KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Esas no
- 2025/19 Esas
- Karar no
- 2026/169
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/01/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01/04/2026
Karar Metni
1.499 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıdan 52 çift çocuk ayakkabısının imalatını talep
ettiği ve tarafların ürünlerin özellikleri ile bedel hususlarında anlaştıklarını, siparişte belirtilen
beden, renk ve taban rengi detaylarının hatalı olarak üretildiğini, hem siparişin doğru yerine
getirilmemesi hem belirtilen kalite standartlarının ihlal edilmesinden dolayı davalıdan ürünlerin
teslim alınmadığını, davalının 12.07.2024 tarihli, ... numaralı, 56,782,44-TL
tutarlı faturayı gönderdiğini, faturanın sistem üzerinden yasal süresinde reddedildiğini, davalının
Gaziosmanpaşa İcra Dairesi'nde ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacı
yetkilisi ...’ün yıllık izninde olduğu için tebligatı görmediğini, takibin kesinleştiğini,
banka hesaplarına konan haciz ile dosya bedelinin davacı hesaplarından alındığını beyanla, Gaziosmanpaşa
İcra Dairesi'nde ... esas sayılı dosyası ile davacının ödemek zorunda kaldığı 76.620,18
TL tutarın istirdadı yönünde karar verilerek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, yargılama giderleri
ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının siparişin içeriğine ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, bu durumun kamera
kayıtları ve şirket içi belgelerle sabit olduğunu, malların teslim alınmadığının gerçek dışı
olduğunun yine belgelerle sabit olduğunu, davacının teslim aldığı malları iade etmediğini, davanın
reddine, dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına
hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini karar
verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Dava, davacının icra takibine konu faturadan kaynaklı icra dosyasına ödemiş olduğu bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takip sayılı dosyasına davacının ödediği 76.620,18 TL'nin istirdatı koşullarının oluşup oluşmadığı, icra takibine dayanak gösterilen faturaya konu ürünlerin davacıya teslim edilip edilmediği hususlarının tespiti isteminden ibarettir.
Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı tarafça davacı aleyhine 56.782,44-TL üzerinden takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak gönderilen mallar bedelinin gösterildiği, takibin kesinleştiği, davacı tarafça dosya borcunun ödendiği anlaşılmaktadır.
Mahkememiz dosyası mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "...Davacı tarafın 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil
niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil
niteliği taşıdığı, davacı tarafın davalı tarafa Gaziosmanpaşa İcra Dairesi'nde ... esas sayılı dosyası ile
ödemek zorunda kaldığı 76.620,18 TL tutarın istirdadı yönünde karar verilmesini ve iş bu tutarın
yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep ettiği, davalı tarafın davacı taraf hakkında 56.782,44 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren
icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizi tahsili
talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz
ve masraflara mahsubuyla) Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası
üzerinden 30.07.2024 tarihinde takibe geçtiği, takip talebine açıklama olarak “Gönderilen Mallar
Bedeli 56.782,44 TL” diye yazıldığı,
Dosya muhteviyatına sunulan 01.10.2024 tarihli takip dosyası kapak hesabında, takipte kesinleşen
miktarın 56.782,44 TL, bakiye borç miktarının 76.620,18 TL, yatan para miktarının 94.581,76 TL,
borçluya iade edilecek tutarın 17.961,58 TL olarak hesaplandığı, dosya muhteviyatına sunulan 18.09.2024 tarihli tahsilat makbuzu ile 19.282,23 TL, 30.09.2024
tarihli tahsilat makbuzu ile 75.299,53 TL olmak üzere davacı tarafın takip dosyasına toplam
94.581,76 TL ödediği, takibe konu davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 12.07.2024 tarihli, ...
numaralı, KDV dahil 56.782,44 TL tutarlı 1 adet satış faturasının olduğu, davalı tarafın 56.782,44 TL tutarın tamamını üzerinden takibe geçtiği, iş bu faturanın açıklama kısmına “Çocuk Ayakkabısı”, miktar kısmına “52 Adet” diye yazıldığı,
birim fiyatının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının
olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, fatura üzerinde “Reddedildi”
ibaresinin olduğu, iş bu faturanın tarafların yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, takibe konu davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 1 adet satış faturasının taraflarca karşılıklı
olarak 2024 yılında BS-BA Formu ile beyan edilmediği, davacı tarafın 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davalı taraf adına herhangi bir cari hesap
hareketinin, kaydının veya borç-alacak bakiye durumunun olmadığı, sadece davalı tarafa yaptığı
30.09.2024 tarihli ve 75.299,53 TL tutarlı ödemenin şüpheli ticari alacaklar hesabında kayıtlı
Olduğu, davalı tarafın 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davalı taraf adına herhangi bir cari hesap
hareketinin, kaydının veya borç-alacak bakiye durumunun olmadığı, netice itibariyle, ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı tarafa herhangi bir
borcunun olmadığı, davalı tarafın takibe konu ettiği alacağı ispat etmesi gerektiği,
01.10.2024 tarihli takip dosyası kapak hesabına göre hesaplanan, davacı tarafın davalı tarafa
ödediği ve davaya konu ettiği 76.620,18 TL tutarı geri talep edebileceği ancak davacı tarafın
istirdat talebi ile ilgili nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi kök raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olarak görünen davalı üzerindedir. Zira davacı esasında borçlu olmadığı halde ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia etmekte olup menfi tespit davasının özel bir görünümü olan istirdat davasında ispat yükü hukuki ilişkide alacaklı olarak görünen taraf üzerindedir. Buna göre tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davalı tarafça davalı aleyhine başlatılan Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takip sayılı dosyasına davacı tarafça borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ödediğini belirttiği 76.620,18 TL'nin istirdatı istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak üzere tayin edilen inceleme gününde her iki taraf da defter ve kayıtlarını ibraz etmiş olup, yapılan bilirkişi incelemesinde 56.782,44-TL'lik 1 adet faturanın e-fatura olduğu, teslim eden ve teslim alan kısımlarının bulunmadığı, fatura üzerinde reddedildi ibaresinin yazılı olduğu, işbu faturanın tarafların yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, her iki tarafça karşılıklı olarak BA-BS formu ile beyan edilmediği, davacı tarafın davalı tarafa yapmış olduğu ödemenin ticari defter ve kayıtlarında şüpheli ticari alacaklar hesabında kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda davacı taraf faturaya konu ürünleri teslim almadığını, davalı taraf ise ürünleri teslim ettiğini iddia etmekte olup, işbu davada ispat yükü davalı tarafta olduğundan ve cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından davalı tarafa icra takibine dayanak faturaya konu ürünlerin davacıya teslim edilip edilmediği hususunda yemin delili hatırlatılmış olup, davalı tarafça süresi içerisinde yemin metni sunulmuştur.
Davacı şirket temsilcisine yemin metni usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, 24/02/2026 tarihli celsede davacı şirket yetkilisi hazır bulunarak faturaya konu ürünleri teslim almadığına ilişkin yemin eda etmiştir.
Bu halde ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafça icra takibine konu faturaya konu ürünlerin davacı tarafa teslim edildiği ispat edilememiş olup, davacı tarafça aleyhine başlatılan icra takibi nedeni ile 76.620,18-TL ödeme yaptığı ve icra tehdidi altında ödediği anlaşılan bu bedelin davalıdan istirdatını talep edebileceği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim .... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/19, K. 2026/169, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama