KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1321
- Karar No
- 2019/1183
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2019
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/10/2017
Karar Metni
1.246 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili beyanlarında;davalı taraf ile 07/04/2016 tarihli sözleşme ile flash kart uygulaması adı altında davacının müşterilerine elektrik enerjisinin indirimli olarak verilmesi konusunda anlaşma yapıldığını,
davalının sözleşme ilişkisi devam ederken davacı tarafa noter aracılığıyla gönderdiği ihtarnamede EPDK'nın uygulamaları nedeniyle sözleşmede kararlaştırılanlar çerçevesinde yeni müşteri alımı gerçekleştirmeyeceklerini belirttiklerini ve Mart 2017'den itibaren davacının gönderdiği flash kart müşterilerine ait elektrik enerjisi sözleşmelerini sisteme almadıklarını ve aboneliklerini gerçekleştirmediklerini ve davacıya karşı sözleşme ile üstlenilen hizmet bedelini ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediklerini bu sebeple davacının yaptığı reklam kampanyaları,
hazırlanan reklam filmleri ve bunların yayınlanması amacıyla yaptığı masraflar ile dava dışı tüketicilere verdiği taahhütlerden dolayı maddi zararlarının bulunduğu yine bu durumun davacının manevi olarak da zarara uğramasına neden olduğunu bu haksız uygulama neticesinde davacının yoksun kalan karının da bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminat, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı vekili beyanlarında ; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını yine indirimli uygulamanın yer aldığı sözleşmedeki özel hükümler başlıklı 6.2.b bendinde sözleşmenin ilk dört ayından itibaren %4.5 hizmet bedeli ödenmesi ve birim fiyat üzerinden %12 indirim yapılacağının taahhüt edilmiş olduğunu, sözleşmenin ilk dört aydan itibaren devam etmesi halinde tarafların EPDK fiyat belirlemeleri veya lüzum görmeleri halinde yeni indirim ve hizmet bedeli belirlemeleri yapabileceğini, düzenlemenin de en az 30 sonrası itibariyle yürürlüğe girebileceğini,
01/07/2017 tarihinden önce davacının aracılığıyla tedarikçisi oldukları müşteriler için davalının taahhüt ettiği süre içerisinde taahhüt edilen %12 aktif enerji indirimi ve %4.5 hakediş verilmeye devam edileceğinin bildirildiğini bu sebeple davalının sözleşmeye aykırı davranışının bulunmadığını, davacının iddialarını somutlaştırması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir,
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava 07/04/2016 tarihli elektrik enerjisi verilmesine yönelik sözleşme dolayısıyla maddi manevi tazminat davasıdır.
Davacı, taraflar arasında flash kart ismi adı altında davacının müşterilerine indirimli elektrik verilmesi yönünde sözleşme yapıldığını, davalının sözleşme ilişkisi devam ederken sözleşmede değişiklik talep ettiğini ve daha sonra sözleşme şartlarına uymayarak 2017 Mart ayından itibaren davacının gönderdiği flash kart sahibi müşterilerine ait elektrik enerjisi sözleşmelerini sisteme almadığını ve sebepsiz yere abonelik işlemlerini yapmadığını, davacıya karşı da sözleşmeyle üstlendiği hizmet bedelini ödeme yükümlüğünü yerine getirmediğini ileri sürmüştür.
Davacı maddi tazminat alacaklarına dayanak olarak reklam kampanyası, hazırlanan reklam filmleri, bu filmlerin yayınlanması amacıyla yapılan tanıtım masraflarını müvekkil şirketin tüketiciler nezdinde verdiği taahhütlerden kaynaklı maddi ve manevi zararlarıyla elde edilecek kardan dolayı uğranılan zararı öne sürmüşlerdir.
Uyuşmazlıkta ilk olarak davalının sözleşmeye aykırı davrandığı belirlemeli ikinci olarak da davacının sözleşmeye aykırı davranış dolayısıyla ileri sürdüğü bu masraflara ilişkin zararlarını ve manevi zararın kaynağını ispatlaması gerekmektedir.
Sözleşmenin ilgili maddeleri incelendiğinde 6.1 maddesine göre davalının flash kart sahibi olan tüketicilerin EPDK tarafından belirlenen aktif enerji birim fiyatı üzerinden %12 indirim yapmayı taahhüt ettiği, davacıya da aktif enerji indirimli birim fiyat üzerinden %4,5 tutarında hizmet bedeli ödemeyi taahhüt ettiği görülmektedir.
Sözleşmenin 6.2 maddesine göre bu anlaşma ilk dört ay için tarafları bağlayıcı olacak, üçüncü ayın sonunda sonraki dönem için taraflar yeni şartlar ileri sürerek uzlaştıkları takdirde sözleşmeye devam edebilecekler, aksi takdirde dört ay sonunda sözleşme kendiliğinden fesholunacaktır. 6.2/b maddesine göre ise taraflar EPDK fiyat belirlemeleri dönemlerinde veya lüzum görmeleri halinde yeni indirim ve hizmet bedeli belirlemeleri yapabilirler. Ancak bu yeni düzenleme en az 30 gün sonrasında yürürlüğe girer.
Taraflar arasında uyuşmazlık EPDK tarafından ve Elektrik Piyasası Kanunu ile 2015 yılında kurulan EPİAŞ tarafından alınan kararlar dolayısıyla davalının sözleşme hükümleri ile bağlı kalmaya devam edip etmeyeceği noktasında başlamıştır. Bu konuda davalı tarafça davacıya elektrik tedarik maliyetlerindeki sürükle artış olmasına karşın EPDK tarifelerinde herhangi bir artış olmamasına, davalının maliyetlerini arttırdığını, bu sebeple taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini bu sözleşmedeki şartlarla devam etme olanağının bulunmadığını, EPİAŞ tarafından yayınlanan kararın bitim tarihi olan 01/07/2017 tarihinden sonra davacı tarafından yönlendirilen müşterilerin kabul edileceğini davacı tarafa noter vasıtasıyla ihtarla bildirmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünde EPDK ve EPİAŞ tarafından alınan kararların davalı tarafından aksi yönde uygulamasının yapılıp yapılamayacağı, elektrik maliyetlerindeki artışa rağmen EPDK tarifelerinde herhangi bir artış olmaması nedeniyle davacının sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılmasını isteyip isteyemeyeceği, sözleşme hükümlerinin buna izin verip vermediği belirlenmelidir.
Buna yönelik ilk olarak Elektrik Mühendisi ve SMMM davalı kayıtlarında inceleme yapılarak rapor alınması yoluna gidilmiştir. Elektrik Mühendisi bilirkişinin raporda davalı tarafın elektrik piyasasındaki maliyetlerdeki artışlar dolayısıyla indirim ve hizmet belirleme talebinde bulunabileceğini belirlemiştir.
Burada belirlenmesi gereken husus davalının en başından beri sözleşme şartlarıyla süresiz olarak bağlı kalıp kalmayacağıdır. Çünkü sözleşmede %12 oranında indirim yapılacağı ve davacıya %4,5 tutarında hizmet bedeli ödeneceği kararlaştırılmıştır. İlk dört aydan sonra ise sözleşmenin süre yönünden sınırsız biçimde uygulanacağı izlenimi doğmaktadır. Sözleşmenin yalnızca 6.1/a-b ve 6.2/1-a maddelerinin dikkate alınması halinde mümkün olabilir.
Ancak sözleşme bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Elektrik piyasasındaki değişiklikler maliyet oranlarındaki farklılıklar dikkate alındığında sözleşmenin bu maddelerindeki belirlenen oranların sözleşmeye dayanılarak sınırsız biçimde uygulanması mümkün değildir.
Nitekim taraflar sözleşmenin ilk dört aylık süreci için bu oranları bağlayıcı kılmış, üçüncü ayın sonunda tarafların sonraki dönemi için ileri sürülen yeni şartlara göre anlaşmaları durumunda sözleşmeye devam edebilecekleri kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin bu şekilde düzenlenmesindeki amaçta yukarıda açıklanan hususlardır.
Değişen maliyetler karşısında sabit oran uygulanması bir taraf açısından aşırı dengesizliğe yol açacağı için taraflar bu durumu başlangıçta sözleşmeye koydukları hükümlerle düzenleme altına almışlardır. Sözleşme elektrik piyasasındaki koşullar çerçevesine belirli bir süre uygulanmıştır. Sözleşmenin 6.2/b maddesi de ilk dört ay sonunda sözleşmenin devam etmesi halini düzenleme altına almıştır.
Burada maddenin bir önceki bendinde belirtildiği gibi herhangi bir süre sınırlaması da konulmamıştır. "b" bendine göre taraflar fiyat belirleme dönemlerinde veya lüzum görmeleri halinde yeni indirim ve hizmet belirlemeleri yapabilirler. Ancak bu yeni düzenleme en az 30 gün sonrası itibariyle yürürlüğe girebilir.
Davalı taraf Bakırköy 1.Noterliğinin 21/06/2017 tarihli ve 24/07/2017 tarihli ihtarlarında sözleşmede devamın sağlanabilmesi için indirim oranlarındaki belirlemenin yapılmasını talep etmiş ve bu konuda oran teklifinde de bulunmuştur. Fakat sözleşmenin 6.2/b maddesi uyarınca taraflar ortak bir belirleme yapamamışlar ve davacının iddia ettiği 6.1/a-b bentlerindeki oranlarla sözleşmenin devamı mümkün olmamıştır. Davalı tarafın sözleşmenin 6.2/b maddesine dayanarak davacıya iletmiş olduğu talebinde herhangi bir sözleşmeye aykırılık yoktur. Bu sebeple davacının ileri sürdüğü sözleşmeden kaynaklı maddi ve manevi tazminat isteminin yukarıda belirtilen birincil koşulu oluşmamıştır.
Davacı her ne kadar sözleşme dolayısıyla reklam yayınları için bir takım masrafların yapıldığını ileri sürmüşse de buna ilişkin herhangi bir delil sunulmamıştır. SMMM bilirkişileri tarafından defterlerde yapılan incelemelerde de buna ilişkin bir belirleme tespit edilememiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden ise ; manevi tazminat alacağı hukuka aykırı bir eylemle şahsiyet hakları ihlal edilen bir kimsenin hukuka aykırı eylemi gerçekleştiren kişiye yönelteceği istem türüdür. Sözleşmeye aykırı davranış başlı başına manevi zararın doğumuna sebep olmayacağı gibi davacı tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketidir. Tüzel kişi tacirlerin sözleşmesel ilişki kaynaklı olarak manevi tazminat talep etmeleri mümkün değildir.
Maddi, manevi tazminat ve mahrum kalınan kara ilişkin alacak istemleri yönünden açıklandığı üzere gerekli iki koşulda oluşmamıştır. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1321, K. 2019/1183, 14 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama