KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 15 Mart 2018
- Esas no
- 2015/1555 Esas
- Karar no
- 2018/362
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - Uluyol Kıbrıs Şehitleri Cad. No:20 Orhan Plaza K:2-3-4-5 16220 Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - Odunluk Mah. Liman Cad. No:17 Kızılay Plaza K:4 D:56 Nilüfer/ BURSA
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/11/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 20/03/2018
Karar Metni
1.091 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalınn müvekkil şirkette kalite mühendisi olarak göreve başlayıp daha sonra proje lideri ve mühendisi olarak çalıştığını, işten ayrıldıktan sonra ise taraflar arasında imzalanan gizlilik sözleşmesine aykırı davranarak haksız rekabette bulunduğu belirterek sözleşme gereği cezai şart talebinde bulunmuştur.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gizlilik sözleşmesinin bağlayıcılığının bulunmadığını, bu sözleşmenin müvekkile işe girerken imzalatıldığını ve davacı şirket tarafından tek taraflı olarak hazırlanıp müvekkile dayatıldığını, müvekkilin haksız rekabet teşkil edecek eyleminin bulunmadığını ve cezai şarta ilişkin hesaplamanın doğru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR
Sözleşme, bordro, makbuz, tanık beyanları, sgk kayıtları, tacir kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; davalının sözleşmeye aykırı davranışı bulunup bulunmadığı, bu davranışının cezai şart (tazminat) gerektirip gerektirmediği, gerektirmesi halinde miktarının tespitine ilişkindir. Mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiştir.
Davacı tanığı ....
"Ben davacı şirkette satış ve mühendislik müdürü olarak görev yapmaktayım, davalı da aynı işyerinde proje mühendisi olarak görev yapıyordu, kendisi işi gereği şirketin ham madde fiyatları, kullanımları, kesim ve dikim sürelerinin hesaplanması konularında ve bunun dışında maliyeti oluşturmak için gerekli olan tüm alt yapının hazırlanması konusunda bilgili olan birisi idi, daha sonra işten ayrıldı ve davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... şirketinde çalışmaya başladı, bizim şirketimizide edinmiş olduğu şirketi ... 'da kullanması ve aynı projelere,
aynı firmaalara teklif hazırlanması durumunda şirketimiz aleyhine haksız rekabet oluşturabilecektir, bu güne kadar böyle bir haksız rekabet oluştuğu konusunda bilgim yoktur bizdeki projeler 5-6 yıllıktır, davacı şirkette diğer şirketelrede olduğu gibi işe girişte elemanlarını gizlilik sözleşmesi imzalatılmaktadır, firmamız otomobil koltuk kılıfı üretmektedir, bu sektörde Türkiye 'de büyük -3-4 firma vardır, bunların en büyüğü de davacı şirkettir, şirketimizde sözleşmelerin proje ile ilgili olarak müşterinin karşı bir teklifle gelmesi durumunda , karar verici yetkili kişiler çalışanlar olmayıp, şirketin genel müdürü ve yönetim kuruludur."
Tanık ...; " ben davacı şirkette insan kaynakları müdürü olarak görev yapmaktayım, İlhan Beyde proje lideri olarak çalışmıştır, görevi nedeniyle belli projeler kapsamında her türlü bilgiye sahiptir, sahip olduğu bilgiler ile şirketimizden ayrılması ve aynı iş kolunda faaliyet göstermesi ve çalışmasınin şirketimiz yönünden haksız rekabete yol açacağı inancındayız, şirketimizde tüm şirket çalışanlarına kendi faaliyet alanlarında özel teknik eğitimler verilmektedir,ayrıca biresyel gelişimlerine katkı verecek İngilizce gibi yabancı dil eğitimi de verilmektedir,
davalının şirketimizdeki çalıştığı pozisyon itibarıyla aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışması şirketimiz yönünden risktir, kendisi Tekstil mühendisi olup, tekstil işi ile uğraşan herhangi bir firmada çalışsa idi, böyle bir dava söz konusu olmazdı, dava dışı ... şirketinde çalıştıktan sonra bizim şirketimize transfer olan elamanımız da olmuştur, ancak onun bizim şirketimizdeki pozisyonu itibarıyla haksız rekabete yol açabilecek bir durumu yoktur, şirketimizde İlhan bey proje mühendisi olup, kendisi üzerinde şef ve müdür vardır ancak bu davada önemli olan konu , karar verme mekanizmasında olmak değil,
yapılan projelerden haberdar olmaktır."
Tanık ...; "Ben davacı şirkette mühendislik şefi olarak görev yapmaktayım, İlhan bey de preje mühendisi olarak çalışıyordu, kendisinin görevi şirket içerisindeki maliyetlendirme aşamasında hazırlık yapmaktı, işten ayrıldıktan sonra şirketimizle aynı alanda faaliyet gösteren ...'da çalışmaya başladı, kendisinin , bu şirkette , bizim şirketimize ait projeleri o şirkette kullanıp kullanmadığı veya bu projeler ile ilgili bilgi verip vermediği konusunda bilgi sahibi değilim, zira sektörümüz itibarıyla bunun ortaya çıkması birkaç yılı alır , proje olarak çalışıldığı için süreç uzundur."
Tanık ....
"Ben 2002 yılından beri davacı firmada çalışıyordum, şu an Renault firmasında çalışmaktayım, davalıyı da , davacı şirkette ben işe almıştım, kendisi benim departmanımda çalışmaya başlamıştı, görev tanımı itibarıyla işin teknik sorumluğu kendisinde idi, ancak işin ticari kısmı ile uğraşanlar , ticari konularda kendisinden teknik iyileştirmeler talep ederlerdi, bunun dışında patronlarla ve genel müdürlerle yapılan bazı ortak toplantılarda da işin teknik boyutu ile ilgili sorulan sorulara cevap verir, projenin takibi ile ilgili bilgiler verirdi, sıkıntı ve problem varsa o hususla ilgili bilgilendirme yapardı,
çalışanların yaptıkları işler nedeniyle çalıştıkları işyerlerinde belilli bir tecrübeye ulaşmaları olağandır, ancak davalının çok özel bilgileri olduğunu, bunun ...'a taşıdığını düşünmüyorum, ayrıca benim dahi projenin karlılığı ile ilgili bir karar verme yetkim yoktur, davacı vekili tarafından huzurunuzda tarafıma sunulan e-mail yazışmaları kumaş fiyatları ile ilgilidir, bunlar özel bir bilgi değildir, projeyi üreten tüm imalatcılar bu fiyatları bilir."
Tanık ...; Ben halen, davalının çalışmış olduğu ... firmasında yönetici olarak görev yapmaktayım, davalı kılık geliştirme departmanında çalışmaktadır, bende bu bölümün yöneticisiyim , davalı şirketimizde müşterinin verdiği ,tasarıma göre, son ürün haline getirecek iyileştirmeleri yapmaktadır, fiyatla ilgili konularda bilgi sahibi olması mümkün değildir, ben dahi bu konularda bilgi sahibi değilim, zira şirketimizde bu hususlar iş geliştirme ve maliyet analiz bölümleri ilgilenmektedir,davalının müşteri iletişimi de söz konusu değildir, müşteri iletişimi proje departmanı tarafından gerçekleştirilmektedir." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Taraflar arasında imzalanmış olan gizlilik sözleşmesi incelendiğinde, personel işbu hizmet sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile işyerinin faaliyette bulunduğu aynı ürün ve hizmet kolunda Bursa ili sınırları içinde her ne sıfatla olursa olsun çalışmayacağını kendi hesabına rakip işletme açmayacağını, başka rakip işletmelerde çalışmakta veya bunların dışında rakip işletmelerle başka türden dolaylı dahi olsa bir menfaat ilişkisine girmekten kaçınacağını kabul ve taahhüt eder aksi taktirde son bürüt ücreti üzerinden 1 yıllık ücreti aşmayacak şekilde işveren lehine cezai şart bedelini ödemeyi kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan rekabet yasağını ve buna bağlı olarak ceza koşulunu düzenleyen sözleşmede, sadece işçi aleyhine ceza koşulu getirildiği, bunun karşılığında işverene bir yükümlülük getirilmediği, bu nedenle sözleşmedeki ceza koşulu geçersiz olup, geçersiz sözleşmeye dayalı alacak talebinde bulunulamayacağı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2017/852 E-2018/137 K, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2017/508 Esas-2017/530 Karar), cezai şartın tek taraflı olmasının her hangi bir öneminin bulunmadığı kabul edilse dahi davalı işçinin hangi işlem ve eylemleri ile rekabet yasağına aykırı davrandığı ortaya konulup kanıtlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir,
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1555, K. 2018/362, 15 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama