KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2017/1686
- Karar No
- 2018/1724
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2018
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2018
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İflasın Açılması
- Dava tarihi
- 18/12/2017
- Karar tarihi
- 19/12/2018
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı ile davalı şirket arasında imzalanmış bir simsarlık sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında davacının tüm edimlerini yerine getirdiğini, sözleşmenin iki geciktirici şarta bağlandığını, bunlardan birinin Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyasının davalı lehine sonuçlanarak kesinleşmesi,
diğerinin de sözleşmede belirtilen inşaatın tamamlanarak yapı kullanma izinlerinin alınması olduğunu, bu şartlar gerçekleşmiş olmasına rağmen davalı tarafın komisyon ödemeyi kabul etmediğini, çekilen ihtarın da sonuçsuz kalması üzerine Bursa 4. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip yaptıklarını, daha sonra bu takibi iflas yoluyla takibe dönüştürdüklerini, davalının sözleşmedeki imzaya itirazının imzaya ve borcun esasına itirazını haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile davalının iflasına karar verilmesini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacı tarafın iflas yoluyla takibe dönüştürürken takip dayanağını ve borçlularını değiştirdiğini, bu sebeple iflas yoluyla takip isteyemeyeceğini, haciz yoluyla takipte eklenmeyen sözleşmenin sonradan eklenmesinin usule aykırı olduğunu, davacı tarafa süreç içinde yapılan bir kısım ödemeler bulunduğunu, ancak davacı tarafın bu ödemelerden bahsetmediğini, davacının ve bu sözleşmede adı geçen Turan Boztepe'nin şirket ortağı olmasına rağmen şirketle komisyon sözleşmesi imzalamasının doğru olmadığını, sözleşmede gabin hali bulunduğunu, sözleşmedeki imzaların farklı kalemlerle atıldığını, davacının ileri sürdüğü alacak miktarının doğru olmadığını, adi takip yönünden açılan itirazın iptali davasının derdestlik oluşturduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Derdest dava İ.İ.K 156'ncı maddesine göre açılan itirazın iptali ve iflas davasıdır. Bu tür davalarda öncelikle davalı tarafın takibe itirazı değerlendirilmeli, itirazın iptalini gerektiren şartlar tahakkuk etmişse davalıya borç miktarını depo etmek için süre verilmeli, süresi içinde depo emri yerine getirilmezse iflas kararı verilmelidir.
Bu sebeple öncelikle davalı tarafın takibe itirazı değerlendirilmiştir. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf alacak iddiasını ispat zımnında bir yazılı sözleşme sunmuştur. Bu sözleşme davacı ile davalı şirket arasında adi yazılı biçimde düzenlenmiş, ... isimli kişiler de sözleşmeye tanık sıfatıyla imza atmışlardır. Sözleşme biri Arapça, bir Türkçe olmak üzere iki suret halinde hazırlanmış, taraflar her iki surete de imza atmışlardır.
Bu sözleşme davalı tarafça açıkça inkar edilmemiştir. Hatta hile yoluyla imzalatılmış olabileceği yolunda kaçamaklı açıklamalar yapılmış, üstelik bu sözleşme sebebiyle ödemeler yapıldığı da ileri sürülmüştür. Bu tutum hukuken imzanın ikrarı anlamına gelir. Davalı taraf açıkça inkar etmediği bir belgeye göre ödemeler yapıldığını söylemekle sözleşmeyi de kabul etmiş olacaktır.
Davalı taraf davadan önce komisyon borçlarını ödediğini ileri sürdüğüne göre bu hususu yazılı delillerle ispat etmelidir.
Davacının sözleşme tarihinde şirket ortağı olması şirketle borç ilişkisine girmesine engel değildir. Sözleşme serbestisi ilkesine göre akit geçerlidir. Sözleşme açık bir biçimde davacı lehine komisyon alacağı düzenlemekte, alacağın tahakkuku için işin tamamlanması şartını öngörmektedir. İşin tamamlanması yapı kullanım izni alınması şartının yerine gelmesine bağlanmıştır. Bu arada davacıya da inşaatın teknik takibi, edimi yüklenmiştir.
Davacı ayrıca dava dışı ... isimli kişinin Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının davalı şirket lehine sonuçlanması halinde komisyon hak edecektir. Somut olayda anılan dosya feragatle davalı şirket lehine sonuçlandığından ve yapı kullanma izin belgeleri de alındığından davacının sözleşme şartları çerçevesinde komisyon talep etme hakkı doğmuştur. Sözleşmeye göre komisyon tutarı inşaat maliyetinin %9'u kadardır.
İnşaat maliyeti de metrekaresi 595 USD üzerinden hesaplanacaktır. Hem davacının davadan önce aldığı rapor hem de mahkememizce alınan 07/05/2018 tarihli rapor birbirini teyit edecek biçimde komisyon bedelinin 12.351m2 alan üzerinden hesaplanması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu rakam sözleşmedeki 595 USD birim maliyetle çarpıldığında inşaat maliyeti 7.349.202 USD olur. Komisyon da bunun %9'u olan 661.428,18 USD olacaktır.
Davacı taraf ise daha az olacak şekilde 512.000.USD talep etmiştir. Davacı taraf sözleşme gereğince tahakkuk eden 24.710,41.TL'lik noter harcını alacaktan tenzil ettiğini beyan etmiş ve makbuz sunmuştur.
Davalı taraf komisyon bedellerini ödediğine dair bir takım belge örnekleri sunmuşsa da sunulan belgeler ödemenin komisyon sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin ödeme olduğunu göstermeye yeterli kayıt içermemektedir. Taraflar arasında komisyon sözleşmesinin dışında da kambiyo senetlerine bağlanmış borç - alacak ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf henüz doğmamış bir alacağa mahsuben ödeme yaptığını ileri sürüyorsa, bunu süpheye yer vermeyecek biçimde ispat edecek yazılı belgeler sunmalıdır.
Davalı taraf davacının takip yolunu değiştirmesinin usule aykırı biçimde yapıldığını ileri sürmüşse de bu iddia mahkememizce yerinde görülmemiştir. Davacı taraf başlangıçta haciz yolunu seçmiş, ancak İ.İ.K. 43/2 maddesi gereğince bir defaya mahsus olmak üzere takip yolunu değiştirerek iflas yolunu seçmiştir. Elbette davacının haciz yolunu ve buan bağlı itirazın iptali davasını terk ederek iflas istemesi mümkündür. Yapılan işlemlerde usule aykırılık bulunmamıştır.
Davalı tarafa takibe itirazının haksız bulunduğu hatırlatılmış, 521.000. USD alacağa göre kapak hesabı yaptırılarak davalı tarafa depo emri tebliğ edilmiştir. Davalı taraf usuli sebeplerden dolayı iki kere tekrarlanan depo emrine uymamış, bu durumda iflas kararı verilmesi için gerekli şartlar oluşmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1686, K. 2018/1724, 25 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama