KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/372 Esas
- Karar no
- 2025/432
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili
- Dava tarihi
- 05/05/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 02.06.2025
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçeside. Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .......
E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile 14.01.2025 tarihinde 03.06.2022 tarihli ve ...... nolu, 04.06.2022 tarihli ve ...... nolu, 06.06.2022 tarihli ve ...... nolu, 08.06.2022 tarihli ve ..... nolu, 09.06.2022 tarihli ve ...... nolu, 11.06.2022 tarihli ve ...... nolu, 17.06.2022 tarihli ve ...... nolu, 18.06.2022 Tarihli ve ..... molu, 04.08.2022 tarihli ve ...... nolu, 14.06.2022 tarihli ve ...... nolu fatura alacağına ve cari hesap ekstresine dayanarak icra takibi başlatıldığını, Davalı borçlu 05.02.2025 tarihinde borcun tamamına, faizine, tüm fer ’ilerine itiraz ettiğini, ,
aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itiraza karşı 16.08.2024 tarihinde dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, Davalı/borçlu ile yapılan müzakereler sonucunda anlaşmaya varılamadığını, Davalı taraf, tanzim edilen faturalar, banka hesap hareketleri ve ticari defter kayıtlarıyla da sabit olan, bakiye kalan borçların tahsiline ilişkin açılan icra takibine alacağımızı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz ettiğini, davalının borçlu bulunduğu sabit olduğundan davalı tarafından haksız,
hukuka aykırı ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın talep edilen miktar yönüyle iptalini ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce 08/05/2025 tarihli müzekkere ile davalının tacir araştırmasının yapılması için Yenibosna Vergi Dairesi, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
HMK'nın 2. maddesine göre;
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, uyuşmazlık konusunun TTK'nın 4. maddesi kapsamında sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, yapılan araştırma neticesinde taraflardan hepsinin tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava türüne girdiği de söylenemeyecektir. Dolayısıyla HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ...... · ¸E-imza Hakim ..... · ¸E-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/372, K. 2025/432, 16 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama