KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1107
- Karar No
- 2019/1164
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -
... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 14/08/2018
KARAR TARİHİ : 06/11/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde özet olarak davalı borçlu şirkete ve bu şirketin ortağı ... a, çiftlik bank adli internet sitesinde verilen kazanç taahhütlerine inanarak para yatırdığını, bu paranın kendilerine iade edilmediğini, savcılığa suç duyurusnda bulunduklarını, paranın ödenmemesi üzerine Bursa 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Ancak duruşmaya bizzat katılan ve .................. gıda ve iç ve dış ltd şti nin temsilcisi paranın ... hesaplarına aktarılmak üzere kendisine gönderildiğini ancak paralarla ilgisi olmadığını sadece aktarımın kendi hesapları üzerinden yapıldığını açıklamıştır.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe konu edilen alacağın haksız fiilden kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı, bir haksız fiilin varlığını, haksız fiilde davalının kast veya kusurunu, haksız fiil ile zarar arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmelidir.
Davacının sözünü ettiği haksız fiil, kamuoyunda “...” diye bilinen, görünüşte çok ortaklı tarım ve hayvancılık işletmesine ortaklık vaadi ile yasa dışı biçimde para toplanmasıdır. Gerçekte bir çeşit saadet zinciri kurarak yüksek kazanç vaadiyle dolandırıcılık söz konusudur. Bu para toplama biçimi, insanların kısa zamanda zengin olma hırslarını tetikleyerek, reel olmayan yüksek kazançlı ticari girişim mizanseni kullanılarak yapılır. Kısa zamanda zengin olma hayali, çok istisnai haller dışında bir hayal olmaktan öteye gitmez. Ancak cazibesi insanları yoldan çıkarmaya yeter. Unutmamak gerekir ki, “bedava peynir fare kapanında bulunur.”
Nitekim internet üzerinden pazarlanan bu sistem de kısa zamanda çökmüş, katılımcılar dolandırılırken kurucular yüksek miktarda para toplayarak ortadan kaybolmuştur. Davacı bu sisteme para yatıran kişilerden biridir. Bilindiği gibi sistemin kurucu ve yöneticileri aleyhine ceza soruşturması ve kovuşturması başlatılmıştır. Sistemin başındaki kişi halen firari ise de daha alt seviyede yöneticileri halen yargılanmaktadır.
Davacının da bu suçun mağduru olduğu ve yatırdığı paraları geri isteme hakkı bulunduğu tartışmasızdır. Ancak davalı tarafın bu suçla fail veya müşterek suçlu düzeyinde bağlantısının ispat edilmesi gerekir. Davalının fiili ile zarar arasında da uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Davalı olarak şirket, yani bir hükmi şahıs gösterildiğine göre haksız fiilin bu şirket aracı kılınarak yapılmış olması yeterli olacaktır.
Zira hükmi şahıs yönünden suçun manevi unsurundan söz edilemese de hükmi şahıs adına hareket edenler yönünden bir kast veya kusurdan bahsedilebilir.
O halde davalı şirketin yetkilisinin haksız fiili işleyen veya fiile iştirak eden biri olması, paranın da şirket aracılığıyla tahsil edilmiş olması yeterlidir. Somut olayda davacı taraf sadece para gönderilmesine aracılık eden şirketi hasım göstermiştir. Ancak sunduğu belgelerin bir kısmı paraların şirkete değil şirket yetkilisi ...’a gönderildiğini göstermektedir.
Elbette müşterek mesuliyet kuralları dışında şirkete gönderilen paralar ile şirket yetkilisinin şahsına gönderilen paralar ayrı hükümlere tabi olur. Şirket yetkilisi ... hasım gösterilmediği için onun adına gönderilen paraların da şirketten istenmesi mümkün değildir. Davanın bu kısmı zaten redde mahkumdur. Bir istisna ile ki, paranın gerçekte yetkili kişi aracılığıyla şirket mal varlığına dahil olduğu ispat edilirse şirketin tüm paralardan sorumluluğu tartışılabilir.
Gelelim hem şirket hem de şirket yetkilisi yönünden haksız fiilin değerlendirilmesine. Yukarıda zikredildiği üzere davacı bir dolandırıcılık suçunun mağduru olmuştur. Ancak davalının bu suçla irtibatı irdelenmelidir. Davacının da iddia ve kabul ettiği üzere gönderilen paralar ... diye bilinen bir sisteme ortaklık için ... Ltd. Şti’ne gönderilmiştir.
Esasen davalı şirket bu ana şirketin bir parçası değildir. ....com adresli internet sitesi üzerinden oynanan bir oyunu oynayabilmek için sanal para yüklenmesi, bunun için de gerçek para gönderilerek bir nevi dijital puan satın alınması gerekir. Oyun ile gerçek hayat arasında farazi bir bağ kurulmuş, kişilerin oyundaki puanlarına karşılık, kurulmuş veya kurulacak gerçek tarım çiftliklerindeki mal ve haklara da ortak olacakları vaadedilmiştir.
Oyuncular zaman içinde seviye yükselme hakkına da sahiptir. Bayi olanlar hem yeni ortaklardan para tahsil edip ana şirkete gönderme ve yatan paralardan komisyon alma hakkına hem de toplanan paralarla kurulacak gerçek çiftliklerde üretilen ürünleri satma hakkına sahip olacaktır. Nitekim davalı şirket de bayi statüsündedir.
Davacı da oyun puanı alabilmek için davalı şirket aracılığıyla bir miktar para göndermiştir. Gönderilen para ana şirkete aktarılmış ve davacıya bir oyun puanı bakiyesi yüklenmiştir. Davacı paranın nereye gittiğini internet sitesi üzerinden kontrol edebilir. Para karşılığında puan yüklenmemiş olsa davacı bu durumu hemen fark edecektir. Nitekim davacının “para gönderdim ama davalı şirket kendi uhdesinde tuttu, ...’a aktarmadı” diye bir iddiası yoktur. Bu durumda davalı şirketin kendine yüklenen sorumluluğu yerine getirdiği kabul edilmelidir. Para davalının malvarlığında kalmamıştır. Davacının asıl muhatabı ... Ltd. Şti.’dir. Davalı şirketin yaptığı tek şey aracılıktır ve davacı bunu bilmektedir.
Davalı şirketin de bu sistemin parçası olduğu ileri sürülmüşse de bunu ispat edecek hiç bir delil yoktur. Davalı şirket veya yetkilisi hakkında başlatılmış bir ceza soruşturması yoktur. Bilakis ... aleyhine açılan davanın mağduru ve müştekisi konumundadır. Daha açık bir ifade ile davalı da yüksek kazanç vaadine kanarak sisteme girmiş ve kendisi de zarar görmüştür. Sonuç itibariyle davalının haksız fiilde kastı veya kusuru ispat edilememiştir. Sistemin işleyişi bu derece açıkken davalı aleyhine savcılığa şikayette bulunulmuş olması sonuca etkili görülmemiş ve ceza kovuşturma ve soruşturmalarının sonucunun beklenmesine gerek görülmemiştir.
06/11/2019 Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1107, K. 2019/1164, 6 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama