KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/461
- Karar No
- 2018/50
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2018
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... -
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 07/04/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 23/01/2018
Karar Metni
1.288 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2006-2007 yıllarında bayilik ilişkisinin mevcut olduğunu ve bu bayilik ilişkisinin neticesinde 31.12.2007 günlü C/H dökümünden davalıdan 333.756,80 TL alacaklı olduğu, davalı borçlunun müvekkili şirkete borcun ödenmesi hususunda davalıya Karşıyaka 5.Noterliğinin 22.05.2008 tarih ve .......... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini ve davalı İnegöl 2.Noterliğinin............ yevmiye 29.05.2008 tarihli cevabı ihtarı ile borcu kabul etmeyerek temerrüde düştüklerini belirterek dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirket adına kayıtlı gayrimenkuller üzerinde tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.100,00 TL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 08/10/2013 havale tarihli dilekçesi ile 7.100,00 TL olarak açılan davanın değerini 221.743,14 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK'na göre çekin bir ödeme vasıtası olduğunu, davacı şirketin davalı müvekkili şirketin kapanış tasdiki yapılmamış ve delil olma özellikleri bulunmayan defterlerinin delil olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
Cari hesap dökümü, ihtarname, ticari defterler, bilirkişi incelemesi vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; bayilik sözleşmesine dayalı ticari alım satım nedeniyle alacak talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;Davanın KABULÜ ile. 221.743,14 TL alacağın 22/05/2008 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, kararın davalı vekilinin temyiz etmesi üzerine Yargıtay 19. HD'nın, 15/01/2015 tarih ve 2014/2867 -2015/301 E/K sayılı kararı ile.
"Bilirkişi raporunda sözü edilen çeklerin bedellerinin tahsil edilmeden iade edildiği yönündeki savunma yazılı delille kanıtlanamadığından yerel mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Ancak kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiğinin kabulü gerekir.
Yine alım-satım ilişkilerinde dava tarihinde yürürlükte bulunan BK'nun 182.maddesi uyarınca asıl olanın peşin satış olup, mal ve bedelin aynı anda verildiğine ilişkin yasal karine mevcuttur.
Bu durumda mahkemece çeklerin avans olarak verildiği ve karşılığında mal teslim edilmediği yolunda somut olayda bir iddia bulunmadığından hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yöne ilişkin tespitler gözetildiğinde ispat külfetinin davacıda olduğu gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek incelemeye devam olunmuştur.
Tanık ...
03/05/2016 tarihli duruşmadaki beyanında; " Belge de ... adı altında bulunan imza bana aittir, belgede ne şekilde bir anlaşma yazılı olduğunu hatırlamıyorum, bu belgenin ne zaman ve nedere düzenlendiğini de hatırlamıyorum, sadece patronum ...'ın talimatı doğrultusunda belgede yazılı çekleri teslim aldım ve muhasebeye teslim ettim, ben o dönemde şirkette müşteri temsilcisi olarak görev yapıyordum, benim şirkette belge düzenleme ve ahzu kabz yetkim yoktu, sadece çeklerin bana teslim edildiğinde aynı odada patronum ile borçlu şirketin yetkilisinin bulunduğunu hatırlıyorum, her zaman ki gibi müşteriden alınan çekler bana verildi,
ve muhasebeye götürmem söylendi, bende çekleri alarak muhasebeye götürdüm, belge içeriğini okumadım, sadece imzaladım ve çekleri aldım, gösterilen belgelerdeki tüm imzalar bana aittir, ben değişik dönemlerde değişik imzalar kullandım, hatta 01/11/2006 tarihli belgede bulunan imzamın aynısını kullanmış olduğum bankada imza örneğim yenisi ile tutmadığı için tarafımdan açıklama istenildi.
Orada da her iki imzanın da bana ait olduğunu belirttim, yaklaşık 10 yıldır da 01/11/2006 tarihli fotokopi belgede bulunan imza aslı örneğini kullanıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce taraflar arasında peşin avans olarak çalışma olup olmadığının tespiti yönünden konusunda uzman SMMM bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan 20/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı yanın 2005-2007 dönemine ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinni kanuni süreler dahilinde yapılmış olduğu, davalı yanın lehine kesin delil olma ezilliğine haiz olduğunun görüldüğü, davacı yan ile davalı yan arasında 2005-2007 dönemlerinde ticari bir ilişkinin var olduğu, borç/alacak bakiyesine münhasır faturaların davacı tarafın resmi defterlerinde kayıtlı olduğu,
davacı taraf ve davalı tarafın defter kayıtlarına istinaden dava dosyasında bulunan bilirkişi raporlarında davacı taraf ile davalı yan arasında defter kayıtlarının tutarsız olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın defter kayıtlarında bulunan bazı kayıtların davalı defter kayıtlarında bulunmadığı,
aynı şekilde davalı defter kayıtlarında bulunan bazı kayıtların davacı defter kayıtlarında bulunmadığının izah edildiğini, davalı ile davacı arasındaki ticari ilişkiye ait ticari iş sözleşmesine rastlanılmadığını, davacı yan tarafından hazırlanmış davalı taraf yetkilisi imzası bulunan toplamda 272.000,00-TL avans niteliğinde olan bu çeklerin davacı tarafından davalı yetkilisine teslim edildiği karşılığında davalı tarafından fatura ve irsaliye ile mal teslim edileceğine dair 01/11/2006 tarihinde yazı imzalandığını, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporunda;
davalının davacıdan olan alacağının 78.721,30-TL olduğunun belirlendiğini, dava dosyasında bulunan SMMM bilirkişisi ................ birikişi raporunda; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 2005 yılından başlayıp 2007 yılında sona erdiği görülmekte olduğunu, davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenmiş bulunan ve her iki tarafın C/H hareketlerinde görüne davalı faturalarının toplamının 876.243,31-TL olduğu, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenmiş faturaların hemen hemen tamamının davacı şirketin davadosyası içerisinde bulunan C/H hareketlerinde mevcut olduğu,
davacı şirketin C/H hareketlerinde bulunmayan toplam 10.298,09-TL tutarındaki malların davacıya tesliminin davalı tarafından kanıtlanması gerektiğinin raporlandığını, davalı yanın davacı tarafından verilen bazı çeklerin iade edildiğine dair bu çekleri defter kayıtlarına aldığını, çeklerin iade edildiğine dair resmi bir belgeye dava dosyası içerisinde rastlanılmadığını, dava dosyasındaki bilirkişi raporlarında aynı tezin raporlandığını, ilgili çek fotokopilerinin arka yüzlerinde davalı şirket cirosunun bulunması,
davacı tarafından banka hesaplarına iade edilmiş olması nedeni ile çeklerin bedeli ödenerek alınmış olduğu kanaatinin oluştuğunu, dava dosyasında bulunan bilirkişi raporlarında, davalı tarafından bazı çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin belgelerin dava dosyasına sunulması ve davalı tarafından davacıya fatura edilmiş kayıtların bulunduğu davacı defter kayıtlarında bulunmayan malların davacıya teslim edildiğinin kanıtlanması durumunda davalıdan herhangi bir alacağı olmayacağı aksine davacının davalıya davalı kayıtlarındaki tutar olan 78.721,30-TL borçlu olacağının raporlandığını fakat davalı tarafından dava dosyasına bu iddialara ilişkin
herhangi bir kanıt sunulmadığını, dava dosyasında bu iddialara ilişkin herhangi bir resmi bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, davacı defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacı tarafın davalı yandan 2007 dönemi sonunda 221.743,14- TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce ticari defter tasdikleri yönünden bilirkişi raporları arasında çelişki görüldüğünden çelişkinin giderilmesi yönünden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan 14/09/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda; dava dosyasında bulunan mübrez delillerin incelendiğini, ayrıca dava dosyasında bulunan dava konusuna müteakip davacı tarafın resmi defter ve kayıt ve belgelerinin incelenerek yazılmış bilirkişi raporlarındaki bilgiler ışığında davacı tarafın 2005-2006 dönemi resmi defterlerinin açılış tasdiklerinin yapıldığını, kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, 2007-2008 dönemi resmi defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğunun görüldüğü bildirilmiştir.
Mahkememizin ................. Esas, ...................... Karar sayılı ilamının gerekçesinde de belirtildiği üzere davalı şirket tarafından alınan çeklerin davacıya iade edildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği, davalı şirketin çekleri davacıya bedelini ödemeksizin iade ettiğini kanıtlamak zorunda olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyadaki kanıt ve belgelere, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, çeklerin borçlu elinde olmasının bedelinin tahsil edildiğine karine teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafından ancak yazılı delille ispat edilebileceği, davalı tarafından çeklerin davacıya iade edildiğine ilişkin çek iade belgelerinin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle davalı şirketin çek bedellerini tahsil ettiğinin kabulü gerekeceği, davacı tarafından çeklerin avans olarak verildiğine ilişkin belge sunulduğu, belge altındaki imzası olan ...'ın tanık sıfatıyla dinlendiği,
imzanın kendisine ait olduğunu belirttiği, bu nedenlerde davacının davalıdan 221.743,14-TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/461, K. 2018/50, 18 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama