KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/414
- Karar No
- 2025/19
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Esas no
- 2023
- Karar no
- 2025
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davacı
- 2- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
Karar Metni
1.322 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Av. ...
DAVALI
1- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI
2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 04/08/2016
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca nakdi kredi ve kredi kartları tesis edilerek kullandırıldığını, diğer davalı ...'in de sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı ...'in borcunu ödememesi nedeniyle kredi hesabı kat edilerek hesap kat ihtarnamesi ve ekindeki hesap özetlerinin borçluya ve kefile gönderildiğini ancak müvekkili bankanın alacağınının borçlular tarafından ödenmediğini, alacağın tahsil edilemeyen bir kısmı için Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ...
Sayılı dosyasında borçlular aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, borçluların borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, bu itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek borçlu davalıların borca faize ve fer'ilerine yaptıkları itirazların iptali ile takimin devamına, itiraz edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin borçlu davalılara yükletilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; söz konusu borç ile ilgili loarak banka tarafından tesis edilen krediler ve kredi kartı ile ilgili olarak tesis edilen üç adet krediden ikisinin tamamen ödendiğini, üçüncü kredinin ise son altı taksitinin ödeyemediğini, banka tarafından kredi kartlarının bloke edildiğini, bu durumun ticaretini olumsuz etkilediğini, bankanın usulüne uygun olarak süre tanımadan icra takibi başlattığını, davacı bankaya kredi kartı borcu ve ödenmeyen altı taksit dışında borcu olmadığını, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ...
Sayılı dosyasına istinaden daha önce kredi kullanarak aldığı ve ödediği ancak banka tarafından rehinlerinin kaldırmadığı taşınmaz ve 2 adet ticari aracın icra yoluyla satıldığını, alacaklı banka avukatlarının kendisine borcunun kalmadığını şifahen söylediğini, banka kayıtları ve icra dosyasının incelenmesini halinde borcunun olmadığının anlaşılacağını, bir dönem iş yaptığı ...'in dava konusu borç ile bir alakasının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın diğer davalının tüketici olarak kullanmış olduğu kredi kartlarından dolayı yapılan takibe yapılan itiraz nedeniyle itirazın iptali davası olup işbu davanın 2016 yılında yani 6502 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra açıldığını, bu sebeple Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan davada, 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddeleri uyarınca asliye ticaret mahkemelerinin görevli bulunduğu düşünülebilirse de özel kanun olan 5464 sayılı Kanunun 44/2 ve 43. maddelerinin açık hükümleri karşısında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirterek öncelikle davaya görev yönünden itiraz ettiklerini,
davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; müvekkilinin diğer davalının davacı banka ile yapmış olduğu davaya konu kredi kartlarına ilişkin kefillik sözleşmesini imzalamadığını, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı icra takip dosyasına konu edilen 7 adet kredi kartı diğer davalının şahsına ait tüketici kredi kartları olduğunu, müvekkilinin imzalamadığı bir kredi kartı sözleşmesine dayandırılarak davacı tarafından kullandırılan kredi ve kredi kartlarından dolayı kefil olarak sorumlu tutulamayacağını, davacı bankanın dava dilekçesinde de işbu hususun açıkça beyan edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile diğer borçlu-davalı ...’in “genel kredi sözleşmesi” imzaladığı ve buna bağlı olarak kendisine kredi kartı kullandırıldığı belirtilmiş ise de müvekkilinin belirtilen icra takibine konu borca kesinlikle kefil olmadığını,
sözleşmenin kefil sıfatıyla imzalanmış olması, doğrudan davalının kefil olarak sorumlu olması sonucunu doğurmayacağını, kefaletin yasanın aradığı şekil şartlarına uygun olmasının zorunlu olduğunu, kefilin sorumlu olduğu miktar, kefalet tarihi ve müteselsilen kefil olduğuna ilişkin açıklamalar kefilin el yazısı ile belirtilmediğinden,
yasal şekle uygun verilen bir kefillik söz edilemeyceğini, yasal şekle uygun olmayan bir sözleşmeye dayanarak da müvekkilinin kefaleten borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı bankaca ileri sürülen kefalet sözleşemesinde müvekkilinin eşinin rızasıda alınmadığını belirterek tüm bu nedenlerle kefil sıfatı ile davalı konumunda bulunan müvekkili hakkında davanın reddini talep etmiştir.
Deliller; Bursa 10. İcra Dairesi'ne, Bursa 11. İcra Dairesi'ne, BTSO'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Bozma sonrası alınan bankacı bilirkişinin raporunun sonuç kısmı: "1. Davalı ... ile davacı T. Garanti Bankası A.Ş. Ankara Caddesi Şubesi arasında 22.09.2008 tarihli 100.000.00 YTL limitli Genel kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ...'in imzası olduğunu,
Ayrıca ... ile davacı banka arasında, 02.12.2009 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalanmıştır. 2. Davalının, Takip Tarihi İtibariyle (25.05.2016) hesaplanan borcun ayrıntıları aşağıda açıklanmıştır. 9.062.39 TL Asıl Alacak + 18.029.14 TL İşlemiş faiz 27.091.53 TL Toplam borçlu olduğu hesaplanmıştır.
27.091.53 TL tutarındaki toplam alacağın tahsilde tekerrür olmamak şartıyla takip tarihinden itibaren 9.062.39 TL asıl alacağa %38,28 oranında temerrüt faizi , icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili, TBK 100 mad. Gereğince kısmı ödemeler varsa işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edileceğini, 3. Bursa 10. İcra müdürlüğü'nün 2010/14337 E sayılı dosyası 12.04.2017 tarihinde takipsizlikten kapandığını, 4. Bursa 10. İcra müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyası 13.04.2011 tarihinde İİK md 152 maddesi gereğince 14.998.26 TL Rehin Açığı Belgesi verilmiştir. (Rehinli menkul satışı paraya çevrilmesi sonucu)5. 818 sayılı yasanın kefalete ilişkin 484.
Maddesinde “Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes´ul olacağı muayyen bir mikdar iradesine mütevakkıftır.” denildiğinden yazılı olması ve kefilin sorumlu olduğu kefalet miktarının gösterilmiş olması şarttır." düzenlemesine göre Davalı ...'in kefaletinin geçersiz olduğu, Sayın Mahkemeniz takdirindedir." şeklindedir. Bozma sonrası alınan bankacı bilirkişi ve emekli icra müdürü bilirkişinin raporunun sonuç kısmı: "Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasında, 25.05.2016 takip tarihi itibariyle talep edilmesi gereken. Asıl alacak miktarının: 8.728,10 TL İşlemiş faiz miktarının: 17.181,58 TL Toplam takip tutarının: 25.909,68 TL olduğu tespit edilmiştir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Mahkememizce verilen önceki kararın Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/545 E, 2023/342 K sayılı ilamı ile icra dosyalarında yapılan ödemelerin de değerlendirilmesi sureti ile borcun bitip bitmediği, bitmemiş ise takip tarihinde bankanın ne kadar alacağı olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kaldırılmış olup, mahkememizce kaldırma ilamında belirtilen hususların değerlendirilmesi amacı ile dosya bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/10/2024 tarihli raporda,
yapılan ödemeler düşüldükten sonra borç miktarının 8.728,10 TL asıl alacak 17.181,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.909,68 TL olduğu rapor edilmiştir. Sunulan rapor incelendiğinde, raporda yapılan ödemelerin her birinin ayrı ayrı değerlendirildiği, faiz hesabının yapıldığı bu itibarla raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür.
Davalı ...'in kefaleti yönünden ise, kefilin sorumlu olduğu miktarın gösterilmemiş olması sebebi ile geçerli bir kefalet sözleşmesi kurulamamış olduğu anlaşıldığından bu borçtan dolayı davalı ...'in kefil olarak sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmış olup, 08/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen borca ve açıklanan diğer hususlara göre aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/414, K. 2025/19, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama