KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1336
- Karar No
- 2018/1750
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2018
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2018
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekilli
- Av.
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 04/08/2017
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde davacı ...'in bir dönem ...Turizm Seyahat ticaret ünvanı ile faaliyet göstermekte iken, daha sonra davalı ...
Otobüsleri Anonim Şirketi ile bir acentelik sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereğince davacıya ait 17 aracın davalı şirketin belirleyeceği şartlarda çalıştırılacağını, 17 otobüsün yolcularına verilecek ikramların da davalı tarafından karşılanacağını, bu sebeple davacı tarafından düzenlenen 15.08.2017 vade tarihli 400.000 TL tutarlı bononun davalıya verildiğini, sonraki süreçte davacının sözleşmeyi feshetmeyi tercih ettiğini ve yeniden ...Turizm ünvanıyla çalışmaya devam ettiğini sözleşmenin feshi ile ikram malzemeleri karşılığında verilmiş olan 400.000 TL tutarındaki senedin bedelsiz kaldığını,
temel ticari ilişkinin geçersiz olması sebebiyle bunun da iade edilmesi gerektiğini ileri sürmüş, bono sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitini istemiş, bononun takibe konulmaması için ihtiyati tedbir talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuş, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen yetki şartı gereğince davanın Bursa mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı tarafın sulh görüşmelerinde gönderdiği elektronik postalarla borçlu olduğunu kabul ettiğini ancak yargıyı yanıltarak tedbir kararı aldığını dava konusu kambiyo senedinin bedelsiz olmadığını, senet metninde yazan hususlardan da anlaşılacağı üzere bedelinin malen alındığını, taraflar arasında derdest davalar bulunduğunu, sözleşmeye güvenen davalının davacı lehine yatırımlar ve bir miktar peşin ödeme yaptığını, sonradan sözleşmenin feshi nedeniyle Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla alacak davası açıldığını, bu davaya cevap veren davacının dava konusu senetten bahsetmediğini ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava takipten önce açılan ve kambiyo senedine dayanan menfi tespit davasıdır. Dava başlangıçta Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılmış ancak davacı tarafın yetki itirazı üzerine Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ...E. K. sayılı kararıyla yetkisizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Yetkisiz mahkemede verilen ihtiyati tedbir kararına rağmen, ciro yoluyla üçüncü kişiye devredilen bononun ihtiyati hacze konu edilmesi sebebiyle bono bedeli davacı tarafından ödenmiştir. Bu itibarla dosya mahkememize intikal ettiğinde dava istirdat davasına dönüşmüştür.
Yetkisiz mahkemede dava konusu bonoyu ciro yoluyla teslim alan ... Otomotiv Ltd. Şti'ni davaya dahil etmek isteyen davacı taraf bu amaçla dilekçe sunmuşsa da, bu işlem usule uygun değildir. Zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olmadığı takdirde dilekçe ile davaya davalı dahil etmek mümkün olmaz. En fazla yeniden harcı ödenerek dava açılır ve birleştirilmesi istenir. ... Otomotiv yönünden harcı ödenerek açılmış bir dava yoktur. Bu nedenle adı geçen taraf UYAP'tan silinmiş, yetkisizlik kararında bulunmasına rağmen karar başlığında da adına yer verilmemiştir.
Davanın kambiyo senedine dayalı menfi tespit ve istirdad davası olması nedeniyle ispat külfeti bonodaki imzasını inkar etmeyen davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf açık ve şüpheye yer vermeyecek biçimde bunun ihtiyaç sebebini ispat etmeli ve temel ilişkiye nazaran bunun bedelsiz kaldığını ispat edecek yazılı yahut kesin deliller sunmalıdır. Davacı tarafın temel argümanı senet üzerinde yazan ve senet bedelinin malen alındığını gösteren kayıttır.
Davacı taraf bononun Davalıdan teslim alınması planlanan bir takım ikram malzemeleri karşılığında verildiğini, ancak sözleşmenin feshi sebebiyle ikram malzemelerinin kendilerine teslim edilmediğini ileri sürmektedir. Ancak davacı taraf bononun ihraç sebebini ortaya koyacak yazılı ve kesin bir delil ileri sürememiştir. Kambiyo senedi temel ilişkiden bağımsız bir biçimde kayıtsız ve şartsız olarak bir alacağın varlığını gösteren yazılı belgedir.
Senet metninde yazılı kayıtlarda taraflar için bağlayıcıdır. Davacı taraf senet bedelinin mahalenin alındığını gösteren kayda istinaden malın teslim edilmediğini ileri sürerek bedelsizlik iddia etmiştir. Ancak dikkat etmek gerekir ki senet metnindeki yazı aynı zamanda davacının malları teslim aldığının da ikrarı mahiyetindedir.
Davacı taraf, bononun acentelik sözleşmesi sebebiyle alındığını söyleyen davalı tarafın savunmasını senet metninin talili olarak kabul etmekte ve senet metnindeki hususların aksini iddia eden tarafın ispat etmesi gerektiğini savunmaktadır. Davacıya göre bononun acentelik sözleşmesi sebebiyle alındığı savunması karşısında ispat külfeti davalı tarafa geçmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasındaki hukuki sürecin özetlenmesinde yarar görülmüştür. Davacı ile davalı şirket arasında karayolları yolcu taşımacılığı alanında faaliyet göstermek üzere bir acentelik sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmeye göre davacıya ait 17 otobüs davalı şirketin markası altında yolcu taşıyacaktır. Sözleşme gereğince taraflar karşılıklı yükümlülük altına girmişlerdir.
Davalı taraf sözleşme kapsamında davacıya bir kısım nakit ödeme yapmış, seyahat acentesinin satış bürolarının tefrişi ve tabelalar gibi masraflara katlanmıştır. Ancak davacı taraf kısa süre sonra tek taraflı biçimde acentelik sözleşmesini fesih etmiştir. Bundan dolayı davacı ... aleyhine davacı ... Otobüsleri A. Ş. tarafından açılan tazminat davası halen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmeye devam etmektedir.
Davacı taraf anılan dava sürerken Malatya Asliye Hukuk Mahkemesinde eldeki davayı açmış ve 400.000 TL tutarlı bononun ikram malzemesi karşılığı olmak üzere verildigini, ancak sözleşmenin feshi sebebiyle ikram malzemelerinin teslim alınmadığını ileri sürmüştür.
Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde ikram malzemeleri karşılığında bono verileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı taraf bu iddiasını ispat edecek başkaca yazılı delil de göstermemiştir.
Ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 3.2 numaralı maddesinde “teşkilat devri ve seferlerin ... markası altında yapılmasının başlaması öngörülen tarih olan 3 Nisan 2017 tarihinden sonra dört ay içerisinde iade edilmek üzere 400.000 TL’lik bir senet düzenleneceği ve bunun avans ödemesinin teminatını teşkil edeceği yazılıdır. Ne davacı taraf ne de davalı taraf açık bir biçimde dava konusu bononun sözleşmede yazılı bu teminat bonosu olduğunu ileri sürmüş değildir.
Elbette davacı taraf sözleşmede yazılı teminat bonosunın dava konusu bono olduğunu ikrar ettiği takdirde borçlu olmadığı iddiası kabul görmeyecektir. Zira sözleşme sebebiyle davacıya bir miktar nakit ödeme yapılmıştır. Bono bu nakit ödemenin teminatı olursa davacı tarafın bunu sebebiyle borçlu olduğunu kabul etmek gerekir. Ancak senet metninde bono nakit para karşılığı değil mal karşılığı düzenlendiği yazılıdır.
Bu itibarla davalı tarafta ispat külfetinin yer değiştirmesinden endişe ederek açık ve net biçimde bono ile sözleşmenin 3.2 maddesi arasında bağlantı kurmamıştır.
Eldeki davada bir dönem halen sürmekte olan ve sözleşmenin feshi sebebiyle ... otobüsleri A.Ş. tarafından açılan davanın sonucu beklenmişse de sonradan yapılan değerlendirmede anılan davanın sonucunun eldeki davayı etkilemeyeceği takdir edilerek bu ara kararından vazgeçilmiştir. Esasa yönelik değerlendirmede davacının davasını yeterince ispat edemediği kabul edilerek davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dikkat edilirse davacı taraf bononun ikram malzemeleri karşılığında verildigini yazılı yahut kesin delillerle ispat edebilmiş değildir. Bu iddaa tek taraflı ve soyut olmaktan öteye gidememiştir. Buna karşılık davalı tarafın davacı ya ne tür bir mal teslim ettiği ve karşılığında dava konusu bunau aldığı daha net biçimde açıklanmamıştır. Ancak davalının sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere davalı taraf acentelik sözleşmesine güvenerek bir takım yatırım ve masraflar yapmıştır.
Bilet satış bürolarının tefrişi, tabelaların yapılması, aydınlatma, mobilya, elektrik işleri gibi malların kullanıma hazır hale getirilerek davacıya teslim edildiği ve acentelik ilişkisinin başladığı bilinmektedir. Davalının nereye ne kadar masraf ettiği eldeki davanın konusu değildir. Ancak sözleşme sebebiyle bir davacıya bir kısım mal teslimi yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu da senetteki “malen” kaydını doğrulamaya yeter.
Bonodaki “malen ahzolunmuştur” ifadesinin altına imza atan davacı zaten bono ile malı aldığını da kabul etmiş sayılacaktır. Aksinin yazılı ve kesin delillerle ispatı gerekir. Fiili olgulardan, “sözleşme feshedilmişse ikram malzemesi de alınmamıştır” anlamına gelecek karinelerden yola çıkılarak dava ispat edilemez ve ispat külfeti yer değiştirmez. Davalı taraf açık ve net biçimde senet metnini talil etmemiştir.
Acentelik sözleşmesinın feshinden dolayı davacıdan alacaklı olduğunu iddia etmesi davalı yönünden senet metninin talili anlamına gelmez. Davalı taraf bu konuda bilinçli bir suskunluk göstermeyi tercih etmiştir. Bu durum ispat külfetinin halen davacı üzerinde kalmasına sebep olacak mahiyettedir.
Başkan Üye Üye Katip
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1336, K. 2018/1750, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama