KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/88 Esas
- Karar no
- 2025/957 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 27/01/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24.12.2025
Karar Metni
1.672 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27/01/2025 Tarih, ... Esas - ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
17.03.2024 günü saat 21.21 sıralarında ... gişeler istikametinden ... istikametinde meydana gelen trafik kazasında, sürücüsü ...'nun sevk ve iradesindeki .... plakalı aracın, müvekkilinin sahibi olduğu ve kendi sevk ve idaresinde bulunan ... çarparak müvekkilinin hem yaralanmasına ve hem de motorunun zarar görmesine sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında ambulansla hastaneye kaldırılan müvekkilinin yokluğunda, kazanın oluşunu tamamen çarpıtılarak haksız yere müvekkiline kusur atfedildiğini,
olay yeri fotoğraflarından görüleceği üzere müvekkilinin söz konusu kaza anında emniyet şeridinde iken .. plakalı araç sürücüsü müvekkilinin üzerine doğru gelerek kazaya sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza neticesinde, lomber vertebra fraktürü ve sol ayağında tarsal kemiklerinde meydana geldiğini, ayrıca kazaya bağlı skarlar mevcut olup kalıcı maluliyetinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin uzun süreler boyunca açamadığını, yaşadığı kaza nedeni ile sakatlık zararlarını ve tedavi masraflarının yanı sıra ciddi anlamda da kazanç kaybına da uğradığını, trafik kazası sonucu ortaya çıkan sürekli iş göremezlik zararı, kazanç kaybı,
geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ve atfedilen kusur ve teminat limitleri dahilinde sigorta şirketi ve diğer davalılarca müşterek ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, kaza sebebiyle müvekkilinin tedavi giderleri de mevcut olduğu gibi çalışamadığı döneme ilişkin de kazanç kayıplarının mevcut olduğunu, müvekkilinin, 31 yaşında iken daha genç yaşta söz konusu kaza nedeni ile vücudunda kalıcı hasar oluştuğu gibi ruhunda da tarifi imkansız zararlar meydana geldiğini,
kaza nedeni ile müvekkilinin lomber vertebra fraktürü (L2 seviyesi) ve sol ayağında tarsal kemiklerinde kırık ile kazaya bağlı skarlar mevcut olduğundan müvekkilinin hayatı boyunca kalıcı izler kalacağını, bu genç yaşında hiç bir kusuru olmadığı halde dava konusu kaza nedeni ile hayatı boyunca tarifi imkansız acılara maruz kalacağını, müvekkilinin kendisine karşı işlenen haksız fiil sebebi ile manevi olarak derin bir ızdırap ve elem yaşadığını, kalıcı sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar ile davacının genç oluşu ve davalı araç sürücüsünün de kusur durumu da gözetilerek,
manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini, olaylar sebebiyle takdir edilen rakamın müvekkilinin ızdırap ve elemini bir nebze de olsa dindirebilecek makul bir rakam olmasının gerektiğini, neticede fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL sürekli iş göremezlik tazminatı.
250 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 150 TL bakıcı gideri, 100 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafları olmak üzere toplamda şimdilik 1000 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara yüklenmesine;
şimdilik müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen 250 TL araç hasarı ve 250 TL değer kaybı olmak üzere toplamda şimdilik 500 TL maddi tazminatı tazminatının işleten-sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara yüklenmesine; ayrıca 500.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı sürücü-işletene yüklenmesine;
işleten- sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde.
Davacının, davaya konu trafik kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, davanın tümüyle reddinin gerektiğini, dava konusu kazanın meydana geliş şeklinin dava dilekçesinde anlatılan ile bir ilgisinin bulunmadığını, meydana gelen kazaya davacı kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, kaza, dava dilekçesinde belirtilenin aksine 21:21 sıralarında değil, 17:20 civarında meydana geldiğini, bu hususun kaza tespit tutanağı ve alkol testi ile sabit olduğunu, dava dilekçesinde, müvekkilinin sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın,
davacının sevk ve idaresinde olan ... plakalı motosiklete çarptığı iddiasının doğru olmadığını, gerçekte, davacının kullandığı motosikletin, şeridinde durmakta olan müvekkilinin aracına sağ arka kısımdan ve son derece süratli bir şekilde çarptığını, davacının, son derece süratli olduğu kazanın oluş şeklinden ve çarpmanın ardından durabildiği mesafeden anlaşıldığını, müvekkilinin, en sağ şeritten hız sınırları içerisinde nizami şekilde seyretmekte iken önündeki hafriyat kamyonunun ani fren yaptığını, kaza fotoğraflarında, hafriyat kamyonunun ani fren yaptığı teker izlerinden de açıkça anlaşıldığını,
Hafriyat kamyonunun ani fren yapmasının sebebinin, emniyet şeridinde duran bir otomobile, yine emniyet şeridinden gelen bir başka motosikletin çarpması ve motosikletin hafriyat kamyonunun önüne fırlaması olduğunu, Hafriyat kamyonunun ani freni üzerine, müvekkilinin takip mesafesinin yeterli olduğundan müvekkilinin yavaşlayarak aracını durdurduğunu, müvekkilinin aracını durdurduktan bir süre sonra,
yani müvekkilinin aracı sağ şeritte durmakta iken, emniyet şeridinden yüksek süratle gelen davacının, motosikleti ile müvekkilin aracına sağ arka kısımdan şiddetli bir biçimde çarptığını ve aracın sağ tarafına boylu boyunca çarparak devam ettiğini, davacının, öndeki kaza sebebiyle emniyet şeridindeki araçları geç fark etmiş ve güvenli şekilde duramayacak kadar süratli olduğundan, muhtemelen araç arasından geçebileceği inancıyla, gidonu sola kırarak müvekkilinin aracına çarptığını, neticede kazanın, yaralamalı bir trafik kazası olduğundan müvekkilinin, polis ekiplerince doğrudan kaza yerinden alınarak karakola götürüldüğünü,
müvekkilinin işlemleri gece yarısına dek sürdüğünü, dolayısıyla müvekkilinin, tutanağın tutulması esnasında kaza yerinde olmadığını, kaza tutanağının tutulmasında müvekkilinin bir yorumu dahi olmadığını, Polis memurlarınca kaza yerindeki incelemeler ve görgü tanıklarının beyanına göre kaza tespit tutanağının düzenlendiğini, kaza sebebiyle başlatılan soruşturmanın, müvekkilinin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmaması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ile sonuçlandığını, davacının çarpması sonucunda müvekkilinin aracının sağ tarafı boylu boyunca hasarlandığını, aracın onarımı dahi bir ay sürdüğünü,
bu onarımının, kazadaki kusurlu taraf davacı olduğundan davacının sigortacısı karşıladığını, kazanın davacı kusuruyla meydana geldiğinin davacı sigortacısının ekspertizi ile de kabul gördüğünü ve müvekkilinin hasar onarımının davacının sigortacısı tarafından karşılandığını, davacı sigortacısının yaptığı değer kaybı ödemesi yeterli görülmediğinden bakiye değer kaybı alacağı için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, 2024.E... başvuru numarası ile görülen tahkim dosyasında alınan bilirkişi raporunda da müvekkilinin kusur oranının %0, davacının kusur oranı ise %100 olarak değerlendirildiğini,
neticede haksız ve dayanaksız davanın tümüyle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Trafik bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda. "Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK.’ nun 84/g,j. Md. yoluyla 46/, 47/c,d, 52/b, 56/a, 67/a,c. Md. ile. KT. Yönet. 94, 137/A. Md. Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme, Araç Manevraları ) kurallarına karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen .... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...’ ın “100 Oranında Asli ve Tam Kusurlu” olacağı.
2- Trafik Kaza tespit tutanağında herhangi bir kural ihlali bilgisi belirtilmeyen. Kendi yönünde, 3 şeritli yolda, sağ şeritte ve kendi şeridinde seyretmekte iken, aniden ve kontrolsüzce sağ tarafındaki komşu emniyet şeridinden gelerek kendi şeridine girme manevrası yapan motosikletin çarpmasına maruz kalan ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ....’ nun kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı.
3- Kaza tarihinde .... plakalı otomobilin KZMS ( trafik) sigortası olan davalı .... Sigorta A.Ş. Nin ise ( KTK’ nun 91. Md. sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...’ nun kusur oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olacağı. Ancak yukarıda açıklanan şekilde kazada adı geçen sürücünün kusuru bulunmayacağının tespit edildiği. Buna göre aynı aracın sigortası olan davalı .... Sigorta A.Ş. nin de sorumluluğu bulunmayacağı" sonuç ve kanaati ile bilirkişi raporu sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Mahkememizce gerçekleştirilen yargılama kapsamında; ikame olunan davanın, çift taraflı trafik kazası nedeniyle araç sürücüsü ve ZMSS sigortacısından tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü, meydana gelen kazada karşı taraf araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve bundan ötürü zararının doğduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
İddia ve savunmalar dikkate alınarak mahkememizce meydana gelen kaza nedeniyle tarafların kusur oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde meydana gelen kazada davacının asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar alınan rapora davacı tarafça itiraz edilmiş ise de alınan raporun denetime elverişli olduğu, söz konusu rapor ile soruşturma dosyasında ve tahkim yargılamasında alınan raporların uyumlu olduğu anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiştir.
Gelinen aşamada tazminatın şartlarından biri olan kusurlu hareketin davalı sürücü tarafından gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığı gibi alınan raporlar neticesinde kazanın meydana gelmesinde davacının asli ve tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, yargılama neticesinde alınan rapor ile davacının iddiasının aksinin ispatlandığı,
diğer bir deyişle alınan raporun davalıların savunmalarını destekler nitelikte olduğu anlaşılmış, "aksi bürhân ile isbât olan, ıyânen sabit olunmuş gibidir" (aksi delillerle ispat olan, gözle görülmüş gibi ispat olunmuştur-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kuralı gereği ispat yükü davacı üzerinde olmasına rağmen toplanan deliller neticesinde davacının iddiasının aksinin sübut bulduğu, tazminatın şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalı Hakim ... · ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/88, K. 2025/957, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama