KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Ana Davada
- Esas No
- 2014/1564
- Karar No
- 2019/406
- Karar tarihi
- 27 Mart 2019
- Esas no
- 2014
- Karar no
- 2019
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
Karar Metni
1.633 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ..
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/11/2014
BİRLEŞTİRİLEN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... ESAS SAYILI DAVADA
DAVACI : ... -
... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/11/2014
KARAR TARİHİ : 27/03/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
ANA DAVADA DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde dava dışı TOKİ tarafından ihale edilen ve davalı şirket tarafından yüklenilen “Bursa-İnegöl Akhisar Mah. 1244 Konut, Lise ve Aile Sağlık Merkezi” inşaa işlerinin alt yapıya ilişkin önemli bir kısmının 19.08.2013 tarihli sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından yapıldığını, işin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, dava dışı idarenin yapılan işlerin geçici kabulünü de yaptığını, bu suretle davacının davalı ile mutabakata varılmış 224.277,30.TL alacağı oluştuğunu,
bundan %2’lik teminat kesintisi dikkate alınarak 168.082,57.TL’lik kısmının Bursa 3. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla ilamsız takibe konu edildiğini, davalı tarafın haksız biçimde takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ANA DAVADA DAVALININ CEVABI
Davalı vekili davanın reddini istemiş, taraflar arasındaki alt yüklenicilik sözleşmesini doğrulamakla birlikte davacının yaptığı alt yapı imalatlarının kabulünü sağlaması gerektiğini, imalatın henüz idareye, kontrollük teşkilatına, davalı yükleniciye kabul işlemlerinin tamamlanmadığını, yerel yönetime bildirim ve geçici kabul işleminin de yapılmadığını, davalıya kabul evrakları sunulmadan işin tamamlanmış sayılamayacağını, işin tam ve eksiksiz yapılmaması sebebiyle bu kabul işlemlerinin de bitirilemediğini, davacının sorumluluğunun TOKİ tarafından yapılacak kesin kabule kadar süreceğini, davacının eksik ve ayıplı imalatı giderme taahhüdünü de yerine getirmediğini ileri sürmüştür.
BİRLEŞEN DAVADA DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde dava dışı TOKİ tarafından ihale edilen İnegöl ilçesi Akhisar Mahallesi’nde bulunan 1244 adet konut, lise ve aile sağlık merkezlerinin, altyapı ve çevre düzenleme inşaatının davacı tarafından yapıldığını, bu konuda taraflar arasında 19.08.2013 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacının üstlendiği “kanalizasyon, içme suyu, yağmur suyu, tüm yeşil alan ve yolların yapımı, peyzaj işleri, drenajlar, bina çevresinin altyapı ve dolgu işleri ile 03.12.2013 tarihli ek sözleşme kapsamındaki kilitli parke taşlar, bordür ve su olukları işlerinin” davacı şirket tarafından yapıldığını,
yapılan işlerin TOKİ tarafından geçici kabule uygun görüldüğünü, buna rağmen davalı tarafın sözleşmede vadettiği ödemeleri yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.TL’nin temerrüt tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVALININ CEVABI
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, dava konusunun eser sözleşmesi olduğunu, davacının hatalı olarak ticari satımdan kaynaklanan alacak talep ettiğini, bu taleplerin Mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile süren davada da ileri sürüldüğünü, derdestlik sebebiyle davanın reddi gerektiğini, aksi halde her iki davanın birleştirilmesini istediklerini beyan etmiştir. Davalı taraf esasa ilişkin savunmasında eser sözleşmesinin varlığını ikrar etmiş ancak işin geciktirildiğini, eksik ve ayıplı imalat yapıldığını, işlerin idareye ve kontrollük teşkilatına kabul işlemlerinin tamamlanmadığını, TOKİ tarafından tutulan eksik ve ayıplı imalatın bir tutanakla belirlendiğini, eksik işler için 105 gün ek süre verilmesine rağmen tamamlanmayan işler bulunduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Derdest davalar ticari nitelikteki eser sözleşmesi sebebiyle yüklenici tarafından açılan itirazın iptali ve alacak davalarıdır. Ana dava faturası kesilen imalat kalemlerine ilişkin olup itirazın iptali biçiminde açılmıştır. Birleşen dava ise imalatların ikmal edilmesine rağmen bedellerinin kısmen tahsil edilemediği iddiasına dayalı kısmi alacak davasıdır. Her iki davanın konusu ve tarafları aynı olduğundan delillerin birlikte toplanması ve değerlendirilmesi uygun olacaktır. Bu sebeple her iki dava birleştirilmiştir.
Davalar bir eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt yüklenici, davalı ise yüklenici durumundadır. Bu sebeple davalı taraf, işin asıl iş sahibine kabul ettirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf işi sözleşmeye uygun biçimde tam ve eksiksiz olarak yapıp teslim ettiğini ispat etmelidir. Zira davalı taraf da bir eser sözleşmesinin varlığını kabul etmiş, açıkça beyan etmese de işin eksik yapıldığını ileri sürerek kısmi ifayı doğrulamıştır.
Ana dava faturası kesilen imalata kalemlerine ilişkindir. Sürecin işleyişi nazara alınırsa iş bedelinin ödenmesi için bütün imalat ve kabul süreçlerinin tamamlanması gerekmez. İmalat tamamlandıkça ve aşama aşama hak ediş esasına göre fatura kesilmekte, buna göre ödeme yapılmaktadır. Sözleşmenin içeriği ve tarafların fiili uygulaması da bu yöndedir.
Öncelikle itirazın iptali davası yönünden değerlendirme ve açıklama yapmakta yarar vardır. Davanın ispatı sadedinde keşif ve bilirkişi incelemesi deliline dayanıldığı dikkate alınarak mahallinde keşif yapılmak ve taraf defterleri incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi heyeti 12.01.2018 tarihli raporunda taraflar arasındaki 02.12.2013 tarihli sözleşme ile davacının üstlendiği edimler açıklanmıştır.
Dava dışı idareye bağlı kontrollük şirketinin eksikleri tespit ederek 13.06.2014 tarihinde kısmi geçici kabul yaptığı, daha sonra da eksiklerin giderilmesini müteakip 24.06.2014 tarihinde kısmi geçici kabul yaptığı, kısmi kabulün idare tarafından onaylandığı açıklanmıştır. Buna göre imalatın tamamlandığı kabul edilmiştir. Mahallinde yapılan tespit ve gözlemler de buna uygundur. Alt yapı işleri tamamlanmış ve kullanılmaya başlanmıştır.
Rapora göre davacının imal ve inşaa ettiği işlerin toplam bedeli 2.636.338,90.TL’dir. Mali müşavir bilirkişi de taraf defterlerini incelemiş, yıllar itibariyle kesilen faturaları ve yapılan ödemeleri birer tablo halinde göstermiştir. Her iki tarafın defteri cüzi bir fark dışında aynı miktarda alacak/borç bakiyesi vermektedir. Davacı kendi defterine göre 224.277,30.TL alacaklı görünmekte, davalı da kendi defterine göre 224.297,47.TL borçlu görünmektedir.
Yani davalı kendi defterine göre dahi borçludur. Üstelik borcu davacının takibe koyduğu miktarın da oldukça üzerindedir. Davacının kestiği faturalar dikkate alınırsa yapılan işin toplam bedeli ise KDV hariç 2.636.338,90.TL’dir.
Ana dava olan itirazın iptali davası yönünden dava yeterince ispat edilmiştir. Davalı taraf davacının kestiği faturaları kabul ederek defterine işlemiş, büyük kısmına da ödeme yapmıştır. Süresinde faturaya itiraz edilmediğine göre tacir olan davalı artık işin bu kısmının yapılmadığını iddia edemez. Yapıldığını kabul ettiği ve kendi defterine mutabık olan kısmı ödemelidir.
İtirazın iptali davası kabul edilmiş olmakla birlikte davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Zira aşağıda açıklayacağımız üzere eser sözleşmesi kapsamında kalan işin ne kadarının eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiği, özellikle taraflar arasındaki ek sözleşme sebebiyle ödenecek miktarın ne olduğu yargılamayı gerektirir. Yani bakiye alacak yargılamayı gerektirdiğinden bu bakiye içinde kalan kısmî alacak yönünden de aynı değerlendirme yapılmalıdır.
Müzakereler sırasında davalının defterinde kayıtlı alacak miktarının altında kalan kısım yönünden itirazının alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olabileceği ve icra inkar tazminatına sebep olacağı tartışılmış ise de son tahlilde bakiye alacağın tamamının yargılama gerektirmesi sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddi uygun bulunmuştur.
Dikkat edilirse davacı taraf dahi birleşen davayı açarken kısmi dava biçiminde açmış, talebini bilirkişi raporuna göre ıslah etmiştir. Bir anlamda davacı taraf dahi bakiye alacağın yargılama gerektirdiğini zımnen kabul etmiştir.
Birleşen dava yönünden karar verebilmek için ilave delil toplanması gerekir. Zira bu kısım yönünden davacının imalatları ana raporda eksik belirlenmiştir. Nitekim 31.08.2018 tarihli ek raporda birleşen dava da dikkate alınırsa davacının yaptığı imalat toplamının KDV hariç 5.140.971,60.TL’dir. Davalının yaptığı ödemelerin toplamı ise sadece 2.585.459,27.TL tutarındadır. Davacı kalan işin tamamını faturalandırmamıştır. Bu rapordan sonra davacı taraf talebini ıslah etmiş ve birleşen dava için toplamda 3.295.812,24.TL talep etmiştir.
Davalı taraf rapora itirazlarında geçici kabullerin kendisi tarafından yapıldığını ve davacının eksik bıraktığı imalatın kendileri tarafından tamamlandığını ileri sürmüştür. Ancak ne kadarlık işin eksik kaldığı, eksik işin kime, nasıl ve ne fiyatla tamamlatıldığı belirsizdir. Somut gerekçeler içermeyen itiraz üzerine yeni rapor alınması uygun değildir. Geçici kabulü kim yaptırmış olursa olsun sonuç değişmez.
Davacının üstlendiği alt yapı işleri de dahil olmak üzere inşaat ve imalat sürecinin bittiği, geçici kabul aşamasının tamamlandığı ve hatta yapıların kullanılmaya başlandığı dikkate alınırsa davacı tarafın işi tamamladığına dair iddiasını ispat etmiş sayılması gerekir. Eksik ve ayıplı imalat iddiasını ispat edecek olan taraf ise davalı taraftır. Soyut biçimde eksik imalat savunması kabule şayan olmaz.
Açık biçimde ve kalem kalem eksikler gösterilmeli, hangi eksik yüzünden ne kadar ücret ödenerek tamamlama yapıldığı ispat edilmelidir. TOKİ’den eskik ve ayıplı imalata ilişkin kayıtlar istenmişse de yukarıda belirttiğimiz üzere tüm eksikler tamamlanmış olduğundan başkaca rapor alınmasına lüzum bulunmamıştır.
Sonuç itibariyle yapılan değerlendirmede, davacı taraf bilirkişi raporuna göre talebini ıslah etmişse de birleşen davanın kısmen kabulü gerekir. Zira ıslah edilen bedele ... esas sayılı dava dosyasıyla istenen miktar da dahildir. Her iki dava birden tam kabul edilirse davacı lehine mükerrer tahsilata neden olunacaktır.
Davacının yaptığı imalatlar toplamı 5.881.271,51.TL’dir. Davalının yaptığı ödeme toplamı ise 2.585.459,27.TL’ye ulaşmıştır. Bu durumda davacının bakiye alacağı 3.295.812,24.TL olur. Bunun 168.082,57.TL’si mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile istenmiş ve mahkememizce kabul edilmiştir. O halde davacı taraf birleşen davada en fazla 3.127.729,67.TL talep edebilir. Daha önce temerrüt söz konusu olmadığından bu alacağa dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmelidir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1564, K. 2019/406, 27 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama