KÜNYE
T.C. Bursa Asıl Dava Mahkememizin ............... Esas Sayılı Dosyasında Dava İhbar Olunan
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/343
- Karar No
- 2018/640
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2018
- Esas no
- 2014/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- 1- 2- 3-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- 2-
- Vekili
- Av.
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 15/09/2014
Karar Metni
2.772 kelime·14 dk okuma·13 bölüm
BİRLEŞEN BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAH.NİN .............E. .................. K. SAYILI DOSYASINDA
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 27/10/2008
KARAR TARİHİ : 10/05/2018
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müteveffa ...'nin yumurtalıklarında oluşan kistin teşhis ve tedavisi için davalı ...'ye muayene olduğunu, davalının da ameliyat olması gerektini söylediğini, ameliyat öncesinde müteveffa ve davacıların basit bir ameliyat olacağını, laparoskopi (kapalı ameliyat) yöntemi kullanılacağını, kısa bir sürede ayağa kalkacağı şeklinde bilgilendirildiklerini, 04/02/2007 tarihinde müteveffanın ...
Bursa Hastanesindeki ameliyatı esnasında sağ ve sol iliak akterlerinin (vücudu besleyen ana atardamarların) kesilmesi sonucunda aşırı kan kaybı ile birlikte nabzının durduğunu, kapalı ameliyattan açık amileyita geçerek müdahale ettiklerini , kesilen damarların onarılmaya çalışıldığını, açık kalp masajı ve yoğun kan takviyesi sonucunda koma halinde hayata döndürüldüğünü, yanlış ve hatalı müdahale sonucunda bitkisel hayata girdiğini, 17 gün yoğun bakım servisinde yattıktan sonra veat ettiğini,
davacı müvekkillerinin duyduğu manevi yıpranmalarının ekonomik bir karşılığı olmasa da acılarının bir nebze tatmini için davalılardan manevi tazminatın davalılardan tahsilini, müteveffa ...'nin dava konusu operasyon sonucunda vefaat etmesi nedeniyle kızı ... ve Eşi ... kendisinin aile bütçesine sağladığı ekonomik katkı ve vefatı sebebiyle ortaya çıkacak ekonomik kayıplar oranında destekten yoksun kaldıklarını, bu sebeple maddi tazminat taleplerinin olduğunu, davalılardan tazminini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket bünyesinde çalışan doktorlar tarafından verilen sağlık hizmetinde atfı kabil bir kusur bulunmadığını, teşhis ve tedavi yönteminde herhangi bir hata veya ihmal söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın ameliyat sırasında yaralandığı iddia edilen damarın aynı yerde kesişen damarlar olduğunu, tek bir işlem ile de bu 3 damarın yaralanmasının literatürde kabul edilen bir komplikasyon olduğunu, müteveffanın kesin ölüm nedeninin Adli Tıp Kurumundan araştırılmasını, dava dilekçesinde belirtilen hiçbir hususu kabul etmediklerini, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısı olan Müteveffa ...'nin davalınınn özensiz ve diakkatsiz davranışları nedeniyle vefat etiğini, sigorta kapsamında ödenen miktarın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
KANITLAR
Ceza davası, hastane kayıtları,tanık beyanları, sigorta poliçesi, ödemelere iilişkin kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Mahkememizce tanıkların dinlenilmesine karar verilmiştir.
Dinlenen davacı tanığı...:" Ben müteveffa... hanımı kızı ...’in öğretmeni olmam nedeniyle tanıyorum, kendisi ile veli-öğretmen ilişkisi içerisinde çok yakınlaşmıştık, çok ilgili bir anne idi. Hatta sınıfımızın sınıf annesi olmuştu ve her türlü sınıf ihtiyacını karşılıyordu. Benim gördüğüm ve ...’in anlattığına göre birbirine çok bağlı bir aile yaşantıları vardı. ... hanımın vefatından sonra ... çok etkilendi. İçine kapandı, bu durum derslerine yansıdı.
Ben ailesi ile görüşerek onun psikolojik tedavi almasını sağlamalarını söyledim ve ... bir sürü psikolojik tedavi gördü. Halen görüp görmediğini bilmiyorum, kendisi ile halen görüşmeye devam ediyoruz, ... hanımın ölümünden sonra ...’in bu halinin daha kolay düzene girmesi için Haluk Bey evini İzmir’e taşıdı, çünkü burada kaldığı süre içerisinde ... annesinin ölümü nedeniyle çevreden çok etkileniyordu."
Davacı tanığı ...:"Müteveffa... benim ilkokuldan beri yakın arkadaşımdır, aynı okullarda okuduk, aynı çevrede büyüdük, hayatımızın her devresinde beraberdik, ölümü bizim üzerimizde bile çok derin etkiler bıraktı. ................... kaybedince eşi, annesi ve çocuğu ve tüm ailesi perişan oldu. Hatta Bursa’da yaşamaya devam edemediler ve İzmir’e taşındılar. Özellikle küçük ... psikolojik tedavi gördü. Halen de ölümün aile üzerindeki etkileri devam etmektedir, ... çocuğunu büyütmek amacıyla işten ayrılmıştı, ancak ileriye dönük olarak tekrar çalışmayı düşünüyordu, hattı kendisi ile birlikte bir iki iş görüşmesi dahi yapmıştık."
Davacı tanığı ........................:"Müteveffa... ve davacıları 10 yıldır komşum olmaları nedeniyle yakından tanıyorum, ...’in tüm çevresi ile ilişkileri çok iyiydi. Kendisi çok iyi bir anne ve eşti. Aile olarak birbirlerine çok bağlıydılar. Onun kaybı bizleri bile derinden sarstı. Ölümünden sonra ailesi çok zor günler geçirdi. Özellikle kızı psikolojik tedavi gördü. Aile bir türlü kendini toparlayamadı. Hatta Bursa’da kalamadıkları için İzmir’e taşındılar. ...
Hanım çocuğunu büyütmek amacıyla çalışmasına ara vermişti, ancak ölmeden önce tekrar çalışmak istediği için iş arıyordu, müteveffa... hanımı kızı ...’in öğretmeni olmam nedeniyle tanıyorum, kendisi ile veli-öğretmen ilişkisi içerisinde çok yakınlaşmıştık, çok ilgili bir anne idi. Hatta sınıfımızın sınıf annesi olmuştu ve her türlü sınıf ihtiyacını karşılıyordu.
Benim gördüğüm ve ...’in anlattığına göre birbirine çok bağlı bir aile yaşantıları vardı. ... hanımın vefatından sonra ... çok etkilendi. İçine kapandı, bu durum derslerine yansıdı. Ben ailesi ile görüşerek onun psikolojik tedavi almasını sağlamalarını söyledim ve ... bir sürü psikolojik tedavi gördü.
Halen görüp görmediğini bilmiyorum, kendisi ile halen görüşmeye devam ediyoruz... hanımın ölümünden sonra ...’in bu halinin daha kolay düzene girmesi için Haluk Bey evini İzmir’e taşıdı, çünkü burada kaldığı süre içerisinde ... annesinin ölümü nedeniyle çevreden çok etkileniyordu."
Davalı tanığı ......................: "ben davalı Dr. ...’yü tanıyorum, davalı ... Bursa Hastanesinde 3 yıldan beri çalışıyorum. Dr. .............. özel çalışan bir doktordur, Bursa’da özel muayehanesi vardır ve aynı zamanda Uludağ Ünv. Tıp Fakültesi Öğrt. Üyesi olup fakültede part time çalışıyordu. ... hastanesindeki çalışma usulü ise “Dış hekim – Ziyaretçi Hekim” ünvanı ile doktorun kendisinin talep etmesi halinde ...
Hastanesine gelip hastanenin ameliyathanesinden yararlanarak ameliyat yapıyordu. Çalışma usulü bu şekildeydi. Davaya konu olan ... isimli hastanın ... Bursa Hastanesinde Dr. ... tarafından ameliyat edildiğini biliyorum. Ben bu ameliyata anestezi uzmanı olarak girdim. Hasta ... kadın doğumla ilgili kist ameliyatı yapılmıştır. Ameliyatı Dr. ... hastanemize başvuru yaparak kendi hastası olan ...’yi ... de ameliyat etmeyi istemiş ve kendisine imkan sağlanmıştır.
Ameliyathane ortamı hastanemize ait olup anestezi uzmanı yine hastanemizce sağlanmıştır, diğer yardımcı personeli de hastanemiz sağlamıştır, ameliyat sonrası bakım da hastanemize ait olarak ameliyata izin verilmiştir.
Ben bu ameliyata girdim, Dr. ... ameliyata girdi, kist operasyonu yaptı, laparoskopik girişimin başlangıcında yerleştirilen torakar büyük damar yaralanmasına neden oldu, büyük damar yaralanması nedeniyle hastada büyük kan kaybı meydana geldi, daha ameliyat başlangıcında Dr. ...’in bu torakar işleminde yani torakarı yerleştirirken hatalı yapması neticesinde büyük damar delinmesine neden olup hasta daha ameliyat başlangıcında kan kaybına uğradı, bunun üzerine ameliyathade gereken işlemler yapılmaya başlandı, hastanemiz kan temin etti, sıvı verildi, damar cerrahları çağırıldı, damarın onarılması için batın açıldı, dikilmesi için işlem yapıldı,
yani hastanın kurtarılması için gerekenler yapıldı, hasta işlemden sonra yoğun bakıma alındı. Yoğun bakımda da gereken işlemler yapıldı, 3-5 gün sonra hasta kaybedildi, asıl amaç kist alma işlemini kesin hatırlamamakla birlikte Dr. ... ‘in gerçekleştiremediğini sanıyorum. Çünkü damar delinmesi ameliyat hazırlığı sayılan torakar yerleştirme sırasında olmuştur.
Bu bir ameliyat hazırlığıdır, yani rahat çalışabilmek için batına gaz verme işlemidir ,ben hastanede anestezi bölümü direktörü olarak çalışıyorum, idari bir görevim yoktur, bu nedenle Dr. ... ile hastane arasındaki idari bir sözleşme bulunup bulunmadığı hususunu bilemiyorum, benim ihtisas alanıma göre ve hastanın ameliyatında bulunduğum sürece ve yoğun bakımda gördüğüm sürece hastanenin bu hastanın vefatında kusurlu bir işlemini görmedim, çünkü ameliyathanede büyük kan kaybından kaybedilme durumuna gelen hastayı yoğun bir çalışma sonucunda yoğun bakıma çıkacak hale getirdik."
Davalı tanığı ...................... beyanında:"Ben ... Sağlık Hizmetleri Tic AŞ de tam zamanlı kalp damar cerrahı olarak görev yapmaktayım. 2007 yılı Şubat ayı içerisinde kadın doğum bölümündeki bir hastaınn ameliyatı sırasında karın içinde damar yaralanması olduğu bildirildi. Bunun üzerine ameliyathaneye gittik. Hastanın karın içinde büyük damar yaralanması söz konusu idi. Biz ekibimizle birlikte yaralanmayı tamir ettik. daha önceden hastanın kalbi de durmuştu. Buna da müdahale ettik. Göğüs kafesini açtık. Direk kalp üzerine mühaleleler yaparak kalbin çalışmasını sağladık. Ve hastayı yoğun bakıma devrettik. Bu tür ameliyatlarda damar yaralanması olabilecek bir komplikasyondur. Ancak çok sık gerçekleşen bir komplikasyon değildir. " şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
A.T.K. 1. İhtisas Kurulu 06/07/2007 tarihli yazısında; müteveffanın ölüm sebebinin pnömoperituan uygulaması esnasındaki enstrümantasyon sonucu vena kava inferior, sağ ve sol iliak arter yaralanmasına bağlı iç kanama nedeniyle meydana gelen hipovolemik şok ve gelişen komplikasyonlardan ileri geldiği mütalaa edilmiştir.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı'nın 25/04/2008 tarihli kusura ilişkin değerlendirmesinde; farklı bölgelerde üç damarda birden yaralanma saptandığı dikkate alındığında tıbbi kayıtlarda bahsedildiği gibi tek hamlede batına girilemediği, birden fazla girişim nedeniyle saptanılan damar yaralanmalarının oluştuğu, hekimin eyleminde özensiz ve dikkatsiz davrandığı değerlendirilmekle hekimin davranışının tıp kurallarına uymadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
... Hastanesi 20/03/2008 tarihli yazısında; davalı Mehmet ...'nün hastane imkanlarından ziyaretçi hekim olarak faydalandığı, full time yada part time görevli olmadığı belirtilmiştir.
Yüksek Sağlık Şurası 18-19 Mart 2010 tarih .................. sayılı kararında; 3 kere alt pelvik bölge ameliyatı geçirmiş hastada ilk portun açık yöntemle girilmesi gerektiği, bu durum dikkate alınmadan ilk portun girilmesinde kapalı yöntemin tercih edilmesi gerektiği, 3 büyük damarın anatomik uzaklıkları gözönüne alındığında meydana gelen 3 büyük damar yaralanmasının tek girişle meydana gelemeyeceği, bu nedenlerden dolayı doktor Mehmet ...'nün kusurlu olduğuna ... Karar verilmiştir.
A.T.K.
1. İhtisas Kurulu 22/06/2011 tarih 2026 sayılı kararında; kişinin ölümüne neden olan damar yaralanmasının ameliyat esnasında gelişen bir komplikasyon olduğu ve bu komplikasyonun zamanında fark edilmiş olması ile kesilen damarlara yönelik yapılan müdahaleler ile sonrası tedavilerin tıp kurallarına uygun olduğu, daha önce batın ameliyatı geçirmiş olan olgularda batına girilmiş olması eski insizyon yerinden kapalı teknikle pnömoperituanuma oluşturulmak yerine açık teknik ile batına girilmesini daha uygun bir yöntem olduğu, ancak uygulanmış olan yönteminde deneyimli ellerde hatalı bir uygulama olmadığı,
her ne kadar over kistine hastalığına yönelik seçilen ameliyat tekniği ideal yöntem olmasa da operasyon esnasında 3 damar yaralanması şeklinde meydana gelen komplikasyonun zamanında fark edilerek açık ameliyata geçildiği ve ilgili branş hekimlerin müdahalesini sağladığı dikkate alındığında operasyon gerçekleştiren hekime yönelik kusur atfedilemeyeceği mütalaa olunmuştur.
Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi... Esas-... Karar sayılı ilamı ile sanık ...'nün üzerine atılı Taksirle Adam Öldürme suçundan beraatine karar verildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2014/11303 Esas-2015/5312 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında bozma ilamına uyulduğu, Bursa 5. Asliye Ceza MAhkemesinin ... Esas-................... Karar sayıl ilamında sanık Mehmet ...'nün Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan 1 Yıl 8 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2016/4227 Esas-2017/6531 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının düzeltilerek onandığı anlaşılmıştır.
Dosya tazminat hesaplama konusunda uzman ve Sigorta Hukuku konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilerek 14/03/2016 tarihli raporunda özetle: Tüm bulgular kapsamında, davalı doktorun eyleminin tıp kurallarına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davacı Axa Sigorta A.Ş.'nin talebinin irdelenmesi sonufcunda, davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında ... Sağlık Hiz. Ve Tic.
A.Ş.'ne 14/06/2007 tarihinde 61.911,49-TL ödendiği iddiasında bulunduğu ve ödeme dekondunu dava dosyasına sunmuş bulunduğu sebebiyle talebinin yerinde olduğu, bu ödemelerin tedavi hizmetlerine yönelik olduğu, yapılan hesaplama neticesinde, davacı dul eşin talep tavanının 143.033,05-TL çucuğun talep tavanının 27.862,32-TL olacağı, davacının sair harcama taleplerinin irdelenmesi sonucunda, davacının cenaze ve defin masrafları ile ilgili olarak davacı ...'nin müteveffa eşi için 1.006,05-TL cenaze ve defin masrafı yaptığını (701,50-TL cenaze nakli, 135,00-TL otopsi vs.
170,00-TL diğer masraflar) bu masraflarının karşılanmasını talep ettiğinin görüldüğü, davacının anılan kalmden dolayı taleplerinin tazminat hukuku içerisinde yerinde olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 20/04/2016 havale tarihli dilekçesi ile davayı sadece Mehmet ... yönünden ıslah etmiş, davacı ...'nin 3.000,00-TL olan maddi tazminat talebini 27.862,32-TL'ye, davacı ...'nin 4.506,05-TL (3.000,00-TL destekten yoksun kalma, 1.006,05-TL cenaze ve defin masrafı) maddi tazminat talebini 144.039,10-TL'ye artırdığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı vekiline müvekkilinin evlenip evlenmediği hususunda açıklama dilekçesi sunmak için süre verilmiş ibraz edilen belgeler sunulduktan sonra dosya bilirkişi kuruluna ek rapor düzenlenmesi için tevdi edilmiştir. Alınan 04/10/2016 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; yapılan hesaplama neticesinde davacı dul eşin talep tavanının 125.683,69-TL, çucuğun talep tavanının 30.025,17-TL olacağı bildirilmiştir.
Müteveffa ...'nin yumurtalıklarında oluşan kistin tedavisi için davalı ...'ye muayene olduğu, kendisine ameliyat olmasının gerektiğinin belirtildiği, ameliyat esnasında sağ ve sol iliak arter yaralanmasına bağlı iç kanama nedeniyle vefaat ettiği anlaşılmaktadır. Yüksek Sağlık Şurasının raporunda, Yargıtay bozma ilamında ve Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ...
Esas-...................Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere laparoskopik ameliyatlarda ciddi iç organ yaralanmalarının sıklıkla ilk portun batına girilmesi sırasında meydana geldiğinden 3 kere alt pelvik bölge ameliyatı geçirmiş hastada ilk portun açık yöntemle girilmesi gerektiği, bu durum dikkate alınmadan ilk portun girilmesinde kapalı yöntemin tercih edildiği bu nedenle meydana gelen damar yaralanmalarından davalı ...'nün kusurlu olduğu, ayrıca müteveffanın uzun yıllardır davalının hastası olduğu, geçirdiği kist, apandisit ameliyatları ile sezeryanla yaptığı doğumu bildiği,
açık teknik ile batına girmek yerine kapalı tekniği tercih ederek pnömoperituaneuma oluşturulmak suretiyle meydana gelen ölüm olayından kusurlu olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davalı Mehmet ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı hastane ile müteveffa arasındaki hukuki ilişki vekalet sözleşmesi kurulmasıdır. İçtihat ve doktrine göre davalı ile hasta arasındaki hukuki ilişki vekalet ilişkisi olup vekil görevini ifa ederken en hafif kusurunun bulunması halinde dahi meydana gelen zarardan kusuru oranında değil zararın tamamından sorumludur. Müteveffa ile davalı hastane arasında bulunan sözleşmesel ilişki kapsamında davalı hastanenin üstlenmiş olduğu edimin ifası diğer davalı ... yardımıyla gerçekleştiğinden davalı ... davalı hastanenin ifa yardımcısı konumundadır, dolayısıyla hastanenin yardımcı şahıs olan diğer davalının verilen işi görürken karşı tarafa verdiği zararlardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bilirkişiler ek raporunda davacı çocuğun talep tavanının 30.025,17-TL olacağı belirtmişler ise de, bilirkişi kök raporunda çocuğun talep tavanının 27.862,32-TL olarak hesaplandığı bu bedelin davacı tarafça ıslah edildiği anlaşılmakla 27.862,32-TL üzerinden hüküm kurulmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre; davalı Mehmet ...'nün meydana gelen ölüm olayı nedeniyle kusurlu olduğu, davalı ... A.Ş.'nin ise davalı Mehmet ...'nün eyleminden gerek vekalet sözleşmesi gerekse ifa yardımcısı kullanması nedeniyle sorumlu olduğu, bilirkişi raporlarında davacıların talep edebilecekleri maddi tazminat miktarlarının hesaplandığı, birleşen dosya davacısı ........ Sigorta A.Ş.'nin talebi yönünden sigorta poliçesi kapsamında davalı ...
A.Ş.'ye 61.911,49-TL ödendiği bu talebin yerinde olduğu, bu ödemelerin tedavi hizmetlerine yönelik olduğu bilirkişi raporları dikkate alınarak çocuğun talep tavanının 27.862,32-TL, davacı eşin talep tavanının 125.683,69-TL olduğu, cenaze ve defin masrafı talebinin 1.006,25-TL olduğu anlaşılmakla bu miktarlar yönünden taleplerin yerinde olduğu kanaatine varılarak hem mahkememizin ...............
Esas sayılı dosyası hem de birleşen Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .................. Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden değerledirildiğinde, manevi tazminat hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Dolayısıyla dava konusu olayda, davacıların desteklerini kaybettikleri, davalının olay nedeniyle kusurlu olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, meydana gelen ölüm olayı dikkate alınarak hakkaniyet gereği takdiren manevi tazminat talebinin kısmen kabulu ile Davacılardan ...'nin açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 20.000,00-TL'nin 20/02/2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ...'nin açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile,
40.000,00-TL'nin 20/02/2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ...'ın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00-TL'nin 20/02/2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/343, K. 2018/640, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama