KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Esas no
- 2018/72
- Karar no
- 2018/416
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... TC : ...
- Vekilleri
- Av. ...
- Gazcılar Mah. 2.Kocayunus Sk. Sürmen Mercanlı Apt. No
- 19 K:1
- D
- 1 Osmangazi/Bursa
- Davalı
- ... TC : ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
937 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Hacıilyas Mah. Aral Sk. Seven Apt. B Blok No.9 K.2 Bursa
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/01/2018
KARAR TARİHİ : 29/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili beyanlarında özetle ; müvekkili davacının bir şirketteki hisselerini dava dışı ... ve ...'a devretmesi sonucu bu kişilerden bir kısım ödeme aldığını, kalanını da 11/02/2011 keşide tarihli 15.200,00 TL bedelli senet ile aynı keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli senet olmak üzere iki adet senet aldığını, bu senetlerin ödenmeyince noterlikten protesto çekildiğini, senetlerde yanlızca müvekkilinin cirosunun olduğu, davalının cirosunun olmadığı,
takip dosyasında davalının cirosunun olduğunu cironun sonradan senetlere eklendiğini, aralarında herhangi bir hukuki ve ticari ilişki olmadığını, davalı takip alacaklısına borçlu olmadıklarını davanın kabulü ile Bursa 8.İcra Müdürlüğünün 2011/... sayılı takip dosyasında davacının takip alacaklısına borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere tazminata hükmolunmasını talep etmişlerdir.
Davalı vekili beyanlarında özetle ; davanın bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmamış olduğunu, senede dayalı menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, dava konusu senetlerin davacı ... ile babası ... tarafından müvekkiline borçlarının bir kısmına istinaden verildiğini, cironun gerçek bir ciro olduğunu ve imzanın bizzat davacı ...'e ait olduğunu, davacı tarafın cirodaki imzanın sahteliğine ilişkin bir iddiası olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bu davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava Bursa 8.İcra Müdürlüğünün 2011/... sayılı takip dosyasında takibe konu senetler dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemidir.
Takibe konu senetlerin keşidecisi ..., lehtarı ... END. Tem.... Ltd Şti olup senedin arka yüzünde sırasıyla lehtarın lehtardan sonra Bursa Koli San. Ve Tic. Ltd Şti'nin daha sonra ... 'in ( davacı), sonrasında ise ...'ın ciroları bulunmaktadır. Her bir ciroda tarih bulunmamaktadır.
Sözkonusu senetlere istinaden davacı tarafından 16/02/2011 tarih ve ödeme protestosu ile senet borçları ... ve ...'dan senet bedellinin ödenmesi talep edilmiştir. ...'da senedin aval verenidir. Davacı protesto çekildiği zaman senet metninde yer almayan davalı takip alacaklısının cirosunun ise takip dosyasında yer aldığını ileri sürmüştür. Davacı senetlerin sebebini bilmediği bir şekilde ortadan kaybolduğunu ileri sürmüştür. Senetlerin davalıya geçişininde ne zaman ve nasıl gerçekleştiğini bilmediği iddiasındadır. Davalı taraf ise sözkonusu senetlerin cirolanmak suretiyle davalıya teslim edildiğini, senette bulunan davacı cirolarındaki imzalarında inkar edilmediğini savunmuştur.
Protestonun 15.200,00 TL'lik senede istinaden yapıldığı anlaşılmaktadır. Diğer 10.000,00 TL'lik senet bakımından ödeme protestosu ibraz edilmemiştir. Yani davalınında belirttiği üzere 15.200,00 TL'lik senet yönünden davacının cirosu bu senet bakımından protestodan sonradır. Diğer 10.000,00 TL'lik senet bakımından ise ciro protestodan önce yapılmış ciro niteliğindedir. Daha doğrusu herhangi bir protesto sunulmadığından bu senet bakımından ciro protestodan önce yapılan gerçek bir ciro olarak kabul edilmiştir. 10.000,00 TL'lik senet bakımından ciro alacağın temliki hükmünde değildir.
Yargıtay 12.Hukuk Dairesi Başkanlığının 15/11/2016 tarih 2016/4992 esas 2016/23631 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere protestodan sonraki ciro sadece alacağın temliki hükümleri sonucunun doğuracağından senetlerin protestodan sonra ciro edilmeleri kambiyo senedi niteliklerini kaybetmelerine neden olmayacaktır.
Bir poliçeyi elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacaktır. Buna göre de alacağın temlikine ilişkin herhangi bir temliknameye ihtiyaç duyulmadan da alacaklının yetkili hamil olduğunun kabulü gerekecektir. 15.200,00 TL bedelli 14/02/2011 vadeli senet bakımından durum bu şekildedir.
Beyaz ciro ayrıca bir alacağın temlikine ilişkin bir belge aranmaksızın bir alacağın temlikini gösteren irade beyanıdır.
10.000,00 TL bedelli 21/02/2011 vadeli senet bakımından da ciro gerçek ciro hükümlerini doğurmaktadır. Buradaki ciro herhangi bir protesto bulunmadığından alacağın temliki hükmünde olmayıp ciro niteliğindedir. Bilindiği üzere taraflar kambiyo senedi vermek yahut alacağın temliki niteliğini doğuran bir imza koymak suretiyle borç ilişkisi kendiliğinden doğmaktadır. Bu borç ilişkisinde tarafların bu durumu ticari defter ve belgelerine yansıtmamış olması sözkonusu alacağın ve alacağa dayanak olan senet ve yazılı belgelerin varlığını ortadan kaldırmayacaktır. Bu sebeple ticari defter ve belgelerde bilirkişi incelemesi yapılması da sonuca etkili olmayacaktır.
Diğer yöneyle davacının imzasını inkar etmediği senet metninde yer alan ciroları atarak senedi zilliyetliğinde bulundurması da hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı tarafça dosyaya bildirilen ve daha önce açılmış kıymetli evrakın ziyası veya iptali bulunmadığı gibi davacı taraf sözkonusu senetleri elinden nasıl çıktığını bilmediğini ileri sürmüştür. Senedin arka yüzünde yer alan davacı ciroları mahkememiz kanaatine göre bir devir iradesini yansıtmaktadır.
Bunun akside herhangi bir yazılı delille ispatlanmış değildir. Tarafların ticari defter ve belgeleri incelense dahi senetlere ilişkin herhangi bir kayıt bulunmasa da bu durum takibe konu senetlere ilişkin olarak davacı tarafça sözkonusu belgelerin aksinin yazılı delille ispatlanması yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır.
Keza taraflar arasında ihtilaf bulunmayan diğer bir hususu göre de davacının şikayetçi olduğu dosyada savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına da karar verilmiştir. Yani davalının sözkonusu senetleri hukuka aykırı yollarla elde ettiğine dair herhangi bir delilde dosyada bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/72, K. 2018/416, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama