KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/729 Esas
- Karar no
- 2025/692
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/08/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/09/2025
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından .... plakalı aracın 860.000,00-TL bedel karşılığında davalıdan satın alındığını, müvekkiline aracın motor ve şanzımanında herhangi bir kusur olmadığı bilgisi verildiğini ancak İstanbul'dan Kırşehir'e gitmek üzere yola çıktığında aracın motor arızası verdiğini, aracı satış sorumlusu ...'nin yönlendirdiği tamirciye götürdüğünü ve yapılan kontrolde herhangi bir sorunun olmadığının kendisine bildirildiğini ancak Kırşehir'e gidene kadar aracın 2 kez daha motor arızası verdiğini, Kırşehir'de yapılan kontrollerde aracın su eksilttiğini,
motorunda daha önce ciddi tamir girişimlerinin yapıldığının tespit edildiğini, durumun satış sorumlusu ...'ye bildirilmesi neticesinde, ...'nin aracı 650.000,00-TL'ye geri alabileceğini müvekkiline bildirdiğini, ertesi gün ise teklifi 550.000,00-TL'ye indirdiğini, müvekkilinin aracı aldıktan sonra yaklaşık 1.500 km yol yaptığını, araçtaki kusurun tespiti için Kırşehir ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, bilirkişi tarafından yapılan tespitte araçta 252.000,00-TL zararın olduğunun bildirildiğini, alacağın tahsili için Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu sebeplerle itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulmuş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davalı ....'un İTO kaydının bulunmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu ve tacir olmadığı görülmüştür. Davalının tacir olmadığı göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/729, K. 2025/692, 5 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama