KÜNYE
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/406
- Karar No
- 2020/352
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2020
Karar Metni
1.015 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
.
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/406
KARAR NO : 2020/352
HAKİM : . KATİP : ... ...
DAVACI
... - ... ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI
... - ... ... VEKİLİ : Av.
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2018
KARAR TARİHİ : 23/06/2020
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2020
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1404 Esas-2019/471 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Mahkememizin 2019/406 Esas sırasını almış ve yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı şirket arasında iki taraflı bir ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, davacı müvekkili şirketin konteyner ara nakliye taşımacılığı, parsiyel taşımacılık ve proje taşımacılığı işlemlerinde hizmet veren bir şirket olduğunu, davalı şirkete verdiği taşıma hizmeti karşılığı 24/11/2017 tarih, 17995 nolu, 1.506,18 USD bedelli, 24/11/2017 tarih, 17996 nolu, 293,82 USD bedelli, 27/11/2017 tarih, 18002 nolu, 1.751,88 USD bedelli, 27/11/2017 tarih, 18003 nolu, 453,12 USD bedelli faturaların davalı şirkete düzenlendiğini, davalı şirketin Aramex evrak gönderim firmasının acentesi olduğunu,
müvekkilinin yurt dışı evrak gönderimleri için bir dönem çalışmaları söz konusu olduğunu, bu hususta davalı şirketin davacı şirkete kestiği 20/12/2017 tarih, 342032 nolu, 685,08 TL bedelli, 26/01/2018 tarih, 340704 nolu, 373,75 TL bedelli 08/02/2018 tarih, 341091 nolu 212,03 TL bedelli üç adet fatura söz konusu olduğunu, bu arada davalı şirketin müvekkili şirkete 09/02/2018 tarihinde 2.500,00 TL ödeme yaptığını, taraflar arası ticari ilişkideki hesap hareketlerinin bu yönde olduğunu,
davaya konu ticari ilişkinin iki taraf yönünden de ticari mahiyet arz ettiğinden ve taşıma sözleşmesinin TTKda düzenlendiğinden davanın ticari dava statüsünde olup mahkeme nezdinde ikame olunduğunu, davalı şirketin Bursa Şubesi ile yürütülmüş olması ve HMKnun 10. Maddesi uyarınca sözleşmenin müvekkili yönünden ifa edileceği yerin yükleme yeri ve limanı olarak Bursa olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında müvekiklinin verdiği hizmet yönünden ticari münasebeti değerlendirildiğinde müvekkili şirket armatörü ile yükleyici arasında komisyoncu tabir edilen şekilde çalıştıklarını, davalı şirketin ise denizyolu taşımacılığı yaptığını,
bu kapsamda ticari ilişki mesnedi taşımalara ilişkin konişmentoların asıllarının gemi kalkışına istinaden müvekkili şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiğini, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaması ayrıca müvekkilinin davalıya düzenlediği faturalarda vade tarihinin mevcut olmaması nedeniyle TTK'nun 1530/4-b maddesi uyarınca müvekkilinin hizmeti teslim tarihi faiz başlangıç tarihi olarak ele alınacağı, bu tarihin de müvekkilinin edimini ifa ile konişmento aslını davalıya teslimi neticesi hizmeti teslim etmiş sayılacağından konişmento tarihini takip eden otuz günün sonu olduğunu,
konişmento tarihleri 22/11/2017 ve 28/11/2017 olup, 28/11/2017 tarihini takip eden otuz birinci gün olan 29/12/2017 tarihinden başlayan faiz talebi mevcut olduğunu, bu nedenlerle beyan ve dilekçe sunma hakları mahfuz kalmak kaydıyla alacak davasının kabulü ile 3.014,07 USD alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkiline karşı davacı tarafın işbu dava konusu alacakları ile ilgili olarak Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyaı ile icra takibi başlatıldığını, işbu takibe ilişkin olarak yetki ve borca itiraz edildiğini, icra takibinin durduğunu, müvekkili şirketin rızası hilafına yapılan bir kısım taşıma işlemleri müvekkili şirkete fatura ettirildiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket yetkililerinin yapmış olduğu görüşmelerde, bu faturalar ile ilgili herhangi bir talepte bulunulmayacağının görüşüldüğünü,
müvekkili şirket tarafından davacı şirket adına kesilen faturalar ile müvekkili şirketin herhangi bir onayı ve talimatı olmadığı halde davacı tarafından yapmış olduklarını iddia ettikleri taşımalarla ilgili müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, karşılıklı tanzim olunan faturalardan sonra yapılan karşılıklı görüşmeler sonrasında müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile cari hesap ilişkisinin kapatılacağının görüşülmüş olmasına rağmen, bu hususa ilişkin mutabakat yapılması noktasında davacı şirketin sürekli bahane ileri sürmek kaydıyla süreci uzattığını,
sonrasında ise davacı şirket ile müvekkili şirketi icraya vermekten çekindiklerini, müvekkili şirketin haklı olarak söz konusu icra takibine ve yetkiye de itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre; Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı bir nakliye sözleşmesine göre taşıma işlemini gerçekleştirerek teslim ettiğini ispat etmelidir. Davalı taraf davaya cevap vermeyerek münkir durumda olduğuna göre davacı yönünden bu yükümlülük devam etmektedir. Davacı taraf davayı ispat için taraf defterlerine ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır.
Bilirkişi 06.06.2020 tarihli raporunda tarafların ticari defterlerindeki kayıtlara göre taraflar arasında bir ticari ilişkinin olduğu, davalı tarafından davalıya kesilen faturaların 3 adet ve 1.207,96 TL olduğu, davacının davalıya verdiği taşıma bedeli olarak 4 adet ve 15.730,59 TL (4.005 USD) bedelli faturaları davalıya kestiği, davalıdan davacıya 2.500.00TL havale gönderildiği, davacının davalıdan olan alacak bakiyesinin 11.959,67 TL olduğu, bu kayıtların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TTK 21. Maddesine göre davaya konu faturalar ile ilgili iade - iptal veya kabul edilmediğine dair bir bilgiye rastlanılmamıştır.
Davacı şirketin 2017 ve 2018 yılına ait tutmuş oldukları ticari defterlerin kanunlara uygun olarak tutulduğundan ticari defterlerin delil olarak kabul edileceği tespit edilmiştir.
Davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 11.959,67 TL cari hesap karşılığı alacaklı olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında görüldüğü, icra takibinin bu tutar ve Türk Lirası üzerinden başlatıldığı, hesaplamış işlemiş faizin 414,60 TL olduğu, davacının işlemiş anapara ve işlemiş faizi ile birlikte toplam alacağının 12.374,27 TL olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller davayı ispata yeterli görülmüş, alacak muayyen olduğundan ve davalının itirazı kötü niyetli bulunduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... · ¸(e-imzalıdır) Hakim ... · ¸(e-imzalıdır)
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/406, K. 2020/352, 23 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama