KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2019
- Esas no
- 2019/480 Esas
- Karar no
- 2019/830
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... Esenevler Mah. 3.Boztaş Sk. No:44 İç Kapı No:1 Yıldırım/BURSA
- Vekili
- Av. ... - Hacı İlyas Mah. Aral Sk. No:30/18 Osmangazi/BURSA
- Davalı
- 1- ... - ... Şirinevler Mah. 89. Sk. No:2 İç Kapı No:2 Yıldırım/BURSA
- Vekilleri
- Av. ... - İnönü Cad. Tekel Sk. G.Yazıcı İş Merkezi K:5 D:504 Osmangazi/BURSA
Karar Metni
1.061 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Av. ... - Demirtaşpaşa Mah. Gönül Sk. Tezeller İşh. No:55 K:4 D:27 Osmangazi/BURSA
DAVALI
2- ... - ... Ankara Yolu Otosansit Sitesi 30. Blok No:26 Yıldırım/BURSA
DAVA
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 21/10/2015
KARAR TARİHİ : 01/07/2019
Eldeki davada mahkememizde yapılan yargılama sonucunda verilen 21/11/2017 tarih ve 2015/1160 - 2017/1289 E/K sayılı karar istinaf edilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2018/853 esas 2019/266 karar numarasıyla bozularak mahkememizin 2019/480 esas sırasına kaydı yapılmış ve İstinaf kararına uyularak muhakemeye devam edilmiştir. Bu muhakeme esnasında;
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların ortağı olduğu şirkete davalı ...'in müdür olarak atandığını, davalının kötü yönetimi ile şirket kayıt ve defterleri düzgün tutulmadığını, ortaklar arasında uyumsuzluk ve husumet oluştuğunu, ortaklık anlayışının ortadan kalktığını, davalının şirket parasının kişisel işlerinde kullandığını, bu nedenlerle müvekkilin şirket ortaklığından çıkmasına veya çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı ... davacı iddialarının haksız olduğunu, müvekkilinin şirketi ayakta tutabilmek için kendi adına kayıtlı şahsi mal varlıklarını satmak zorunda kaldığını, ancak davacı tarafın ortaklık anlayışının sadece kendi çıkarlarını korumak yönünde olduğunu, davacı iddialarının tamamen haksız olduğunu, davacının şirket borçlarının artmasına davacının sebep olduğu, şirketin ücretli çalışanı gibi her hafta kasadan para aldığını, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğinden haksız davanın reddini istemektedir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Yukarıda özetlenen dava sebebiyle Mahkememizde yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirketi ilzam edecek biçimde davacı ortağın çıkmasına izin verilmiştir. Ancak davacı taraf diğer ortak ...’i de hasım göstermiş, Mahkememizce bu davalı yönünden hüküm kurulmamıştır. Mahkememizce verilen 21.11.2107 gün ve 2015/1160 E. 2017/1289 K. sayılı hükmün istinaf edilmesi üzerine Bursa BAM 5. Hukuk Dairesi 29.04.2019 gün ve 2018/853 E. 2019/266 K. sayılı ilamla, yukarıda zikredilen gerekçe ile kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine Mahkememize gönderilen dosya yeniden esasa kaydedilmiş, kaldırma kararındaki eksikliği giderecek şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
Aşağıda ilk kararın gerekçesi tekrar edilecektir. Ancak davalı ... yönünden red gerekçesinin de açıklanması gerekir.
Davalı ... şirketin diğer ortağıdır. Çıkma talebinin gerçek muhatabı diğer ortak veya ortaklar değil şirketin kendisidir. Haklı sebeple çıkma isteği şirkete yöneltilecek bir dava ile istenir. Diğer ortakların taraf sıfatı yoktur. Bu nedenle ...’e yönelik dava reddedilmelidir.
Derdest dava limited şirket ortaklığından çıkma taleplidir. Ortaklar haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden çıkma kararı verilmesini talep edebilirler. Haklı sebeplerin başında ortağın ortaklıkta kalmasını gerektiren sebeplerin ortadan kalkması, şirketin amacına uygun faaliyet göstermeyeceğinin yahut gösteremeyeceğinin ortaya çıkması gelir. Keza ortaklar arasındaki dayanışma ve yardımlaşma duygusunun ortadan kalkması da limited şirketler için önemli bir çıkma sebebi kabul edilmelidir.
Şirketin mali durumu ve nsaıl yönetildiğini belirlemek açısından şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun bulunmuştur. Bilirkişi 22/05/2017 günlü raporunda şirketn genel mali durumu hakkında bilgi vermiş, şirketin 2014 ve 2015 yıllarına ait ayrıntılı bilançolarını göstermiştir. rapora göre şirket 2009 yılındn başlamak üzere 2014 yılı sonuna kadar kâr etmiş, toplam kârı 30.202,50.TL'ye ulaşmıştır.
Buna mukabil 2015 yılında zarar etmiş, zarar toplamı tüm geçmiş yıllar kârını aşarak 32.674,17.TL olmuştur. buna rağmen şirket özvarlığını ve sermayesini tüketmemiştir. Borca batık değildir. Halen 97.528,33.TL özvarlığa sahiptir. Şirket müdürü ve diğer davalı ...'in şirket varlık ve hesaplarını kendi şahsi menfaati doğrultusunda kullandığına dair yeterli bilgi ve bulguya ulaşılamamıştır.
Ortaklığın devamının mümkün ve yararlı olup olmadığı konusunda tanıklar da dinlenmiştir. Davalı tanığı ..., şirketin çoğunlukla davacı tarafından idare edildiğini, davalının işyerine pek uğramadığını, bir ara ...'in işlerin iyi gitmediğini söyleyerek borç istediğini, krediler kullandığını, aynı zamanda araç alım satımı ile uğraştığını, şirketin faaliyeti olan otogaz dönüşüm işinin usta (davacı) ... tarafından yapıldığını anlatmıştır.
Davalı tanığı ... de işin fiilen davacı tarafından yürütüldüğünü yani otogaz dönüşüm ustasının davacı olduğunu, müşterilerle davacının ilgilendiğini, ...'in işyerine uğramadığını, davalı ...'in bir ara kendi işyerine takıldığını, ancak bunun için ücret almadığını, yani para karşılığı çalışmadığını, ...'in aşırı alkol tüketmesini önlemek ve alkol alan arkadaş çevresinden uzaklaştırmak için işyerinde oyalanmasına imkan sağladıklarını, ...'e banka kredi borçlarını ödememsi için verdiği borçların dahalen geri ödenmediğini, güvene dayalı olarak lehlerine ipotek verdiği için iki ortağa da ait birçok banka borcunu ödemek zorunda kaldığını, ...'i çok kere alkol aldığı arkadaşlarının yanından alarak eve götürmek zorunda kaldığını anlatmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davacının ortaklığı sürdürmekte yararı kalmadığı kanaatine varılmıştır. Şirket kısa sürede aşırı borçlanmıştır. Davalı ortak alkol sorunu ile uğraşmaktadır. Bu durum bizzta davalı tanıklarınca doğrulanmıştır. Davacının usta olarak çalıştığı ve emeği ile elde ettiği gelirlerin dahi şirket borçlarının tasfiyesine harcanmak zorunda kaldığı anlaşılmaktadır. Ortaklardan birinin fiili-bedensel çalışması ile elde ettiği gelirlerin dahi riske girmesi söz konusu ise ortaklığınb devamında yarar kaldığından söz edilemez.
Davacı taraf ayrılma akçesi istemediğini beyan etmiştir. Bu durum ortaklardan birinin işler daha kötüye gitmeden şirketle yollarını ayırmak istedeği kanaatini uyandırmaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplerle bu tutum birlikte mütalaa edilirse davacının ortaklıktan beklentisinin en aza indiğini ortaya koyar. Biri şirket faaliyeti kapsamında bedensel çalışmasını ortaya koyan iki ortaktan ibaret bu ortaklığın sürmesi için ortaklar arası güven ve dayanışma ileri derecede elzemdir. Bu tesanüdün ortadan kalktığı açıkça ortaya çıktığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/480, K. 2019/830, 1 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama