KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2016/139
- Karar No
- 2018/1051
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2018
- Esas no
- 2016/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- Ticari Şirketin Feshi
- Dava tarihi
- 03/02/2016
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava haklı sebeple şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkindir. Davalı şirket bir aile şirketi olarak kurulmuştur. Şirketin ortakları arasında yakın akrabalık mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Davacının iddiasına göre kuruluş günüdeki mevzuat gereğince beş kişi olması gereken ortak sayısı tamamlansın diye şirkete ortak edilmiştir.
Anonim şirketlerde çıkma davası açma hakkı bulunmadığından her ortak şartları tahakkuk ederse şirketin haklı sebeplerle feshini isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığını ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Anonim şirketler daha çok sermaye ağırlıklı şirketler olduklarından ortaklar arası sosyal münasebetler ikinci planda kalabilir. Buna karşılık aile şirketlerinde durum farklıdır.
Aile bireyleri arasındaki duygusal bağlar başlangıçta olumlu etki ederken, süreç içinde ortaya çıkan rekabet, kıskançlık veya sihri hısımlığın sonra ermesi gibi sebeplerle ortaya çıkan duygusal bariyerler şirketin işleyişini olumsuz etkileyebilmektedir. Davacı taraf bu durumları ispat ederek haklı sebebin varlığını ortaya koyabilir. Somut olayda şirketin kuruluş aşamasında mevcut olan akrabalık ilişkileri zaman içinde bozulmuştur.
Şirket ortaklarından biri ile evli olan ve bu sıfatıyla şirkete hissedar edilen davacı diğer ortaklardan biri olan eşinden boşanmıştır. Boşanma olgusunun kişiler arasında ağır ve izalesi zor duygusal bariyerler oluşturduğu malumdur. Ülkemizde boşanma eski eşlerin ölüme kadar sürecek düşmanlıklarına neden olabilecek ölçüde ağır sonuçlar doğurmaktadır. Bu bozulma şirket yönetimini kilitleyecek boyuta ulaşabilir. Tek başına bu durumun varlığı dahi haklı sebep teşkil edebilir.
Fakat boşanmanın bu derece ağır etki ettiğinin de ispatı gerekir. Bu durumda şirketin tasfiyesi kaçınılmaz olacaktır. Davalı şirketin sicil özeti getirtilerek incelenmiş, şirketin 2009 yılında kurulduğu belirlenmiştir. Ancak aradan geçen on yıla yakın sürede şirket hiç bir tescil talebinde bulunmamıştır. Bu durum şirketin olağan yıllık genel kurul toplantılarını dahi yapmadığını gösterir ki, davacının iddiasını doğrulamaktadır.
Şirketin gelir getirici bir faaliyetinin bulunmadığı, genel kurulların toplanmadığı, kuruluş amacına uygun hareket edilmediği belirlenirse bu durum fesih için haklı sebep oluşturacaktır. Nitekim şirket adresinde bulunamamış, tebligat da T. K. 35'inci maddeye göre tamamlanabilmiştir. Bu haller bir arada değerlendirilerek fesih için haklı sebebin varlığı kabul edilmiştir. Ancak şirketlerin devamlılığı esas olduğundan T.T.K.
531'inci maddesi çerçevesinde davacı ortağın şirketten çıkarılması yoluyla makul çözüm uygulanması tercih edilmiştir. Davacı bu aşamada çıkma payı talebinde bulunmadığını beyan etmiştir. Zaten davacı anlatımı doğru kabul edilirse davacının ciddi bir ayrılma akçesi alma imkanı yoktur. Gayrifaal durumdaki şirketin sermayesini kaybetmiş olması kuvvetle muhtemeldir.
Davacının talebi de dikkate alındığında ayrılma akçesinin belirlenmesi için ek delil toplanmasına gerek görülmemiştir. Davacının şirket ortaklığından çıkarılması yoluyla makul çözüm bulunarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/139, K. 2018/1051, 18 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama