KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/888
- Karar No
- 2024/973
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Esas no
- 2022
- Karar no
- 2024/
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.257 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Av.
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 08/03/2016
KARAR TARİHİ : 25/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ;davalı şirketin 99,5 payı ...'na ait olup, 17/06/2011 tarihli genel kurul kararına göre yönetim kurulunun ..., ...'ndan oluştuğu, müvekkilimin de davalı şirkette pay sahibi olduğunu, şirketin yönetim kurulu başkanı ...'nun demans hastası olup, bu dönemde yönetim kurulu başkanlık görevi sürerken 20/11/2013 tarihinde yönetim kurulu 2 kişi ile toplanarak,
12/12/2013 tarihinde genel kurul yapılmasına karar verdiğini, 12/12/2013 tarihinde genel kurul yapılıp yönetim kurulu üyeliklerine ...'nün seçildiğini, 12/12/2013 tarihli genel kurulun ticaret sicil kaydının Tİcaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen silindiğini, daha sonra yeniden 2 kişilik yönetim kurulu kararıyla genel kurul çağrısı yapılarak 10/04/2014 tarihinde genel kurul yapılarak,
yönetim kurulu üyeliklerinin seçiminin yapıldığını, ...'nun daha sonra 30/03/2014 tarihinde vefat ettiğini, bu tarihe kadar yapılan yönetim kurulu toplantılarının ve alınan kararların usulsüz ve geçersiz olduğundan, butlanının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davanın reddini savunmakta, şirketin yapılan genel kurullarında seçilmiş yönetim kurulu ile temsil edildiğini, ...'nun yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde yönetim kurulu toplantılarına katılmaması nedeniyle alınan kararların ölümünden 2 yıl sonra iptalinin istenmesi hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve iyi niyetle bağdaşmadığından, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava davalı şirketin şirket yönetim kurulu kararlarının butlanı istemine ilişkindir.Davacı fiil ehliyeti bulunmadığı ileri sürülen yönetim kurulu üyesi ...'na verilmiş hukuken geçerli olmayan temsil ve ilzam yetkisi ile bu kararın sürdürülmesi ve bu yetkiye dayanılarak şirketi temsilen yapılmış işlemlere onay veren yönetim kurulu kararı ile şirket ile ilgili olarak murisin fiil ehliyetinin bulunmadığı dönemde alınmış tüm kararlar ve şirketin 12/12/2013 ve 10/04/2014 tarihli genel kurullarının toplanmasına ilişkin yönetim kurulu kararlarının ve 17/06/2011 tarihli genel kurul sonrasında dava tarihine kadar olan tüm yönetim kurulu kararlarının
yokluğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin 21/09/2016 tarih ve 2016/ - E. K. Sayılı karar ile davanın reddine dair karar verildiği, kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 29/11/2016 gün ve 2016/ - E. K. Saylı kararıyla istinaf talebi reddedilmiştir. Davacı taraf bu karara karşı da temyiz yoluna başvurmuş, ... 11. Hukuk Dairesi tarafından incelenen kararlar 07/01/2019 gün ve 2017/ E. 2019/ K sayılı ilamla bozulmuştur.
Bozma gerekçesinde "... muris ...’nun fiil ehliyeti bulunmadığının tespiti, yönetim kurulu kararlarının geçerliliğini etkileyecektir. .. murisin tedavi gördüğü hastahaneden tedavi dosyası da getirtilmek ve ceza dosyasındaki Adli Tıp raporu beklenmek suretiyle yaptırılacak inceleme neticesinde, anılan hastalık nedeniyle yönetim kurulu karar tarihinde hak ve fiil ehliyetini kaybettiğinin tespiti, dava konusu yönetim kurulu kararlarının geçersizliği sonucunu da doğurabilecektir.
Tüm bu nedenlerle, Davacı tarafça, murisin fiil ehliyetinin yokluğu hususunda ceza soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumu incelemesi yapıldığı ve Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi gerektiği ileri sürüldüğü halde, mahkemece bu husustaki davacı delilleri toplanmaksızın dosyada mevcut reçete ve raporların dikkate alınması suretiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." görüşüne yer verilmiştir.
Bozma sonrası dosya mahkememizin 2019/ esas sırasına kaydedilmiş yapılan yargılama neticesinde Davanın ... 11. Hukuk Dairesinin 07/01/2019 gün ve 2017/ esas sayılı bozma ilamına karşı mahkememizin 21/09/2016 gün ve 2016/- E-K sayılı kararında direnilmesine, davanın reddine karar verilmiştir. ... Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/- - 2021/ E.K. Sayılı kararı ile; "ilk derece mahkemesince verilen ilk kararda 12.12.2013 tarihli genel kurul kararının iptali için açılan ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... E. sayılı dosyasının eldeki dava açısından bekletici sorun yapılmasında hukuki yararın bulunmadığı belirtilmesine rağmen, Özel Dairece murisin yönetim kurulu kararlarının alındığı tarih itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması üzerine ilk derece mahkemesince,
usulüne uygun olsun olmasın bir çağrı üzerine toplanan genel kurul kararlarına karşı dava açılabileceği ve çağrının usulsüz olduğunun ise o davada ileri sürülebileceği dolayısıyla genel kurul toplanmasına sebep teşkil eden yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitinde davacının hiç bir hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Görüldüğü üzere, ilk derece mahkemesince ilk kararda davacının hukuki yararının yokluğu belirtilmemiş, ancak direnme kararında ilk karardan tamamen farklı bir gerekçeye dayanılarak direnme kararı verilmiştir. Şu hâle göre, mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.
Hâl böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmesine" dair karar verilmiştir. Bunun üzerine ... 11. Hukuk Dairesinin 2021/... - 2022/... E.K.
Sayılı ilamı ile; "muris ... hakkında düzenlenen 16.10.2012 tarihli Hasta Ekiprizinin hasta geçmişi ve teşhis bölümünde, adı geçenin alzheimer hastası olduğunun belirtildiği, gerçekten de, muris ...’nun fiil ehliyetinin bulunmadığının tespitinin, yönetim kurulu kararlarının geçerliliğini etkileyeceği, kısıtlama kararı bulunmasa dahi, murisin tedavi gördüğü hastahaneden tedavi dosyası da getirtilmek ve ceza dosyasındaki Adli Tıp raporu beklenmek suretiyle yaptırılacak inceleme neticesinde, anılan hastalık nedeniyle yönetim kurulu karar tarihinde fiil ehliyetini kaybettiğinin tespiti,
dava konusu yönetim kurulu kararlarının geçersizliği sonucunu da doğurabileceği hususları göz önüne alındığında, davacı tarafça, murisin fiil ehliyetinin yokluğu hususunda ceza soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumu incelemesi yapıldığı ve Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi gerektiği ileri sürüldüğü halde, mahkemece bu husustaki davacı delilleri toplanmaksızın dosyada mevcut reçete ve raporların dikkate alınması suretiyle sonuca gidilmesi doğru görülmediği" belirtilerek mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı sonrası dosya mahkememiz 2022/ esas sırasına kaydedilmiştir.Davacı taraf murisin eylem ehliyetine haiz olmadığını gerekçe göstererek alınan tüm yönetim kurulu kararlarının murisin 12/12/2013 - 10/04/2014 tarihli genel kurulların toplanmasına ilişkin yönetim kurulu kararlarının şirketin 17/06/2011 tarihli genel kurulu sonrası tüm yönetim kurulu kararlarının murisin fiil ehliyetine haiz olmadığı ileri sürülmek suretiyle yoklukla sakat olduğu iddia edilmiştir. ...
11. Hukuk Dairesinin 2021/... - 2022/... E.K. Sayılı ilamı Bozma ilamında da belirtildiği dava , yönetim kurulu başkanının fiil ehliyetinin olmaması nedeniyle alınan yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti talebine ilişkin olduğundan uyuşmazlığın çözümüne etki edilecek husus murisin eylem ehliyetine haiz olup olmadığıdır.
Ceza dosyasından Adli Tıp Kurumu raporu alınmış, 28/11/2016 tarih ve 14/12/2017 tarihli adli tıp kurumu raporlarında murisin eylem ehliyetine haiz olduğu belirlenmiştir.
Ancak; bu raporlarda en son 15/05/2013 tarihi dikkate alınarak müteveffanın fiil ehliyetinin bulunduğu belirlenmişse de; eldeki dava dosyasında 12/12/2013 tarihine kadar olan süreçte fiil ehliyetinin bulunmadığı da ileri sürüldüğünden 15/05/2013 tarihi öncesinde yahut 15/05/2013 tarihinden 12/12/2013 tarihine kadarki süreç içerisinde daha açık bir deyişle murisin 12/12/2013 tarihine kadar fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Bu hususta davacı tarafın bildirdiği sağlık kuruluşlarından tedavi belgeleri celp edilmiş, SGK'nun gönderdiği medula kayıtları da dikkate alınması istenmiştir.
Toplanan tüm tedavi belgelerinin kapsamından Adli Tıp Kurumunun 17/05/2024 tarih ve 5036 karar numaralı raporu ile 30/03/2014 tarihinde vefat eden ... hakkında düzenlenen tıbbi belgelerin tamamının değerlendirilmesi neticesinde 15/05/2013 tarihinden öncesinde ve 12/12/2013 tarihine kadarki süreç içerisinde fiil ehliyetine haiz olduğu rapor edilmiştir.Tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan araştırmalar sonucunda yönetim kurulu üyesi olan muris ...'nun yoklukla malul olduğu ileri sürülen dönemdeki işlemler dolayısıyla fiil ehliyetine haiz olduğu anlaşıldığından davacının yönetim kurulu kararlarının yokluğuna ilişkin iddiası sübut bulmamıştır.
Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/888, K. 2024/973, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama