KÜNYE
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/50
- Karar No
- 2022/297
- Karar tarihi
- 21 Mart 2022
Karar Metni
1.544 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2022/50 Esas
KARAR NO : 2022/297
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3-... VEKİLİ :Av.... DAVALI :1- ... VEKİLİ :Av........ DAVALI :2-... VEKİLİ :Av. ..... DAVALI :3- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/02/2017
KARAR TARİHİ : 21/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı küçük ... ... ...’ün yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği sırada 20.03.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, hayati tehlike geçirdiğini, vücudunda kemik kırıkları oluştuğunu, olay sebebiyle davalı ... ... hakkında ceza davası açıldığını ve mahkumiyetine karar verildiğini, Kaza sonrasında davacı küçüğün yüzünde kalıcı izler meydana geldiğini bu durumun hem çalışma gücünde kaybı hem de ekonomik geleceğin sarsılmasına neden olduğunu, ileride estetik ameliyat olması gerektiğini, estetik ameliyat giderlerinden SGK’nin sorumlu olduğu miktarın Bilirkisi raporu ile belirlenmesini,
bakiyesinin diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini, davalı sigorta şirketinin yaptığı 23.651,59.TL’lik ödemenin gerçek zarara uygun düşmediğini, olay sebebiyle hem davacı küçüğün hem de velisi olan diğer davacıların manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... ... ...’ün ekonomik geleceğinin sarsılması sebebiyle 200 TL, estetik ameliyat giderleri için 500 TL, efor kaybı sebebiyle 3500 TL maddi tazminatın sürücü açısından kaza tarihinden, sigortacı açısından temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,
davalı SGK’nın sadece ileride oluşacak ameliyat masraflarından sorumlu tutulmasını, davacı baba ... ... İçin 5000 TL, davacı anne ... ... için 5000 TL ve davacı küçük ... ... ... için 40.000 TL Manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş, davacı küçüğün gerekli tedavi ücretlerinin karşılandığını, SUT 2.2 maddesinde sayılanlar dışında estetik amaçlı tedavilerin sorumluluk kapsamında kalmadığını ileri sürmüştür.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddi gerektiğini savunmuş, kaza sebebiyle yapılan başvura sonrasında hasar dosyası açıldığını, ve davacının maluliyetine göre 23.651,59TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, tedavi giderlerinin SGKdan istenmesi gerektiğini, maluliyetin varlığı ve oranının adli tıp raporu ile belirlenmesi ve sigortalı araç sürücüsünün kusuruna göre karar verilmesi, tazminat hesabının da bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, hesaplamada yapılan ödemenin güncellemede tazminattan tenzilini istediklerini beyan etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş, olayın meydana gelişinde davacı ... ... ...'ün de kusurlu olduğunu, olay sırasında araç hızının düşük olduğunu, sinyal vererek sokağa döndüğü sırada iki araç arasından çıkan çocuğun aracın sağ tarafına çarptığını, sürücünün gerekli özeni gösterdiğini, ceza mahkumiyetinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlandığını bu sebeple hukuk mahkememsini bağlamayacağını, sağlık giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını, kendisinin de poliçe limitini aşan kısımla sınırlı sorumlu olduğunu,
davacı küçüğün yüzünde kalıcı iz oluştuğu kabul edilse bile ileride bunun tamamen kaybolma ihtimalinin bulunduğunu, olaydan kendisinin de üzülerek çocuğu en yakın sağlık kuruluşuna götürdüğü, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava trafik kazası biçiminde ortaya çıkan haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Ancak davalı tarafın cevapları eldeki davadan önce başlatılan ceza soruşturması ve sigorta hasar dosyası nazara alındığında davacı küçük ... ... ...’ün yaralanması ile sonuçlanan bir trafik kazasının varlığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Keza yaralanma sebebiyle davacıya bir maddi tazminat ödenmiş olduğundan kaza ile zarar arsasındaki illiyet bağı da ispat edilmiş olacaktır. Eldeki davada temel uyuşmazlık kusur oranı ile sigorta tarafından karşılanmayan başkaca zararlar mevcut olup olmadığıdır.
Mahkememizce daha önce verilen karar Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesinin kararıyla kaldırılmıştır, kaldırma gerekçesinde; '' Somut olayda davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de kararın manevi tazminat ile ilgili herhangi gerekçe içermediği anlaşılmaktadır. Oysa ki gerek T.C.
Anayasasının 141.maddesi ve gerekse yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Mahkeme ara kararları ile kararlarının gerekçeli şekilde yazılması zorunlu olduğu gibi esasen istinaf ve temyiz yasa yolu incelemesinin de ancak mahkemenin gerekçeli kararının denetlenmesi suretiyle yapılabilmesi mümkündür.
Bu itibarla ihtiyati haciz taleplerine ilişkin tüm mahkeme ara kararlarının da duruşma tutanağındaki ara kararı ile değil, ayrıca gerekçeli bir şekilde yazılması gerekir. Mahkeme tarafından manevi tazminatla ilgili kararda hiç bir gerekçe bulunmaması nedeniyle tarafların bu husustaki istinaf istemlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Kabule göre ise, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olup, manevi tazminat isteminin, davacılar ... ... ve ... ... yönünde tam kabul, davacı küçük ... ... ...’ün 40.000,00 TL manevi tazminat talebi kısmen kabul edildiğine göre, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ve davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi de yerindedir.'' gerekçesine yer verilmiştir.
Kaldırma kararında belirtilen hususlar dışında ki hükümler kaldırma gerekçesine konu edilmediğinden Davacı ... ... ... davalı SGK'ye yönelik davasının reddine karar verilmiştir.
Maddi tazminat istemi yönünden de Davacı ... ... ... Davalılar ... ... ve ... Genel Sigorta A.Ş yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile, 500,00 TL maddi tazminat alacağının adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden değerlendirme yapıldığında; hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Dava trafik kazası nedeniyle tazminat davası olarak açılmıştır. Kazada küçük davacı ... ... ... yaralanmıştır, yaralanma neticesinde kalıcı maluliyet oluşmamış, tedavi sürecinin 3 ay süreceği ve davacının yüzünde sabit eser kaldığı belirlenmiştir. Kazadaki kusur durumu ortaya çıkan zararın niteliği dikkate alındığında davacı ... ... ... için 15.000,00 TL maddi tazminata hükmolunmuştur.
Davacı ... ve ... ... çocuklarının yaralanması ve tedavi süreçlerinde manevi olarak zarar görmüşlerdir. Ancak en büyük zararı yaralanan davacı ... ... ... görmüştür. Davacının anne ve babası olan ... ve ... ... için takdiren 5.000,00'er TL manevi tazminata hükmolunarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/50, K. 2022/297, 21 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama