadığı, ... odasına kayıtlı olmadığı gibi vergi mükellefi de olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle, davacı tacir olmadığından eldeki dava nispi ticari dava da değildir. O halde, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir.
Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/148, K. 2025/429, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama