KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/665
- Karar No
- 2018/1366
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2018
- Esas no
- 2017/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
1.315 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
2- VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av. 2- 3- VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/05/2017
KARAR TARİHİ : 24/10/2018
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde yer alan olguları şu başlıklar altında özetlemek mümkündür: ... doğumlu davacı ... sağ ayak orta parmağında oluşan yara ve ağrılı süreç ile ilgili olarak 31/08/2015 tarihinde ... hastanesine gitmiş, davalı Dr. ... hastanın ayağına yüzeysel olarak bakmıştır.Ayaktaki damarlarda tıkanıklık olması nedeniyle kan akışının sağlıklı olmadığından parmaktaki yara ve ağrının geçmediği, anjiyo olması gerektiği, ... payı dışında ameliyat için 1500 TL yatırması gerektiği belirtilerek ertesi gün için randevu verilmiştir.
Doktor tarafından hiç bir tahlil, film veya tetkik istenmemiş ve yapılmamıştır. Anjiyo'ya yönelik olarak da bir takım tetkiklerin yapılması gerektiğini bildirilmemiştir.Ertesi gün davacının sağ ayağı yaralı olmasına rağmen sol kasık bölgesinden anjiyo yapılmış, ... anjiyo sırasında çok ağrılar çekmiştir.
Anjiyo bitip odasına alındığında davacının sağlam olan sol ayağının taşlaşmış ve buz gibi olduğu belirlenmiş, buz kompresi yapılmış, soğukluk devam etmeyi sürdürdüğünden ertesi sabah 02/09/2015 tarihinde bu sefer sağ kasıktan anjiyo yapılmıştır. Hatalı yapılan ilk anjiyo etkileri yok edilmeye çalışılmış, ancak sol ayak iyileşme belirtisi göstermemiştir.Bu süreçte ne hastaya nede hasta yakınlarına yasal zorunluluk olan bilgi verme ve aydınlatma görevinin yerine getirilmemiştir.
Üçüncü kez 04/09/2015 tarihinde yine sol kasıktan anjiyo yapılmış, davalı doktor bu kez stent takıldığını söylemiş, ancak davacının ağrıları geçmemiştir. 07/09/2015 günü ... Ortopedi Uzmanı Dr. ...'ın kontrolü sonrasında davacının ayağın kangren olduğu, sol ayağın dizden kesilmesi gerektiği söylenmiştir. Davacının eşinin başvurusu üzerine hasta ... İl Sağlık Müdürlüğünce ... ...
Hastanesine yönlendirilmiş, bu hastanenin ortopedi uzmanlarınca ayağın şeker hastalığı nedeni ile kesilmesi gerektiği belirtilerek ısrarla dilekçe istenmiştir. 10/09/2015 tarihinde sağlam iken anjiyo ile kan akışı kesilmiş ve buz gibi soğumuş sol ayak kesilmiş, bu arada sorunlu olan sağ ayak ve yaralı orta parmak ile ilgili hiç bir müdahale yapılmamıştır.
Hatalı tıbbi müdahale sonunda davacının vücut bütünlüğü bozulmuş, eşi ...'ın ve çocukları ... olumsuz etkilenmiş, üzüntü duymuşlardır. Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla davalı Dr. ...'in kasten neden olduğu bu hatalı tıbbi girişimi nedeniyle ayrı ayrı belirtilen tazminat taleplerinden sorumlu tutulmalıdır. Diğer davalı ... Sigorta Şirketi poliçe limiti ile sorumludur.
Hastaneye yatma sözleşmesi sorumluluğu kapsamında ve tedavi sürecindeki yasal, deontolojik ve etik tüm sorumluluklarının ihlali ve gözetim eksikliği gibi nedenler ile diğer davalı ...
Hastanesinin de tazminat sorumluluğa vardır.Davacı ... yönünden 25.000 TL maddi tazminat ile davacı İnci yönünden 200.000 TL manevi tazminat, davacı Kadir için 100.000 TL manevi tazminat , küçük ... için 75.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 400.000 TL tazminatın ameliyatın yapıldığı 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmelidir.
DAVALININ CEVABI
Davalı ... davanın reddini savunmuş, aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, olayla ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen miktarları kabul etmediğini belirtmiştir. Davalı ... Özel Sağlık Hizm. ve Sağ. Malz. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin cevap dilekçesinde belirttiği hususlar özetle şöyledir: Dava Tüketici Mahkemesinde açılmalıdır. Davacının iddiaları tamamen haksız ve yersizdir.
Hastanın durumuna uygun tüm tedavilerin zamanında, hatasız ve düzenli olarak yapılmış, davacı iddialarının aksine sol bacakta tedavi gerektiğinden anjiyo yapılmış, bu işlem yapılmadan önce hasta açık bir şekilde bilgilendirilerek yazılı onamı alınmıştır. Yapılan tüm tedaviler hastaya uygun olarak düzenlenmiş, hiç bir kusur yoktur. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Davalı ...
Sigorta Şirketinin cevapları özetle şöyledir: Davalı hekim ...'in şirket nezdinde 23/01/2015-2016 vadeli ... nolu Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle sigortalıdır. Dava konusu olayda hekimin kusurlu olduğu iddialarını kabul etmiyoruz. Hastanenin ve hekimin sorumluluğunun doğabilmesi için gerçekleştirilen teşhis ve tedavi yöntemlerinde tıbbi standartın uygulanmamış olması gerekir.
Sigortalı hastane çalışanları tıbbın getirdiği azami beceriyi göstermiş, yapılabilecek en iyi tedaviyi yapmış, hekimlik mesleğinin gereği başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Davacı tarafından talep edilen talepler dayanaksız ve fahiştir, reddi gerekir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava başlangıçta ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, 2015/... E. Sayılı dosya üzerinden verilen görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize intikal etmiştir. Davalılar arasında zorunlu mali mesuliyet sigortacısının da bulunması sebebiyle görevsizlik kararının doğru olduğu değerlendirilmiş, yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir. Derdest dava literatürde malpraktis davası adıyla da anılan "tıbbi hatalı/kötü uygulama" sebebiyle tazminat davasıdır.
Davacı taraf maddi tazminatla birlikte manevi tazminat taleplerini de ileri sürmüştür. ... Hekimlik Meslek Etiği Kuralları, 13'üncü maddeye göre malpraktis "bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile bir hastanın zarar görmesi, hekimliğin kötü uygulanmasıdır." Dünya Tabipler Birliğine göre de, malpraktis "hekimin tedavi sırasında standart, güncel uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavisini vermemesiyle oluşan hasardır".
Bu türden hatalı uygulamalar sebebiyle doğacak zararların karşılanması için tazminat davası açılabilir. Her tıbbi müdahalenin belli ölçüde risk oluşturacağı bilinir. O yüzden tıbbi uygulama sonucunda çıkabilecek her sorun malpraktis davasını haklı kılmaz ve tazminat sorumluluğu doğurmaz. Bunun için doktorun gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olması ve hekimlik uygulamasında hatanın yapılması gerekir.
Dikkat ve özen yükümlülüğü değerlendirilirken tıbbi standart uygulama esas alınmalıdır. Malpraktis davası da özünde haksız fiil sebebiyle sorumluluk davasıdır. Bu nedenle hekimin kusurlu veya ihmal içeren davranışı tespit edilmelidir. Elbette her haksız fiil davasında olduğu gibi, bir zarar doğmalı, kusurla zarar arasında da illiyet bağı bulunmalıdır. Tıbbi hatalı uygulama iddiasının değerlendirilmesi bir uzmanlık gerektirir.
Bu nedenle bilirkişi raporu alınması uygun bulunmuştur. ... ilinde hekimlik yapan kişiler arasında sosyal ilişkiler bulunabileceği değerledirilerek ... Mahkemeleri aracılığıyla üç kişilik heyetten rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti 06/02/2018 tarihli raporlarında öncelikle şeker hastalığının damar tıkanıklığına sebep olan en önemli etkenler arasında olduğunu açıklamış, diyabet hastalığından ölenlerin yarısının altmış yaş altı kişiler olduğu vurgulanmış, tüm damar sisteminin olumsuz etkilendiği belirtilmiş, her yıl şeker hastalarının %1 ila 4'ünde ayak yarası geliştiği, bunların %20'sinde bacağın kesildiği belirtilmiştir.
Dünyadaki bacak kesilmesi işlemlerinin %75'inin şeker hastalarına uygulandığı anlatılmış, daha sonra da şeker hastaları için uygulanan standart tedavi işlemleri açıklanmıştır.
Akabinde davacı ... için uygulanan işlemler hikaye edilmiş, hastalığı ileri safhada olduğunun ortaya çıktığını, damarlarda yaygın darlıklar bulunduğu, gerekli durumlarda balon uygulaması yapılarak damarların açıldığı, ancak hastanın böbrek sorunları yaşamaması için işlemin ertesi güne bırakıldığı anlatılmıştır.
Yapılan işlemler kısmen sonuç verse de hastanın bir bacağının kesilmesi ve nihayetinde vefat etmesi ile sonuçlanan müdahalede ihmal eksiklik ve özensizlik görülmediği ancak görüntüleme CD'leri de getirtilirse uygulamaların tıbbi gerekliliği, doğruluğu, sürece katkıları, ve hekimin sorumluluğu konusunda daha doğru değerlendirme yapılabileceği açıklanmıştır. Bunun üzerine hastaya ait görüntüleme CD'leri de temin edilerek önceki heyetten ek rapor alınmıştır.
Aynı heyet 17/072018 tarihli raporlarında ilk değerlendirmelerinin geçerli olduğunu, tanı, tedavi, ve tıbbi uygulamalarda hekime veya sağlık kurumuna atfedilebilecek ihmal, eksiklik, kusur ya da özensizlik görülmediği belirtilmiştir. Mahkememizde yargılama sürerken davacı ... vefat etmiş, davaya mirasçıları olan diğer davacılar tarafından devam edilmiştir. Bilirkişi raporu alınması aşamasında davacı vefat etmiş olduğundan durum zaten değerlendirmeye tabi tutulmuştur.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede raporun hükme esas alınmasında sakınca görülmemiştir. Raporda hem hastanın tıbbî durumu irdelenmiş, hem de yapılan işleme ait görüntüleme kayıtları değerlendirilmiştir. Müteveffa davacının şeker hastası olduğu ve bu hastalığın dejeneratif etkileri bulunduğu herkesçe bilinmektedir. Hangi bacakta ne işlem yapılacağı konusunda hekimin mesleki tecrübesiyle karar vermesi esastır. Nitekim işlemlerde bir kusur olmadığı belirlenmiştir.
Maalesef çok zaman diyabetin olumsuz etkileri yüzünden ortaya çıkan ayak yaraları ayağın hatta bacağın kesilmesiyle sonuçlanmaktadır. ...'in ayağında ortaya çıkan yaralar belli bir gidişe işaret etmektedir. Bu gidişin doğrudan anjiyo işlemi ile bağlantılı olduğu ispatlanmadıkça hekim kusurundan söz edilemez. Unutmamak gerekir ki kaybedilen her hasta hekim için de ciddi bir kariyer riski oluşturur. Hasta kadar hekim de başarılı sonuç almak ister.
Özel hastane sisteminde hasta ve dolayısıyla gelir devamlılığını sağlayacak şey de başarılı tıbbi uygulamalardır. Hekimin azami özeni göstermekte kendi yararı da vardır. Sonuç olarak hekime veya hastaneye atfedilecek kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Katip · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/665, K. 2018/1366, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama