KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1148
- Karar No
- 2019/404
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İstirdat
- Dava tarihi
- 07/08/2014
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı aleyhine Kocaeli 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, davacının bu takipte borca ve yetkiye itiraz ettiğini, yetkili icra dairesine gönderilen Bursa 10. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla yeniden ödeme emri gönderildiğini ancak davacının ikinci ödeme emrinde borca itiraz etmeyi unuttuğunu, bu sebeple kesinleşen takipte 5.151,49-TL ödemek zorunda kaldığını, gerçekte davacının davalıya borçlu olmadığını, zira takibe dayanak yapılan faturalar karşılık 30/06/2012 tarihinde iade faturası kestiklerini, davalıya 5.500-TL'lik bir çek ile ödeme yaptıklarını,
kestikleri iade faturalarının bedellerinin ise 1.156,40-TL ve 3.174,20-TL olduğunu, defter incelemesi ile bu durumun ortaya çıkacağını ileri sürerek icra tehditi altında ödenen 5.151,49TL'nin ticari faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini, davalının kötü niyetli takip yapması sebebiyle tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı davanın reddini savunmuş, taraflar arasında mal alım satımı sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, davacı için düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle icra takibi yaptıklarını, savunmada bahsedilen iade faturalarının kendilerine ulaşmadığı gibi ürün iadesi de yapılmadığını, davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava İ.İ.K.'nın 72-son maddesi uyarınca icra takibi sırasında haksız yere tahsil edilen paranın istirdadına ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı ile davalı arasında mal alış verişi olduğu konusunda tereddüt ve uyuşmazlık bulunmadığı, davalıya iade ve teslim edildiği söylenen malların kargo yoluyla gönderildiği için davacının düzenlediği sevk irsaliyelerinde teslim imzası bulunmasının beklenmediği, kargo şirketinden gelen cevabi yazıda iade malların davalıya hatasız ve eksiksiz olarak teslim edildiğinin bildirildiği ve kargo şirketinin tarafsız üçüncü kişi durumunda olması nedeniyle beyanlarının hükme esas alınmasında sakınca bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2016/18369 esas 2018/2941 karar sayılı bozma ilamında.
"Davacı iddiasında icra takibine konu borcun 5.500-TL bedelli çek ve davalıya kesilen iki adet iade faturasına konu malların iadesi nedeniyle ödendiğini belirttiği, mahkemece davacının beyanı doğrultusunda dava dışı kargo şirketine yazılan yazıya verilen cevaba göre davanın kabulüne karar verildiği, ancak davacının davalıya kestiği iki adet iade faturasındaki malların bu kargo belgelerindeki mallar olup olmadığı, kargodaki malların teslim edilip edilmediğinin araştırılmadığı ve salt kargo şirketinin yazısı dikkate alınarak davanın kabulünün doğru olmadığı" belirtilmiştir.
Bozma ilamı doğrultusunda davacı vekiline davalıya kesilen iki adet iade faturasındaki malların kargo belgelerindeki mallar olduğuna ilişkin delilleri sorulmuş ve kendisine kesin süre verilmiştir. Davacı vekili dosya münderecatına sunulu bulunan deliller dışında başka bir belgenin ellerinde bulunmadığını beyan etmişlerdir. Davacının davalıya kestiği iki adet iade faturasındaki malların bu kargo belgelerindeki mallar olduğu davacı tarafça ispat edilememiştir.
Bu nedenle davacı vekiline yemin delili konusunda beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş süresi içerisinde yemin deliline başvurduklarına dair yazılı beyanda bulunulmadığı ve yemin metni sunulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları ihtar edilmiş, davacı vekilinin yemin konusunda verilen kesin sürede beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla, davacının davasını ispat edemediğinden reddine karar vermek gerekmiş, yasal şartları oluşmadığı kanaatiyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1148, K. 2019/404, 5 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama