KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2018
- Esas no
- 2018/60
- Karar no
- 2018/472
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - T.C. No:...
- Kocatepe Mah. Cicoz Deresi Sk. No
- 4-6/2 Bayrampaşa/ İSTANBUL
- Vekili
- Av.... - Selamet Mah. Vardar Cad. Ecevit Sinem 2 İş Merkezi K:3 D:32 16110 Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- ... - T.C. No:...
- Konak Mah. Burak(120) Sk. No
- 9 İç Kapı No:1 Nilüfer/ BURSA
- Vekili
- Av. ... .... - Kıbrıs Şehitleri Cd. Arslantaş İş Merkezi K:9 Uluyol Osmangazi/ BURSA
- Dava
- İstirdat
- Dava tarihi
- 15/06/2012
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizin 07/12/2015 tarih ve 2012/365 esas 2015/1168 sayılı kararı davalı vekilince temyiz edilmiş 19. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2017 tarih 2016/12143 esas 2017/5991 sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma sonrasında yeniden esasa kaydedilen bu davaya ilişkin muhakeme esnasında;
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2012/... esas sayılı takip dosyasında 20.10.2011 tanzim, 30.12.2011 vade tarihli 5.000,00 USD bedelli lehtarı ..., borçlusu ... olarak düzenlenen bonoya dayalı olarak müvekkili hakkında icra takibi yapıldığını, takip dayanağı bonodaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını, ancak ihtiyati haciz aşamasında ve icra baskısı altında müvekkilinin alacaklı ile protokol yapmak zorunda kalıp alacaklıya 27.01.2012 tanzim tarihli ve 15.02.2012 vade tarihli 7.300,00 TL bedelli borçlusu ..., Lehtarı ... olan bono vermiş olduğunu, ayrıca elden ödemeler yaptığını,
toplam 12.300,00 TL ödeme yaptığını, bu nedenle davalı bu dosyayı feragat ile kapattığını, icra dosyasına icra takibi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 12.300,00 TL nin davalıdan istirdadı ile %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, davanın reddini savunmakta, Davacının aslen Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 2011/... ve Bursa 17. İcra Müd. 2011/... esas sayılı dosyaları ile borçlu olduğunu, bu dosyaların borcu için 30.12.2011 vadeli 5.000,00 USD bedelli senet verdiğini, bono ödenmediği gibi protesto edildiğini, bu nedenle Bursa 2. İcra Müd.
2012/... sayılı dosyada takibe konulduğunu, borcun ödenmemesi üzerine 27.01.2012 tarihinde protokol yapılıp 15.02.2012 vadeli 7.300,00 TL bedelli bonoyu verdiğini, bono bedelinin ödenmesi üzerine senet aslının borçluya iade edildiğini, elden yapılan ödeme ile takip dosyası borcu kapatıldığını ve dosyadan feragat edildiğini, bu nedenle davacının borçlu olduğu bedeli ödemiş olduğunu, davacının ilk borçlanmadan itibaren hiç bir aşamada imza inkarında bulunmadığından ve protokol ile de borcu kabul ettiğinden davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini ileri sürmektedir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Yukarıda özetlenen dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda mahkememizin 07/12/2015 tarih ve 2012/365 esas 2015/1168 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karar davalı vekilince temyiz edilmiş ve 19. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2017 tarih 2016/12143 esas 2017/5991 sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesinde "Dava, bonodaki imzanın inkarı nedeni ile açılmış menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Bonodan dolayı ihtiyati haciz kararı alındığı 25/01/2012 tarihinde hacze gidildiği ve protokol düzenlendiği bu tarihten sonra 16/02/2012 tarihinde ise davacının da imzası bulunan ibraname olduğu belirlenmiştir. İhtiyati haciz sırasında yapılan protokol haciz baskısı altında yapıldığı kabul edilerek geçersiz ise de bu tarihten 20 gün sonra yapılan ibranamenin düzenlenmesinde haciz baskısından söz edilemez.
Bu ibraname nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken senetteki imza incelemesine gidilerek kabul kararı verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." görüşüne yer verilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede bozma ilamının haklı ve yerinde olduğu kabul edilmiştir. Elbette haciz baskısı altında taraf iradelerinin gerçeğe uygun biçimde izhar edildiği söylenemez. Ancak ihtiyati haciz yoluyla malların haczine ilişkin tehdidin ortadan kalkmasıyla birlikte taraf iradesinin serbest kalacağı kabul edilmelidir. Somut olayda davacı taraf haciz tehdidi ile bir protokol imzalamıştır. Ancak protokol gereği yapılacak ödemelerin sona ermesi tarihinde yani 16.02.2012 tarihinde bu kez karşılıklı bir ibraname düzenlenmiştir. Aradan geçen süre içinde davacı iradesinin baskı altında olduğu kabul edilemeyeceğinden bozmaya uyulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/60, K. 2018/472, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama