KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2019
- Esas no
- 2018/1698 Esas
- Karar no
- 2019/1081
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - Uluyol Bilgi İşhanı Kat.2 N.61 Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- ... - ... Ataevler Mah. Eğitim (230) Sk.Canlar Sitesi C Blok No:17/10 Nilüfer/ BURSA
- Dava
- Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Alacak
- Dava tarihi
- 13/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/11/2019
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davalı ... ile Bursa Setbaşı Vergi Dairesinin ... vergi numarası ile kayıtlı ... Petrol ürünleri Turizm Nakliyat Gıda Ltd. Şti 'ni 06/09/2001 tarihinde yarı yarıya ortak olarak kurduklarını, bu ortaklık sırasında davacının ortaklıktan ayrıldığı 12/04/2004 tarihine kadar genel müdür, şirket müdürü konumunda bulunduğunu, davalı ile ortak oldukları dönem itibariyle vergi borçlarının şirketçe ödenmediğini, bu borçların şirket müdürü de olan davacıdan istendiğini ve 111.573,67 TL'nin tahsil edildiğini, davalı ile yarı yarıya ortaklıklarının bulunduğunu belirterek fazladan ödenmiş olduğu 55.786,83 TL 'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen dosyaya cevap vermediği gibi delilde bildirmemiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, limited şirketin kamu borçlarını ödediğini iddia eden ortağın diğer ortaktan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkilinin şirkete ait vergi borçlarını ödediğini iddia ederek dilekçe ekinde ödeme dekontlarını ve diğer belgeleri ibraz etmiştir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden kanuni temsilcileri sorumlu tutulmuştur. Ancak, vergi borcunun temsilciden istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişiden talep edilmesi ve bu tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin olmadığını gösteren “aciz vesikasının” düzenlenmiş olması gerekmektedir. (6183 SK.m.75).
Limited şirketlerde kanuni temsilciler şirket müdürleri ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur. Buna göre limited şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen kamu alacakları ortaklardan, ortaklık payı oranında istenebilecektir (6183 SK. m.35).
Temsilcinin ödediği vergi için asıl mükellefe rücu etme hakkı bulunmaktadır (213 sayılı VUK. M.10). Dolayısıyla yukarıda belirtildiği üzere tüzel kişi temsilcileri, ödedikleri kamu alacağının “tamamını” öncelikle asıl mükelleften rücuen talep edebilirler.
Kanuni temsilcilerin asıl mükellef dışındaki diğer sorumlulardan talepte bulunabilmesi için öncelikle bu kamu alacağının asıl yükümlüden tahsilinin mümkün olmaması gereklidir. Zira asıl yükümlüsünden tahsili mümkün olduğu halde bu alacağı kamu idaresine ödeyen kanuni temsilcilerin, asıl yükümlü dışındaki diğer sorumlulardan rücuen talepte bulunmaları mümkün değildir.
Ödenen kamu alacağının asıl yükümlüden tahsil imkanı bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, diğer yükümlülerden rücu oranının ne olacağı konusunda ise bir ayrıma gidilmelidir. Buna göre limited ve kolektif şirketlerde temsilcilerin kamu alacaklarından sorumluluğu ortaklık sıfatına bağlı olduğundan, bu kişilerden ancak ortaklık payları oranında rücuen talepte bulunulabileceği kabul edilmelidir. Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde kamu alacağından her ortak kendi payı oranında sorumlu olup payı haricinde ödediği kısım için diğer ortaklara rücu edebilir.
Bu nedenle, mahkememizce, davacının ödediğini iddia ettiği vergi borçlarının ödendiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunup bulunmadığı ve şirketin nakit sermaye durumunun bulunup bulunmadığı hususunda gerekli incelemenin yapılması için şirketlerin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, ancak davacı vekili dava dilekçesi ekinde sunmuş bulundukları belgeler haricinde başka bir kaydın bulunmadığını belirterek şirketin ticari defter ve kayıtlarını sunmamıştır. Asıl yükümlü şirketin anılan tarihlerde ödeme gücünün olmadığı ve bu kamu alacağının asıl yükümlüden tahsilinin mümkün olmadığı kanıtlanamadığından davacının rücuen talepte bulunamayacağı gözetilerek davanın reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸E-imzalıdır. Hakim ... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1698, K. 2019/1081, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama