KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2018
- Esas no
- 2014/1044
- Karar no
- 2018/439
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - TC Kimlik No: ... , Siteler Mahallesi Bilim Caddesi, Altınkapı sitesi 618 parsel C blok D:10 Mudanya/BURSA
- Vekilleri
- Av. ... - Av. ...
- Konak Mah. Yıldırım Cad. Karadut Sk. No
- 1 D:21 Nilüfer/ BURSA
- Davalı
- .......... ...... OTO.TİCARET VE SAN. A. Ş. ...
- Vekili
- Av. ...
- Uluyol Cad. Sezen Sok. No
- 9 K:1-2-3-4 Osmangazi Bursa
- Dava
- Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi ve Tasfiyesi
- Dava tarihi
- 03/12/2012
Karar Metni
1.308 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı şirketin %40 oranında hissedarı olduğunu, şirket kurulduktan sonraki 13 yıl boyunca davacı tarafından yönetildiğini, yönettiği dönemde birçok menkul ve gayrimenkulün şirkete kazandırıldığını, ancak şirketin son dönemde kuruluş amaçlarını kaybettiğini, gittikçe kötü bir durum ortaya çıktığını, şirketin kötü yönetimi nedeniyle her geçen gün mal varlıklarını kaybettiğini, davacının şirket yönetiminden ayrıldıktan sonra şirkete hiçbir mal varlığı kazandırılmadığını, aksine şirketin aktifinden mal kaybettiğini,
davacı ile şirketin diğer ortakları arasında son 7 yıldan bu yana karşılıklı davalar ikame edildiğini, mevcut durum itibariyle şirketin diğer ortaklarının oy çokluğunu elinde bulundurması nedeniyle davacıyı dışladıklarını, şirketin toplantılarına alınmadığını ve katılmasının engellendiğini, davacının bu haliyle şirket hissedarlığını devam ettirmesinin hem kendisi hem de şirket açısından hiçbir yararının bulunmadığını, bu nedenlerle davacının hissedarı bulunduğu .......... ...... otomotiv Tic.
Ve San. A.Ş.nin feshi ve tasfiyesine karar verilmesini veya şirketin karar tarihine en yakın tarihteki şirket mal varlığının tespiti ile davacının hisse değerinin tespiti yapılarak ortaklık payı ödenerek şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, davanın reddini savunmakta, davacının iddialarının asılsız olduğunu, 1986 - 1999 yılları arasındaki ... sektöründeki gelişmeler ile 2000'li yıllardan sonraki gelişmeler arasında farklılıklar bulunduğunu, 2000'li yıllarda Bursa'da bulunan sektörünün öncü firmalarından ... ve ...
A.Ş.nin bile yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle iflas ettiklerini, ancak davalı şirket hakkında böyle bir durumun olmadığını, davalı şirketin davacının tüm menfi çalışmalarına ve engellemelerine rağmen başarı ile ticari hayatına devam ettiğini, şirketin malvarlığının çarçur edildiği iddiasının asılsız olduğunu, davacının tek amacının hukuka aykırı gerçek dışı iddialarla davalı şirketin ticari hayatına son verilmesi olduğunu, şirketteki geçimsizliğin davacıdan kaynaklandığını, davacı dışındaki tüm kardeşlerin beraber olması ve çalışma hayatına devam etmelerinin davacının haksız olduğunun en büyük delili olduğunu,
bu nedenlerle şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin şartların oluşmadığını ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava anonim şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi, bu mümkün olmazsa ortaklıktan çıkmaya ilişkin terditli davadır. T.T.K.'nın 531'inci maddesi haklı sebeple fesih halini düzenlemektedir. Aynı maddede fesih şartlarının oluştuğunun belirlenmesi halinde şirketin devamlılığını sağlamak için davacı ortağın çıkma payı ödenerek şirketten çıkarılabileceği düzenlenmiştir.
Davacı ...'nın şirketteki hissesi %40 nispetindedir. Haklı sebeple fesih davası açma hakkına sahiptir. Şirket 10.000.TL sermaye ile kurulmuş, davacı bu sermaye payını ödemiştir. Ancak daha sonra şirket sermayesi 40.000.TL'ye yükseltilmiş, davacı artırım sırasında taahhüt ettiği sermayenin 2.000.TL'lik kısmını ödemiş, bakiye 14.000.TL'yi bu güne kadar ödememiştir.
Şirketin feshi için gerekli şartların oluşup oluşmadığını belirlemek açısından bilirkişi incelemesi yapılması uygun görülmüştür. 10/07/2015 havale tarihli heyet raporunda şirketin mali durumu hakkında bilgi verilmiştir. Buna göre şirket halen ticari faaliyetini sürdüren, kârlılığı olan aktif bir şirkettir. Bu haliyle şirketin fesih ve tasfiyesi ekonomik anlamda yersiz ve gereksizdir.
Hem dava dilekçesi hem de cevap dilekçesi içeriğinden anlaşılacağı üzere şirket ortakları arasında ciddi bir geçimsizlik söz konusudur. Ortak mallar hakkında izale-i şuyu davaları açılmış, kardeş olan ortakların şirket dışındaki başka malların idaresi konusunda da fikir birliği içinde olmadıkları ortaya çıkmıştır. Aile şirketlerinde en önemli unsur bağlılık ve dayanışmadır. Bu erdemlerin zayıfladığı ortaklıklar her geçen gün kötüye gitmeye mahkumdur.
Somut olayda da kardeş olan ortaklar arasında ayrılık ve gruplaşma baş gösterdiği belirlenmiştir. Davacını şirketteki payı nazara alındığında şirket her geçen gün yönetilemez hale gelecektir. O halde en makul çözüm ortaklık payı ödenerek davacının ortaklıktan çıkarılmasıdır. Kalı ki dava devam ederken davacı ortak ... vefat etmiş, mirasçıları davaya devam etmiştir.
Hem mirasçıların davaya devam iradesi göstererek ortak kalmayı istememeleri hem de şirketin bu yönde bir isteği olmaması nazara alındığında çıkma kararı daha uygun olacaktır.
Ortaklıktan çıkarma söz konusu olduğunda T.T.K. 531. maddesi çerçevesinde davacının ortaklık pay değerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin belirlenmesi gerekir. Bu amaçla birden fazla rapor alınmıştır. İlk raporda davacının sermaye borcu tenzil edilerek yapılan hesaba göre ayrılma akçesi 1.843.266,80.TL'dir. Bu rapora itiraz üzerine alınan 26/02/2016 tarihli ek raporda ise 1.025.513.TL hesaplanmıştır. Karar gününe yakın olması açısından son bilanço tarihine göre 30/05/2016 günlü ikinci ek rapor alınmış, bu raporda da 1.022.639,42.TL belirlenmiştir.
Ayrılma akçesi belirlenirken hesaba katılan taşınmazlardan bir kısmı hakkında ortaklığın giderilmesi davaları sürmektedir. Bu dosyalardan alınan kıymet takdirleri ile alınan raporlarda hesaba katılan değerler arasında fark vardır. Bu sebeple heyete bir inşaat mühendisi bilirkişi de eklenerek taşınmaz değerlerinin güncel halini de içeren üçüncü ek rapor alınmıştır. Bu rapora göre ayrılma payı 1.677.402,40.TL olmalıdır. Keza bilanço yılı dolmuş olması sebebiyle alınan dördüncü ek raporda bu değer 1.649.844,91.TL olarak belirlenmiştir.
Bu süreçte şirket mal varlığına dahil olan bir taşınmaz ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satılmıştır. Satış bedeli 350.000.TL'dir. Halbuki taşınmaz şirket aktifinde 775.902.TL olarak nazara alınmıştır. Bu durum payın gerçek değeri ilkesine uygun değildir. Bu husus yeni bir rapor almayı gerektirmez. Re'sen hesap yapılarak sonuca gidilmesi uygun bulunmuştur. Taşınmazın fiili satışla ortaya çıkan gerçek değeri ile rapora esas alınan değeri arasındaki fark 422.151,25.TL'dir. Bu bedel bilirkişilerce belirlenen 4.124.612,28. TL'lik şirketin toplam değerinden tenzil edilmiş, böylece toplam değer 3.702.461,03.TL bulunmuştur. Bu değerin davacı payına isabet eden %40'lık kısmı 1.480.984,40.TL'dir. Ayrılma akçesi bu şekilde kabul ve takdir edilmiştir.
Davacı ...'nın vefatı ile şirket payları mirasçılarına geçeceğinden ayrılma akçesi de miras payları oranında kendilerine ödenmelidir.
Dava sürerken ortaklığın giderilmesi davasından elde edilen gelirden şirkete düşen pay üzerine ihtiyati tedbir konulmuştur. Ancak çıkma kararı verilmesi ve davanın esastan sonuçlanması ile tedbirin önemi ortadan kalkmıştır. Üstelik gerekçeli kararın yazımı tamamlanmadan önce her iki taraf vekili ortak dilekçe vererek tedbirin kaldırılmasını talep etmişlerdir. Taraf talepleri de gözetilerek ihtiyati tedbirin kaldırılması uygun bulunmuştur. Bilindiği gibi ihtiyati tedbirlere ilişkin kararlar her aşamada değerlendirilebilir. Gerekçeli kararın yazımından önce vaki olan taleplerin gerekçeli kararda değerlendirilmesi mümkündür. Ek karar yazılması ancak bürokrasiyi artırır.
Dava tasfiye davası olmakla maktu harca tabidir. Ancak davalı tarafın çıkma talebi de vardır. Bu talep nispi harca tabidir. Nitekim davacı taraf ıslah sırasında harcı tamamlamıştır. Bu sebeple harç ve avukatlık ücretleri bu değer üzerinden hesaplanmıştır. Çıkma payından reddedilen kısım üzerinden davalı vekiline de ücret takdir edilmiştir. Buna mukabil davanın esasında yani tasfiye yahut çıkma talebinde davacı taraf tam olarak haklı bulunmuştur. Teknik olarak dava kısmen kabul edilmiş değildir. Takdiri bir sebepten dolayı çıkma payının bilirkişi raporundan daha az hesaplanması davacı yönünden haksız sebep sayılmamalıdır. Bu gerekçe ile muhakeme masrafı paylaştırılmamıştır.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1044, K. 2018/439, 4 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama