KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1118
- Karar No
- 2026/112
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2026/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.311 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Av.
DAVALI
VEKİLİ : Av.
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2025
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ; müvekkkili ...
Makina ile davalı şirket arasında ticari mal alım satımı olduğuun, müvekkilinin son olarak davalı firmaya 1 adet ... eksen ... yatay işleme merkezi ve 1 adet ... marka ... yatay işleme merkezini sattığını, bu satışlar için müvekkili tarafından davalıya nolu 21.11.2024 tarihli 80.000,00 Euro tutarlı fatura ve nolu 27.01.2025 tarihli 66.666,67 Euro tutarlı fatura düzenlendiğini, satılan mallar davalıya teslim edildiğini, bu satışlar sonrasında davalının daha önceki ödemeleriyle birlikte toplam borcu 98.045,00 Euro olduğunu,
müvekkilinin davalıya bu durumu defalarca bildirmesine ve borcun ödenmesini istemesine rağmen davalı bugüne kadar müvekkiline ödeme yapmadığını, biriken borcun tahsili amacıyla davalıya karşı ... 5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/...
Esas Sayılı dosyası ile yabancı para birimi üzerinden borcun fiili ödeme tarihinde ödenmesi koşuluyla icra takibi başlatıldığını, davalının 05.08.2025 tarihinde borca itiraz ettiğini, davalının icra takibine itirazı hukuka aykırı olduğunu, davalı itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmişse de herhangi bir ödeme belgesini de dosyaya sunmadığını, davalı satın almış olduğu makinelerin bedelini ödemeyerek icra takibine ve davaya sebebiyet verdiğini, davalı firma, uzun süredir ödeme vaadiyle müvekkilini oyaladığını, bu süreçte alınan bilgilere göre,
davalı firma ticaret yaptığı diğer firmalara da ödemelerini aksatmaya başladığını, mal varlıklarını saklama ve alacakların tahsilini imkansız hale getirme çabası içerisinde olduğunu, kendisine teslimi yapılan malların ödemesi muaccel hale gelmiş olmasına rağmen müvekkilinim alacaklarını ödemediğini, icra takibine haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz ettiğini, tek amacı süreci uzatmak ve tahsilini imkansız hale getirmek olduğunu, bu nedenle ileri de müvekkilinin mağdur olmaması amacıyla davalı şirketin menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarda ihtiyaten haczine karar verilmesini,
açıklanan nedenlerle haksız ve kötüniyetle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacak likit olduğundan davalı aleyhine asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, İhtiyati haciz taleplerinin kabulüne, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine, davanın kabulüne, davalı borçlunun ... 5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/...
Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, Asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacının müvekkili şirkete iki adet ... marka ... makine sattığını ve bedellerinin ödenmediğini ileri sürdüğünü, ancak bu iddianın tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili tarafından teslim alınan ilk makine teslimden kısa süre sonra ciddi arızalar gösterdiğini ve çalışmaz hale geldiğini, makinenin tamiri için yetkili servise gönderildiğini, yüksek miktarda onarım ve bakım masrafları yapıldığını, davacı tarafın bu süreçte ne ayıbı gidermiş ne de masrafları üstlendiğini,
ilk makinede yaşanan büyük teknik problem ve davacının bu konuda hiçbir çözüm sunmaması üzerine müvekkilinin ikinci makinenin gönderilmemesini açıkça davacıya bildirdiğini, buna rağmen davacının müvekkilinin açık uyarısına karşın tek taraflı olarak ikinci makineyi gönderdiğini, müvekkilinin rızası dışında ithalat işlemini başlattığını, davacının rızasız gönderdiği ikinci makine nedeniyle müvekkili firmanın yaklaşık 1.000.000 TL tutarında gümrük, nakliye, depolama ve ek masraf ödemek zorunda kaldığını, bu gönderimin hem müvekkilinin ticari iradesine aykırı olarak yapıldığını,
hem de davacının kendi kusurlu davranışından doğan bir zarara sebebiyet verdiğini, dolayısıyla müvekkilinin bu zarardan dolayı davacıdan alacaklı konumunda olduğunu, davacının iddia ettiği şekilde herhangi bir ödememe veya temerrüt hali söz konusu olmadığını, davacının dayandığı 21.11.2024 tarihli 80.000 Euro ve 27.01.2025 tarihli 66.666,67 Euro tutarındaki faturaların müvekkili tarafından kabul edilmediğini, birinci makine ayıplı, ikinci makine ise rıza dışında gönderildiği için bu faturaların geçerli bir borç doğurmadığını,
dolayısıyla davacının ileri sürdüğü alacak muaccel ve ispatlanabilir nitelikte olmadığını tüm bu nedenlerle davacının dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetle açtığı itirazın iptali davasının reddine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali isteminden kaynaklanmaktadır.
Takip konusu alacağın taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklandığı, satıma konu emtiaların 2 adet makine olduğu anlaşılmaktadır.Davacı söz konusu makineleri teslim etmesine rağmen davalının daha önce yapmış olduğu ödemeleri mahsup ederek 98.045 Euro bakiye alacak üzerinden icra takibi başlatmıştır.Davalı taraf davacının teslime ettiği makinelerden bir tanesinin ayıplı çıktığını buna ilişkin onarım masraflarının oluştuğunu, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle iyi niyet kapsamında davacıya ayıp ihbarında bulunulmadığını,
ilk makinenin ayıplı çıkması nedeniyle davacıya 2. Makinenin gönderilmesinin söylendiğini ancak buna rağmen davacının ithalat işlerini başlatarak malı teslim ettiğini, davalının da depo masrafları nedeniyle teslimi kabul etmek zorunda kaldığını, yine iyi niyet çerçevesinde sözleşmeden dönme hakkının kullanılmadığını cevap dilekçesindeki ve duruşmadaki beyanlarında belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Taraflar arasındaki ihtilaf ayıp, ayıbın ihbarı ikinci makineye ilişkin sözleşmeden dönmenin gerekli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında her iki makinenin davalı tarafça teslim alındığı bedellerinin ödenmediği, davalı tarafça faturaların defterlere işlenmediği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Tahkikatın konusunu ihtilaflı noktaların çözümlenmesi oluşturmaktadır.Dava konusu makineler ithalat süreci içerisinde davalının yurt dışında teslim edilmiştir.Davacı taraf satıma konu makineden dolayı ayıp ihbarında bulunmadığını kendisi kabul etmektedir.
Ayıp ihbarının gerçekleştirilmesi durumunda davacının söz konusu makinelerin onarım yoluna gitmesi mümkünken ayıp ihbarının kullanılmamasıyla davacının bu hakkı kullanması önlenmiştir. Yasa koyucu gerek özel nitelikteki TTK'nun 18. Maddesinde ve 23. Maddesinde düzenlenen hüküm nedeniyle gerekse de TBK'daki genel nitelikteki düzenlemeler ile ayıba ilişkin hakların kullanılmasında ihbarın yapılmasını gerekli kılmıştır.
Davacı taraf bu yükümlülüğü ihlal ettiği gibi cevap dilekçesi ekinde sunduğu onarıma ilişkin belgelerin dava konusu makine ile ilgili olduğu da belge içeriklerinden belirli değildir. Ayıbın varlığı ispatla bunu iddia edenin üzerindedir. Bu sebeple ayıpla ilgili araştırma yapılacak bir husus bulunmamaktadır. Davalı bu birinci makine bakımından ödemediği bedelden sorumludur.İkinci makine ile ilgili olarak sözleşmeden dönülmediği davalı tarafın da kabulündedir.
Davacı taraf ithalat sürecini başlatarak malı yurt dışında teslim edilmiştir. Mal da teslim alınmıştır, bu durum beyanlarla sabittir. Bu ikinci makineye ilişkin ayıpla ilgili bir iddia da bulunmamaktadır. Davalı bu ikinci makine bakımından da ödemediği bedelden sorumludur.Davalı tarafın faturaları ticari defter ve belgelerine işlemediği bellidir. Davalı makine bedellerinin tamamının ödendiği savunmasında da bulunmamıştır.
Aksine ifaların kabul edilmemesi gerekçesine dayanarak ödenmeme olgusunu teyit etmişlerdir. Davalı tarafça faturalar defterlere kaydedilmediğinden ödeme savunması da yapılmadığından ticari defter ve belgeleri de incelemeye gerek yoktur. Davacı davalının daha önce yaptığı ödemeleri mahsup ederek makinelerin bakiye bedeli üzerinden alacak talep etmiştir.
Davalı taraf ödeme savunmasında bulunmadığına göre davacının bu mahsubu da dikkate alınarak bakiye ödenmeyen tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına da hükmolunmuştur. Ancak takibe konu para yabancı para olduğundan itirazın haksızlığı takip tarihine göre belirlenmekle icra inkar tazminatına da takip tarihi verilerine göre yabancı paranın TL karşılığı üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Başkan · E-imzalı · Üye · E-imzalı · Üye · E-imzalı · Katip · E-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1118, K. 2026/112, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama