KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/189
- Karar No
- 2025/218
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/02/2024
- Karar
- KABUL
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/02/2025
Karar Metni
1.279 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigortalısına ait ... plakalı aracın 08/03/2023 tarihinde kazaya karıştığını, dava konusu kazadan dolayı davacı aracında hasar meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı doğrultusunda davalının %100 oranında kusurlu olduğunu, davalı tarafın sigortacısı ... sigorta A.Ş.'ye 11/04/2023 tarihinde mail yoluyla başvuru yapıldığını, kısmi ödeme yapıldığını ancak zararın tamamının karşılanmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, davalı sigorta şirketinin başvuru öncesi 9.351,24 TL değer kaybı ödemesi yaptığını, davacının gerçek zararının karşılanmış olduğunu ve davaya konu kaza nedeniyle başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DELİLLER
Dosyada araçlara ait tramer kayıtlarının, dava konusu araca ait hasar dosyasının ve sigorta başvurusuna ait bilgi ve belgelerin, tramer kayıtları doğrultusunda önceki hasarlara ilişkin hasar dosyalarının dosya arasına alındığı görüldü.
Davacı vekilinin 21/01/2025 tarihli Islah dilekçesi ile davasını ıslah ettiği görüldü.Makine Mühendisi bilirkişinin 18/01/2025 tarihli raporunda özetle: " Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyrederken doğrultu değiştirme ve manevraları düzenleyen kurallara uymadığından, şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmediğinden söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %100 ( yüzde- yüz ) oranında KUSURLU olduğu, Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... araç ile seyrederken kontrolsüzce şerit değiştiren ... plakalı aracı fark ettiğinde;
çarpmayı önlemek üzere alabileceği herhangi bir trafik güvenlik önlemi olmadığı gibi, zaman da olmadığı anlaşılmakta olup, bilindiği üzere, bir eylemin ilerisini ya da eylemin nasıl bir yol alacağını önceden kestirmenin ve tehlikeli durumun önlenmesinin olanaksız olduğu durumlarda bireyde kusur aranması düşünülemez, bu nedenle öngörülmezlik bı avram olarak kusur ilkesinin ve kusur sorumluluğun sınırını oluşturur, ayrıca zararlı sonucun öngörülebilir ve bilinebilir olması yeterli değildir; önlenebilir olması da zorunludur.
Kişileri önlenebilir olmayan bir sonuçtan kusurlu kabul etme olanağı yoktur. Bu nedenle kusurdan söz edebilmek öngörülebilirlik ve önlenebilme kavramlarının birlikte bulunmasına bağlı olduğu gözetildiğinde söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde KUSURSUZ olduğu, Dava konusu ... plakalı, TOYOTA marka, AURİS 1.6 AVTİIVE tipi, 2018 model olup.
700.000,00 TL, Tamir ve onarımı tamamlandıktan sonra piyasa rayiç değeri : 665.000.00 TL, değer kaybı : 700.000.00 TL ( aracın olay tarihinden bir gün önceki piyasa rayiç değeri ) 665.000.00 TL ( tamir ve onarımı tamamlandıktan sonraki piyasa rayiç değeri ) — 35.000.00 TL ( otuz beş bin lira ) değer kaybı mevcut olduğu, Dava konusu aracın tamir ve onarımı tamamlandıktan sonra rayiç değerini tespit etmek için, üç adet yerden fiyat araştırması yapıldığında, 670.000.00 TL, 660.000.00 TL ve 655.000.00 TL üç fiyat temin edilerek 665.000.00 TL bedel uygun bulunduğu,
dava konusu araç satılmak amacıyla pazara götürüldüğünde emsallerine göre 35.000.00 TL ( otuz beş bin lira ) değer kaybı hesap edilmekle beraber, sigorta şirketince 9.351,24 TL ödeme yapıldığı. 35.000,00 TL — 9.351,24 TL - 25.648,76 TL ( yirmi beş bin altı yüz kırk sekiz lira, yetmiş altı krş ) bakiye alacağı hesap edildiği" hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan değer kaybı talebine yöneliktir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 08/05/2023 tarihinde saat ... sıralarında, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... caddesi üzerinde; dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... caddesi üzerinden sağ şeritten seyrederken, sol şeride geçmesiyle, sol şerit üzerinden seyretmekte olan davacı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araca sağ ön taraftan çarpması sonucu maddi hasarlı davaya konu trafik kazasının meydan geldiği,
davacı taraf, meydana gelen kaza neticesinde aracında değer kaybı oluştuğunu belirterek değer kaybı bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açtığı görülmüştür.
Mahkememizce Makine Mühendisi bilirkişiden alınan18/01/2025 tarihli raporunda, davalı sigorta şirketine sigortalı olan araç sürücüsü dava dışı ...'ün şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmediğinden söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu, davacı araç sürücünün ise, kusursuz olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanakları aksi kanıtlanana kadar geçerli belgeler olduğu, eldeki davaya ait kaza tespit tutanağındaki saptamaların aksine herhangi bir delil sunulmadığı, bilirkişi raporunun düzenlenen kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, bu haliyle hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmıştır.
Yine, Makine Mühendisi bilirkişinin 18/01/2025 tarihli raporunda; davacının maliki olduğu aracın 35.000,00-TL değer kaybına uğradığı belirtildiği, raporda denetime açık emsal satış ilanları da gözetilerek aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değeri ile kaza tarihindeki hasarlı ikinci el değeri tespit edilerek değer kaybının belirlendiği,
yine değer kaybı olarak belirlenen bedelin hasarın niteliği, meydana gelen zarar, kaza tarihindeki rayiç değer göz önüne alındığında piyasa şartlarına uygun düştüğü anlaşılmakla bu haliyle, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar bilimsel, gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varıldığı,
dava açılmadan evvel davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 9.351,24 TL değer kaybı ödemesi yapıldığından bu miktar mahsup edildiğinde davacının bakiye 25.648,76 TL değer kaybı zararı oluştuğu, davacı vekili tarafından sunulan 21/01/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 25.648,76-TL'ye yükseltiği, anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.Bununla birlikte, davacı tarafından davalı sigorta şirketine email yoluyla başvuruda bulunulduğu, başvuru evraklarının 11/04/2023 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği,
bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrasına tekabül eden tarihin 22/04/2023 olduğundan ( kısa kararda maddi hata yapılarak 23/03/2023 tarihi yazılmışsa da, bu husus gerekçeli kararda düzeltilmiştir) bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Diğer taraftan davacı taraf ıslah dilekçesinde yasal faiz talep edildiğinden faiz türü olarak yasal faizin işletilmesine karar verilmiştir. Son olarak ise, ...
4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 tarih ve 2022/ esas, 2024/ karar sayılı ilamında: "Tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde olup, bu haliyle dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığı vurgulanmıştır.
Eldeki davada davacı tarafça KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle artık davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerektiğinden zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ✍E-Imzalıdır Hakim · ✍E-Imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/189, K. 2025/218, 21 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama