KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2017/784
- Karar No
- 2018/984
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2018
- Esas no
- 2017/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 09/06/2017
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, taraflar arasında 2012 yılında başlayan ticari ilişki ve anlaşma çerçevesinde davalı şirketin ... Üniversitesi Fen Fakultesi İnşaatı işinde elektrik işlerinin taşeron sıfatıyla davacı tarafından yerine getirildiğini, süreç içinde iş karşılığında bir kısım ödemelerin yapıldığını, davalı tarafın daha sonra da bir çok kez mal alımı yaptığını, inşaat işinin devam ettiğini ancak ödemelerin tamamlanmadığını, davalı tarafa kesilen faturalar sebebiyle 311.762,76 TL'lik bakiye borç kaldığını, bakiye borcun ödenmemesi üzerine ... 6.İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, taraflar arasındaki ilişkinin doğru olduğunu, ancak davalı şirketten başka diğer grup şirketi olan ... İnşaat Taah. Tic. A.Ş. ile davacı arasında da ticari ilişki bulunduğunu, her iki firmanın işi birlikte yürütüldüğünden ödemelerde bir takım karışıklıklar yaşanmışsa da tüm borcun ödendiğini, karışıklığın hangi firmanın borcunun ödendiği hususundan kaynaklandığını, davalı şirket adına toplam 438.025 TL ve ... A.Ş. adına toplam 378.500TL ödendiğini, bu şekilde toplam ödemenin 816.625 TL'ye ulaştığını, davacının iddia ettiği borcun mevcut olmadığını ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe dayanak yapılan alacağın taşeronluk ilişkisi kapsamında verilen eser sözleşmesinden ve mal satışından kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davalı taraf akdi ilişkiyi kabul etmiş ancak sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödediğini beyan etmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafa geçmiştir.
Davalı tarafın ödeme iddiası kısmen çelişkilidir. Ödemelerin başka bir şirket hesabından yapıldığına dair iddialar nazara alındığında taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması uygun olacaktır. Bu amaçla taraf defterleri üzerinde inceleme yapmak üzere gün tayin edilmiştir. Ön inceleme duruşma tutanağının bir örneği davalı tarafa tebliğ edilmiş, defter teslimi konusundaki uyarı ile beraber defter teslim etmemenin sonuçları da hatırlatılmıştır.
Bu uyarıya rağmen davalı taraf defter teslim etmediğinden inceleme raporu sadece davacı defterlerinin incelenmesi sonucunda hazırlanmıştır. Ancak davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde sunduğu belge ve kayıt örnekleri dikkate alınmış, ödeme iddiası içeren kayıtlar davacı defterlerindeki kayıtlarla karşılaştırılmıştır. Keza vergi dairesinden davalı tarafın 2012 - 2016 yıllarında verdiği BA formlarının örnekleri de getirtilerek değerlendirilmiştir.
Bilirkişi 20/03/2018 tarihli raporunda taraflar arasındaki ticari ilişkiyi özetlemiş, defterlerin yasak tasdik zorunluluklarını da denetlemiştir. Davacı defterlerine göre bakiye alacak miktarı 311.762,76.TL'dir. Yıllar itibariyle kesilen faturaların dökümü yapılmış, bunların BS formları ile karşılaştırması sağlanmıştır. Faturalar karşılığında yapılan ödemlerin dökümü de gösterilmiş, bu kayıtların davalı iddiaları ile uyumlu olup olmadığı denetlenmiştir.
Buna göre ve özet olarak kesilen faturalar toplamı 758.937,66.TL, ödemeler toplamı da 447.174,90.TL'dir. Bu durumda davalının bakiye borcu 311.762,76.TL olmaktadır. Davalının dava dışı ... İnşaat eliyle yaptığını iddia ettiği toplam 378.500.TL tutarlı ödemeler de denetlenmiştir. Davacı taraf ile dava dışı ... İnşaat arasında yüksek hacimli bir ticari ilişkinin bulunduğu doğrudur. Hatta bu şirket davacı defterlerine göre davacıdan 173.971,54.TL alacaklı görünmektedir.
Ancak taraflar arasında bir temlik sözleşmesi veya ilişkisi yoktur. Davacıya teslim edilen kambiyo evrakında davalının cirosu da bulunmamaktadır. Davalı ile dava dışı ... İnşaat firması iki ayrı tüzel kişiliktir. Dava dışı bir kişi tarafından yapılan ödemelerin açık bir anlaşma olmadan davalının borçlarına mahsup edilmesi mümkün değildir. Üstelik ... İnşaat A.Ş. ile davacı arasında da ticari ilişki vardır.
Gönderilen paraların, verilen çek ve bonoların davalının borçlarına mahsuben mi yoksa ... İnşaat A.Ş. borçlarına mahsuben mi gönderildiği belirsizdir. Davalı taraf mahsuba ilişkin açık bir anlaşma ortaya koymadan ödemelerin ... İnşaat Ltd. Şti. borcuna mahsup edilmesini isteyemez. Kaldı ki rakamlar arasında uyumsuzluk bulunduğu gibi, dava dışı ... İnşaat A.Ş.'nin defterleri de incelenmeden kesin bir sonuca varmak mümkün olmayacaktır. Hem kendi defterlerini hem de ...
İnşaat A.Ş.'nin defterlerini sunmayan davalının savunmasına itibar edilemez. Kendisine ön inceleneme duruşma tutanağı tebliğ edilen davalı taraf defterlerinin başka bir ilde olmasını gerekçe göstererek inceleme gününde defter sunamayacağını bildirmiş değildir. Üstelik sadece davacı defterlerinin incelenmesi ile hazırlanan rapor davalı taraf da tebliğ edilmiş, davalı taraf rapora itiraz etmediği gibi tek taraflı incelemenin hatalı olduğunu da ileri sürmemiştir.
Dikkat edilirse davalı tarafın savunması borcun tamamının ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından ödenmediği konusu uyuşmazlık dışıdır. Davalının savunması borcun miktarına ilişkin olmayıp ödeme yapıldığına ilişkindir. İddia edilen ödemenin de dava dışı bir tüzel kişilik üzerinden yapıldığı davacı defterleri ile doğrulanmıştır. Daha açık bir ifade ile davalı defterlerinin incelenmemesi hak kaybına neden olmamıştır.
Mahkememiz, dava dışı şirket üzerinden yapıldığı söylenen ödemeleri geçerli bir ödeme olarak kabul etmemiştir. ... İnşaat A.Ş. gerekirse fazla yaptığı ödemler için davalı tarafa takip veya dava açma hakkına sahiptir. Burada tartışılması gereken bir konu da davalının takibe itirazının icra inkar tazminatını gerektirip gerektirmediği noktasındadır. Alacağın muayyen olduğu ortadadır. Miktarı yargılama gerektirmez. İtirazın tahsili geciktirdiği de açıktır.
Davalı taraf başka şirket üzerinden yaptığı ödemeleri ileri sürdüğünden ve iddiası kısmen doğrulandığından kötüniyetli olmayabilir. Ancak icra inkar tazminatı için açık bir kötüniyetin ispatı gerekmez. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartlar oluşmuştur.
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/784, K. 2018/984, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama