KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
- Esas no
- 2018/1340
- Karar no
- 2020/166
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekilleri
- Av. ... -
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Av. ... -
DAVALI : ... -
... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/10/2018
KARAR TARİHİ : 17/02/2020
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında alım satım sözleşmesi bulunduğunu sözleşme sebebiyle malların faturalı biçimde davalıya teslim edildiğini ancak mal bedellerinin ödenmediğini bunun üzerine davalı aleyhine bursa 19. İcra Dairesinin 2018/... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, davanın reddi gerektiğini savunmuş malların teslim edilmediğini, sunulan irsaliyeler üzerindeki imza kısmının boş olduğunu, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, tanık dinletme taleplerini kabul etmediklerini, faturaların kapalı düzenlendiğini, temelde düşürülmeyen davalı aleyhine faiz talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe dayanak yapılan alacağın bir satış sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf bir satış sözleşmesi kapsamında davalıya mal teslim ettiğini ispat etmelidir.
Davacı taraf davayı ispat sadedinde taraf defterlerine ve defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Davalı tarafın da defter deliline dayandığı nazara alınarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun görülmüştür. Davacının muamele merkezinin Orhangazi ilçesinde bulunması sebebiyle önce davacı defterlerinin incelenmesi, akabinde de Bursa’da bulunan davalı defterleriyle karşılaştırılması ile rapor alınmıştır.
Davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu belirten 18.10.2019 tarihli raporunda bilirkişi, taraflar arasında 2017 yılında başlayan ticari ilişkinin 2018 yılında da sürdüğünü, davacının kendi defterlerine göre 106.186,71.TL alacaklı göründüğünü bildirmiştir. Raporda kesilen faturalar ve yapılan ödemeler tablolar halinde gösterilmiş, davalının bir kısım fatura bedellerini ödediği, ödemelerin büyük ölçüde banka havalesi yoluyla kısmen de çekle yapıldığı anlatılmıştır.
Rapordan anlaşılacağı üzere davacının dayandığı faturalar kapalı fatura olarak değil, açık fatura olarak düzenlenmiştir.
Bu rapordan sonra davalı tarafa defter ibraz etmesi yolunda ihtar tebliğ edilmiş, defter sunulmaması halinde davacı kayıtlarına ilişkin raporla yetinileceği hatırlatılmıştır. Davalı taraf uyarıya rağmen defter teslim etmemiştir.
Bu duruma göre davacının iddiasını yeterince ispat ettiği kabul edilmiştir. Davalı taraf açıkça ticari ilişkiyi inkar etmemiş olmakla birlikte açıkça kabul de etmemiştir. İspat külfetinin davacı taraf üzerinde olması haline dayanarak sessiz kalmayı tercih etmiştir. Ancak banka havalesi yoluyla yapılan ödemeler bir ticari ilişkinin varlığını ispat eder. Elbette bu durum mal teslimini ispata yetmez ancak davalı taraf defter deliline dayanmasına rağmen defter sunmayarak davacı defterlerinin delil olarak kabul edilmesine sebep olmuştur.
Alacağın miktarı yargılamayı gerektirmez. Kesilen faturalar ve yapılan ödemeler bellidir. Davalı borç miktarını bilecek durumdadır. Takibe itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu kabul edilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1340, K. 2020/166, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama