KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/910
- Karar No
- 2024/1189
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2024/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/05/2024
- Karar tarihi
- 05/11/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/12/2024
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinde özetle; fazlaya dair hakları mahfuz kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) şimdilik 100 TL araç değer kaybı ve 100 TL kazanç kaybından (mahrumiyet bedeli) doğan maddi tazminatın tahsilin talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. Deliller; ... Vergi Dairesi'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye, ... Merkezi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir.
Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada sigorta şirketine husumet yöneltilmemiştir.
Bu durumda davanın mutlak ticari dava olma vasfı yoktur. Davanın nisbi ticari dava olabilmesi için ise her iki tarafın tacir olması gerekmektedir. Davalılardan işleten bir sermaye şirketi olup tacirdir. Ancak, nisbi ticari davanın söz konusu olabilmesi için davacının da tacir olması gerekmektedir. Mahkememizce davacının vergi mükellefiyetine ilişkin yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının kaza tarihi itibariyle vergi mükellefiyetinin olmadığı belirtilmiştir.
Vergi mükellefi olmayan birinin ticari işletme işlettiğini söyleyebilmeye olanak yoktur. Ayrıca, dosya kapsamında bulunan eksper raporunda davacının aracının hususi kullanıma özgülendiği belirtilmiştir. Sonuç olarak eldeki davada davacı tacir olmadığından davanın nisbi ticari dava olmadığı, bu bağlamda görev dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/910, K. 2024/1189, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama