KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/290
- Karar No
- 2019/1195
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2019
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2019
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 3-
- Vekilleri
- Av.
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 27/02/2017
Karar Metni
1.191 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde Davacı küçük ...’ün yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği sırada 20.03.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, hayati tehlike geçirdiğini, vücudunda kemik kırıkları oluştuğunu, olay sebebiyle davalı ... hakkında ceza davası açıldığını ve mahkumiyetine karar verildiğini, Kaza sonrasında davacı küçüğün yüzünde kalıcı izler meydana geldiğini bu durumun hem çalışma gücünde kaybı hem de ekonomik geleceğin sarsılmasına neden olduğunu, ileride estetik ameliyat olması gerektiğini, estetik ameliyat giderlerinden SGK’nin sorumlu olduğu miktarın Bilirkisi raporu ile belirlenmesini,
bakiyesinin diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini, davalı sigorta şirketinin yaptığı 23.651,59.TL’lik ödemenin gerçek zarara uygun düşmediğini, olay sebebiyle hem davacı küçüğün hem de velisi olan diğer davacıların manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...’ün ekonomik geleceğinin sarsılması sebebiyle 200 TL, estetik ameliyat giderleri için 500 TL, efor kaybı sebebiyle 3500 TL maddi tazminatın sürücü açısından kaza tarihinden, sigortacı açısından temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,
davalı SGK’nın sadece ileride oluşacak ameliyat masraflarından sorumlu tutulmasını, davacı baba ... İçin 5000 TL, davacı anne ... için 5000 TL ve davacı küçük ... için 40.000 TL Manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI SGK'NIN CEVABI
Davalı SGK vekili, davanın reddini istemiş, davacı küçüğün gerekli tedavi ücretlerinin karşılandığını, SUT 2.2 maddesinde sayılanlar dışında estetik amaçlı tedavilerin sorumluluk kapsamında kalmadığını ileri sürmüştür.
DAVALI ... SİGORTA A.Ş.'NİN CEVABI
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, Davanın reddi gerektiğini savunmuş, kaza sebebiyle yapılan başvura sonrasında hasar dosyası açıldığını, ve davacının maluliyetine göre 23.651,59TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, tedavi giderlerinin SGKdan istenmesi gerektiğini, maluliyetin varlığı ve oranının adli tıp raporu ile belirlenmesi ve sigortalı araç sürücüsünün kusuruna göre karar verilmesi, tazminat hesabının da bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, hesaplamada yapılan ödemenin güncellemede tazminattan tenzilini istediklerini beyan etmiştir.
DAVALI ...'IN CEVABI
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiş, olayın meydana gelişinde davacı ...'ün de kusurlu olduğunu, olay sırasında araç hızının düşük olduğunu, sinyal vererek sokağa döndüğü sırada iki araç arasından çıkan çocuğun aracın sağ tarafına çarptığını, sürücünün gerekli özeni gösterdiğini, ceza mahkumiyetinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlandığını bu sebeple hukuk mahkememsini bağlamayacağını, sağlık giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını, kendisinin de poliçe limitini aşan kısımla sınırlı sorumlu olduğunu, davacı küçüğün yüzünde kalıcı iz oluştuğu kabul edilse bile ileride bunun tamamen kaybolma ihtimalinin bulunduğunu, olaydan kendisinin de üzülerek çocuğu en yakın sağlık kuruluşuna götürdüğü, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava trafik kazası biçiminde ortaya çıkan haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Ancak davalı tarafın cevapları eldeki davadan önce başlatılan ceza soruşturması ve sigorta hasar dosyası nazara alındığında davacı küçük ...’ün yaralanması ile sonuçlanan bir trafik kazasının varlığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Keza yaralanma sebebiyle davacıya bir maddi tazminat ödenmiş olduğundan kaza ile zarar arsasındaki illiyet bağı da ispat edilmiş olacaktır. Eldeki davada temel uyuşmazlık kusur oranı ile sigorta tarafından karşılanmayan başkaca zararlar mevcut olup olmadığıdır.
Kusur konusunda yeni bir rapor alınmasına gerek görülmemiş, ceza dosyasından alınan rapordaki bilgilerle yetinilmiştir. Bilindiği gibi hukuk hakimi trafik kazasında kusur oranı takdir etme hakkına sahiptir. Olayın oluş şekli, yayanın doğru davranarak kavşağın baş kısmından yola girmesi, sürücünün görüş alanı açık olmasına rağmen dikkatsiz davranması, yola çıktığını görecek durumda olduğu halde yaya çocuğa çarpmamak için yeterli tedbir almamış olması dikkate alınarak davalı sürücü asli kusurlu bulunmuştur. Nitekim ceza kovuşturması kapsamında alınan Adli Tıp raporu da bu yöndedir.
Davacı küçüğün tüm tedavi kayıtları getirtildikten sonra Adli Tıp İstanbul 3. İhtisas Kurulundan bedensel kazanma gücü kaybı konusunda rapor alınmıştır. 31.10.2018 tarihli raporda davacılardan ...’ün sürekli bedensel maluliyete uğramadığı, iyileşmesinin üç ay süreceği, yüzünde kazadan dolayı sabit iz niteliğinde skar dokusu oluştuğu, bunun tedavi ile bir miktar düzelebileceği ancak tamamen giderilmeyeceği bildirilmiştir.
O halde davacı küçüğün bedensel kazanma gücü kaybı yaşadığı söylenemez. Sigorta tarafından dava öncesinde ödenen miktar geçici maluliyet yönünden maddi zararı karşılamaya yeterlidir. Ancak yara izinin estetik bir operasyon ile giderilmesi istenirse, SGK tarafından estetik cerrahi ücretleri ödenmeyeceğinden, bundan kaynaklanan bir zarardan söz edilebilir.
Gerek özel gerekse kamu hastanelerinden bu müdahalenin ücreti araştırılmış, 475 TL ile 3.000.TL arasında fiyatlar alınmıştır. Elbette derhal bu müdahale yapılacak değildir. Ancak ileride ve özellikle yaşın ilerlemesi ile doğal iyileşme süreci de beklenerek bir müdahale yapılabilir. Fakat bu müdahale ücretinin beklendiği gibi yüksek olmayacağı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf bu yöndeki talebini ıslah etmediğinden taleple bağlı kalınarak maddi tazminat yönünden dava kabul edilmiştir.
Estetik operasyon kapsamında değerlendirilen bu operasyon bedelinden davalı SGK sorumlu değildir. Bu sebeple SGK yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle de tazminat istemiştir. Ancak bu talebini muğlak bırakmış, ekonomik geleceğin nasıl ve be surette sarsıldığını açıklamamıştır. Keza efor kaybının ne olduğu, davacı küçüğün nasıl bir efor kaybına uğradığı anlatılmamıştır. Yukarıda belirtildiği üzere bu hususları ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Genel ve soyut ifadelerle yetinilip mahkemeden delil araştırmasını beklemek taraflarca getirilme ilkesine aykırıdır. Davacı Melih’in kafasındaki yara izinin ekonomik geleceğine etkisine dair olağan bir hayat tecrübesi de olmadığına göre davanın bu yönleri reddedilmelidir.
18/11/2019 Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/290, K. 2019/1195, 18 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama