KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1726
- Karar No
- 2019/1317
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/12/2018
- Karar yazım tarihi
- 23/10/2019
Karar Metni
1.160 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı borçlunun 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili mevzuat gereği işletmesi için istihdam etmesinin mecburi olan işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı hizmetlerini 2018 yılı Şubat ayı ile 2018 yılı Temmuz ayları arasında davacı müvekkili şirketten temin ettiğini, buna ilişkin taraflar arasında akdedilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı hizmetleri sözleşmesini sunduklarını, davacı müvekkili şirketin davaya konu sözleşme uyarınca tüm edimlerini ifa ettiğini,
davalı borçlunun bakiye borcunu ödememesi üzerine Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ayrıca söz konusu takipte davaya konu sözleşmenin 4.4.
Maddesi uyarınca ayılk %2 oranında gecikme cezası da talep edildiğini, alacağın tahsil edilebilmesi için borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, davalı borçlunun likit bir borcu haksız bir şekilde ödemeyerek icra takibi yapılmasına neden olduklarını, takibe dayanak faturalar ve sözleşmelerin inkar edilmediği gibi takibe konu borcun ödendiğine, ertelendiğine ya da ortadan kalktığına dair bir belge sunmaksızın afaki bir şekilde borca itiraz edildiğini, bu durumda davalı borçlunun itirazında haksız olduğu,
bu itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, taraf beyanı, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, irsaliyeli fatura, banka dekontları, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı hizmetleri sözleşmesi, borca itiraz dilekçesi, inkar belgesi, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 17/10/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 22/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 26/10/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler ve SGK kayıtları bir mali müşavir ve bir iş güvenliği uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 12/06/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı alacaklı şirketin icra takibine konu ettiği faturalardan dolayı icra takip tarihinde davacı alacaklı şirketin davalı borçlu şirketten 3.676,70 Tl alacaklı olduğu, ayrıca 206,91 Tl işlemiş ticari temerrüt faizi ve 299,75 TL cezai şart alacağı olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere. 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5.
(6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220.
(HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır.
Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222.
(6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tarafından 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında mecburi iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanını 2018 yılı Şubat ile Temmuz ayları arasında görevlendirildiği, bu kapsamda da hizmet sözleşmesi düzenlendiği ve İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün 08/04/2019 tarihli yazı ve ekindeki belgelerde davacı tarafından davalıya işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirildiği sabit olduğu anlaşılmakla davalının sözleşme kapsamında hizmet aldığı sabittir.
Uyuşmazlık hizmetin ödenip ödenmediği noktasında olup davalı tarafından ödemeye dair belge sunmadığı gibi ticari defterlerininde mahkememizce belirlenen sürede sunulmadığından ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen gerekçeli denetime açık 12/06/2019 tarihli rapora itibar edilerek 3.676,70 Tl asıl alacak, 206,91 TL işlemiş faiz, 299,75 Tl cezai şart yönünden davanın kısmen kabulu ile icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın sözleşmeye dayalı fatura alacağı olduğu, likit olduğu,
davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1726, K. 2019/1317, 1 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama