KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2016/796
- Karar No
- 2018/890
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2018
- Esas no
- 2016/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 10/06/2016
Karar Metni
1.256 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Mevzuatı kapsamında faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 02/11/2011 tarihli bağlantı anlaşması ve 25/07/2013 tarihli sistem kullanım anlaşması imzalandığını, davalı şirketin davacıya ait iletim sistemini kullandığını ve ... kararları çerçevesinde tarifeye uygun biçimde sistem kullanım ve işletim bedeli ödemek zorunda olduğunu, Nisan 2015 - Kasım 2015 dönemine ait bu hizmetten kaynaklanan 5.999.469,27 TL KDV dahil borcun ödenmediğini, davalı tarafın borç yapılandırması ve taksitle ödeme teklif ettiğini,
bu teklifin genel müdürlük tarafından uygun görüldüğünü ve taraflar arasında 24/03/2015 tarihli bir protokol yapıldığını, davalı tarafın bu protokole de uymadığını, bu konuda davalı tarafa yapılan uyarılar ve yazılan yazıların sonuçsuz kaldığını, davalı tarafından ödeme yapılmaması sebebiyle protokolün feshedildiğini ve bu amaçla alınmış teminat mektubunun paraya çevrildiğini, 1.045.499,22 TL lik bir teminatın sistem kullanım borcuna ve gecikme zammına mahsup edildiğini,
davalının bakiye borcu halen ödenmediğini ileri sürerek Nisan ve Kasım ayları arasındaki döneme isabet eden ( bu aylar dahil) toplam 5.999.469,27 TL nin faturaların son ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek 6183 Sayılı Kanunun 51.maddesinde öngörülen gecikme zammı ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddini savunmakta, davanın ... Bankası'na ihbarını istediklerini zira davalı şirketin kullandığı krediler nedeniyle ...
Bankasının elinde 230.000.000 USD teminat bulunmasına rağmen limit tahsisi yapmaması sebebiyle ödeme güçlüğüne düştüklerini, bankanın yeniden yapılandırma taleplerini kabul etmediğini, şirket ortaklarının kredi borcu nedeniyle kefil durumunda olan davalı şirket hesaplarına ve bu hesaplarda bulunan 43.000.000 TL tutara bloke konulduğunu, bu sebeple doğalgaz borçlarının ödenemediğini ve kredi üretim faaliyetinin durduğunu, keza aynı sebeple davacıya ait borçların da ödenemediğini, davalı şirketin sistem bağlantısının kesildiğini, davacı tarafın aynı alacak için ...
14. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/...
Esas sayılı dosya için dava açtığını, her iki davanın derdestlik oluşturduğunu bu nedenle eldeki davanın usulden reddi gerektiğini, piyasa koşullarının olumsuzluğu yüzünden şirketin faaliyet yapamaz hale geldiğini, yukarıda belirtilen banka tutumununda etkili olduğunu, davacı tarafın alacak talepli yazılarına cevap verdiklerini ve bir yapılandırma yoluna gittiklerini, dava konusu fatura bedellerinin yüksek olduğunu, yargılamayı gerektirdiğini, dava konusu alacağın varlığını kabul etmediklerini, takas defi talepleri olduğunu ileri sürmektedir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava sözleşme sebebiyle alacak davasıdır. Davacı şirket ülke çapında elektrik enerjisi iletim hatlarını işletmektedir. Elektrik üreticisi firmaların dağıtıcı ve kullanıcılara enerji ulaştırmak için davacıya ait iletim hatlarını kullandıkları ve kullanım sebebiyle ... tarifeleri çerçevesinde bir bedel tahsil ettikleri mâlumdur.
Davacı ile davalı arasında bu yönde bir sözleşme bulunduğu, davalı tarafından üretilen elektriğin dağıtıcı ve kullanıcılara iletimi için davacı şirketin nakil hatlarının kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu husus uyuşmazlık dışı olduğuna göre kullanımdan kaynaklanan ücretlerin ne kadar olduğunu ispat külfeti davacı üzerinde, ödemelerin yapıldığını ispat külfeti de davalı üzerindedir.
Zaten davalı taraf bir kısım ücretleri ödemediklerini ikrar etmiş, piyasa koşulları ve banka finansman zorluklarının buna neden olduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf derdestlik ileri sürmüşse de ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/... Esas sayılı dosyada istenen ücret frekans bedellerine ilişkindir. Eldeki dava iletim sistemi kullanım bedeline ilişkin olduğundan aynı sözleşmeden doğsa bile dava konusu talepler farklı olduğundan derdestlikten söz edilemez.
Sözleşmeden kaynaklanan iletim bedelleri dönemsel faturalar halinde tahakkuk etmekte ve sözleşme çerçevesinde ödenmektedir. Esasen davalı taraf faturası tahakkuk eden dönemler için hizmet almadığını ileri sürmüş değildir. Keza bu fatura bedellerinin ödendiği de savunulmamıştır. Bilakis ödenmeyen bedeller için taraflar arasında yapılandırma müzakereleri de yürütülmüştür.
Müzakere sonucunda varılan mutabakat çerçevesinde ödeme yapılması da mümkün olmamış, hatta alınan teminat mektubu da paraya çevrilerek alacağa mahsup edilmiştir. Bu itibarla bir alacağın varlığı tartışmasızdır. Ancak tahakkuk eden faturaların kayıtlara uygunluğunun denetlenmesi için bir rapor alınması uygun bulunmuş, bilirkişi heyeti 28/06/2017 tarihli raporunda vadesinde ödenmeyen iletim sistemi kullanım bedelinin toplam 5.999.469,27.TL olduğunu açıklamıştır.
Raporun içerik kısmında KDV ilavesiyle farklı bir bedel bulunmuşsa da bunun hatalı ve davacı talebinin üzerinde olduğu açıktır. Dava sürerken davalı tarafın sözleşmeden kaynaklanan bir "Geri Ödeme Alacağı" ortaya çıkmış, davalının bu alacağı mevcut borcuna mahsup edilmiştir. 536.592,81.TL tutarındaki bu mahsuba ilişkin ...
Genel Müdürlüğünün 15/12/2017 tarihli yazısının bir örneği dosya arasında mevcuttur.Hem itirazları cevaplamak hem de mahsup işinin teyidini sağlamak için önceki heyetten bir ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 14/03/2018 tarihli ek raporunda davalının alacağının mahsubu sonrasında davacı kurum tarafından 5.640.983,35 TL bakiye borç kaldığının bildirildiği, ancak alacak mahsubunun daha farklı yapılması gerektiği bildirilmiştir.
Buna dair seçenekli iki hesaba yer verilmişse de mahkememizce bu hesaplara itibar edilmemiştir. Üstelik ... Gelir Tahakkukları Müdürlüğünün 25/04/2018 tarihli yazısından, 15/12/2017 tarihli faturadan da teyit edileceği üzere, bu raporda öngörülen mahsup miktarı hatalıdır. Sözleşme gereğince davacı tarafın düzenlediği faturalara itibar edilmesi daha doğru olacaktır. Ek rapor nazara alınmadan mahkememizce değerlendirme yapılmıştır.
Dikkat edilirse dava tarihi itibariyle davacının talep ettiği alacak miktarı mevcuttur ve yeterince ispat edilmiştir. Davadan sonra yapılan ödeme veya mahsuplar davayı haksız kılmaz. Sadece o kısım kadar dava konusuz kalmış olur. Davacı taraf alacağına faiz de istemiş olmakla birlikte faiz miktarı konusunda ayrı bir alacak hesabı yapılıp hüküm altına alınması doğru değildir. Mahkemece, alacağa uygulanacak faizin ve başlangıç tarihinin belirtilmesi yeterlidir.
Burada ortaya çıkabilecek sorun, dava dışı mahsup yoluyla tahsil edilen paranın ne kadarının ana paraya ne kadarının faize mahsup edileceğidir. Konusuz kalan kısmın ödeme tarihine kadar faiz üreteceği, ödeme tarihinden sonra ise bu kısım yönünden faiz işlemeyeceği düşünüldüğünde bu kısım yönünden ödeme tarihinden sonra faiz hesabı yapılmamalıdır.
Nitekim davacı taraf davalının 536.592,81.TL tutarındaki alacağından fatura borçlarına mahsup işlemi yaparken öncelikle en eski faturaların gecikme zamlarını hesaplamış, buna dair 15/12/2017 tarihli faturayı tahakkuk ettirmiş, ödemenin 178.106,89.TL'lik kısmını bu şekilde öncelikle faize mahsup ettikten sonra bakiye 358.485,92.TL'yi de ana para borcundan düşmüştür.
Mahkememizce işlemiş faize hükmedilmeyip sadece faiz oranı ve başlangıcı gösterileceğinden bu şekildeki uygulama daha doğrudur. İnfazda tereddüt yaşanmaması açısından mahkememiz kabulüne göre infazın nasıl yapılacağını açıklamak gerekir. Esasen dava tarihi itibariyle davacı tarafın alacağı 5.999.469,27.TL'dir.
Dava sürerken 536.592,81.TL'lik ödemenin 358.485,92.TL'si anaparaya sayılarak mahsuplaşma yapıldığından borç miktarı 5.640.983,35.TL'ye inmiş, 358.485,92.TL'lik kısım yönünden dava konusuz kalmıştır. Dava tarihi itibariyle haklılık durumu nazara alındığında dava tam kabul gibi değerlendirilmelidir.
Bu itibarla infaz sırasında ana para miktarı olan 5.999.469,27.TL'nin faizi hesaplanırken Nisan 2015 dönemi faturasına ait gecikme zammından 178.106,89.TL'lik kısmının ödendiği bilinerek hesaplama ve tahsilat yapılmalıdır. Böylelikle tahsil edilen paranın nasıl mahsup edileceğine ilişkin tartışmaya da gerek kalmayacaktır. Davacının alacağına işleyecek faiz, her bir faturanın son ödeme tarihinden başlayacaktır.
Bu sebeple aşağıda alacağın hangi kısmına hangi tarihten itibaren faiz işleyeceği de gösterilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/796, K. 2018/890, 20 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama