KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1811
- Karar No
- 2019/1180
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 27/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07/01/2020
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili beyanlarında; Davalı aleyhine Bursa 1.İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, takip konusu alacağın taraflar arasındaki işgüvenliği ve işhekimliği hizmet sözleşmesinden kaynaklandığını, davacının sözleşmeye konu hizmeti verdiği halde davalının buna ilişkin düzenlenen faturalardaki bedeli ödemediğini, davalının borcu ödemediği gibi başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiği, bu sebeple itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Taraflar arasında işyeri hekimliği sözleşmesinin bulunduğunu, bu hizmetin eksik olarak ifa edildiğini, ancak buna rağmen davalının bir kısım ödemeleri yaptığını, 2014-2015-2016-2017 yıllarına ait yansıtma faturaları düzenlendiğini, faturalara istinaden davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu sebeple davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava Bursa 1.İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır.
Takip konusu alacağın taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır,
Davacı davalıya işyeri hekimi görevlendirmek suretiyle iş sağlığı ve iş güvenliği hizmeti vermektedir. Taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı ödenmeyen fatura alacaklarını hesap muavini eşliğinde icra takibine konu etmiştir.
Taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu noktasında ihtilaf yoktur. İhtilaf davacının takibe konu ettiği hesap muavinindeki alacak kadar alacağının bulunup bulunmadığı, davacının düzenlemiş olduğu bir kısım faturalardaki hizmetin yerine getirilip getirilmediği, eksik ifa bulunup bulunmadığı, davalı tarafın davacıya ticari ilişkide ne miktarda ödeme yaptığı konusundadır.
Hizmetin verildiğine dair dosyaya yazılı bir delil sunulmamıştır. Bu sebeple tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiştir. Buna göre davacının 2014 yılına ait defterlerinden kebir defterinin açılış tasdiklerinin yapılmadığı ve her bir sayfasının noter onaylı olmadığı, 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defter ve belgelerin ise açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, bu yıllara ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu görülmüştür.
Davalının ise inceleme gününde yalnızca 2018 yılına ait ticari defter ve belgelerini ibraz ettiği görülmüştür.
Davalı defterlerinde 2018 yılına devir 8.512,47 TL borçlu bulunduğu şeklindeyken, davacı defterlerinde bu devir 9.788,49 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu şeklindedir. Aradaki fark 1.276,02 TL'dir. Davacı 2018 yılında 95.255,78 TL tutarında fatura düzenlemiştir. Davalı defterlerinde ise 87.641,02 TL tutarında davacı faturaları kaydedilmiştir. Aradaki fark 2018 yılında düzenlenen faturalar için 7.614,76 TL'dir. Bu miktardaki fatura davalı defterlerinde kayıtlı değildir.
Davalı defterlerinde 120.215,00 TL tutarında ve 36.715,00 TL tutarında iade faturası görülmektedir, ancak bu iade faturaları davacı defterlerinde kayıtlı değildir. Davalı defterlerindeki iade faturaları toplamı 156.930,70 TL tutarındadır. Davalı defterlerinde iade faturalarıyla birlikte davacıdan 135.777,21 TL tutarında alacaklı olduğu kayıtlıdır. İade faturaları dikkate alınmadığı takdirde davalı defterlerinde davalı davacıya 21.153,49 TL borçlu bulunmaktadır.
Buna 2018 yılına devir farkı 1.266,02 TL ile davalı defterlerinde kayıtlı olmayan tutar 7.614,76 TL eklendiğinde davalı defterlerinde davalı davacıya 30.044,27 TL borçlu olacaktır ki bu şekilde her iki taraf defterleri birbirlerine eşitlenmektedir.
Bu sebeple taraf defterlerindeki uyumsuzluk olan 156.930,70 TL davalı tarafın düzenlediği iade faturalarının, davacı tarafça 2018 yılında düzenlenen 7.614,76 TL tutarındaki davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturaların ve 2018 yılına devirdeki taraf defterlerinde bulunan 1.276,02 TL'lik devir farkının hükümde dikkate alınıp alınmayacağı belirlenmelidir.
Davalı defterlerinde bulunan iade faturaları davacı defterlerinde kayıtlı değildir, davalı taraf iade faturalarına konu malları davacıya iade ettiğini de yazılı delillerle ispatlamış değildir. Bu sebeple 156.930,70 TL'lik iade faturası davalı lehine değerlendirilmemiştir. Yine 2018 yılında davacı tarafça düzenlenen 7.614,76 TL tutarındaki faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle bu miktardaki alacakta davacı lehine değerlendirilmemiştir.
2018 yılına devir farkı 1.276,02 TL'dir. Bu farklılığın neyden kaynaklandığı, davalının bu miktarda borcunun bulunup bulunmadığı, 2018 yılı öncesi defterler ibraz edilmediğinden belirlenememiştir. Bu yıllara ait defterler ibraz edilmediği için davalı ibrazdan kaçınmış sayılmıştır. Bu sebeple davacı defterlerine göre hüküm kurulmalıdır. İbrazdan kaçınmanın müeyyidesi HMK'da açıkça gösterilmiştir. Dolayısıyla 1.276,02 TL'lik devir farkı davacı lehine değerlendirilmiştir.
Buna göre iade faturaları toplamı ile davalının davacıdan alacaklı olduğu şeklinde görülen rakam düşüldüğünde; 156.930,70 - 135.777,21 = 21.153,49 TL düşüldüğünde davacının alacağı bulunmaktadır. Bu alacağa 1.276,02 TL 2018 yılına devir farkı eklendiğinde davacının davalıdan 22.429,51 TL tutarında alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Davacı takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 22.429,51 TL tutarında alacaklıdır. İtirazın bu miktar üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilmelidir. Alacağın bu kısmı likit olduğundan bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.
Katip Hakim
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1811, K. 2019/1180, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama