KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/466
- Karar No
- 2018/1706
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2018
- Esas no
- 2015
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/04/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 02/01/2019
Karar Metni
1.157 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili tarafından gönderilen ve davalı şirket tarafından teslim alınan ürünün gönderilen adrese teslim edilmeyerek ziya olduğunu, söz konusu ürünün bedelinin 16.200,00-TL olduğunu, davalının kendisine teslim edilen ürünün zıyaından sorumlu olduğunu, zararın ödenmesi amacıyla davalı şirket ihtarname gönderildiğini, herhangi bir cevap verilmediğini, söz konusu zararı ödemeyerek davalının temerrüde düştüğünü, taşıma sözleşmesi sebebiyle oluşan zararın davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taşıma hukukundan doğan tüm alacakların 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava konusu kargonun 22/01/2014 tarihli taşıma faturalı kargo olduğunu, teslimi için öngörülen süre olan 24 saat sonrası 23/01/2014 tarihi olup zamanaşımı süresinin 23/01/2014 tarihinde başlamakta olup 23/01/2015 tarihinde sona erdiğini, davacının ise davasını 08/04/2015 tarihinde açtığından TTK 855 maddesinde öngörülen 1 yıllık zaman içinde açılmadığını bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, eşyanın zayi olması durumunda zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
davacının kargo içeriğini eksik beyan ettiğinden dolayı kusursuz sorumlu olup müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, zaaman aşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, davacının kargo içeriğini ispat edemediği ve eksik beyanda bulunduğundan davanın reddine, müvekkili şirketin sorumlu tutulması halinde zayi olan kargının 15 kg/ds olup TTK 882 maddesine göre 431,07-Tl ile sınırlı sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, dava konusu kargonun zayi nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiştir.
Tanık ...; "ben davacı şirkette sekreter olarak görev yapıyorum, ayrıca muhasebe işlerine de bakıyorum, Eskişehir Acıbadem Hastanesine gönderilmek üzere hazırladığımız koliyi kendi iş yerimizde irsaliyesi ile birlikte davalı kargo şirketi çalışanına teslim ettik, aradan bir süre geçtikten sonra kargonun adresine ulaşmadığını öğrendik ve bunun üzerine kargo şirketini arayarak durumu bildirdik, kendileri bize araştırma yapacaklarını söylediler ancak bir türlü cevap vermediler, bunun üzerine defalarca kendilirini aradık, bize bir depolarının yandığını, kargomuzun orada olabileceğini, bizim gibi durumda olan şirketleri sıraya koyduklarını,
sırayla araştırma yaptıklarını, bize döneceklerini söylediler, ancak sürekli bizi oyaladılar ve kargomuzu araştırdıklarını söylediler, ancak kargomuz hakkında bir açıklama da bulunmadılar bunun üzerine dava açıldı, dava açma sürecine kadar olan dönemde sürekli bize kargoyu aradıklarını söylediler, biz dava tarihine kadar kargo şirketi ile irtibatı hiç kopartmadık ancak onlar bize olumsuz bir cevap hiç vermediler, sırasıyla kaybolan kargoları araştıracaklarını, ellerinde kargonun bizim şubeden çıktığına dair kamera kayıtları olduğunu söylediler.
Taraflarca sunulan tüm deliller toplanmış, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve kargo içeriği ve bedelinin tespiti yönünden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması için dosya taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Alınan 13/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda; taşıyıcı davalı ile davacı arasıda taşıma aktinin kurulmuş olduğu, taşınan emtianın varış mahalline teslim edilmeyerek tamamen zayi olduğu, TTK 880 madde gereği taşıyıcının zararının 15.570,00-TL olarak hesaplandığı, davalı kargo şirketine teslim edilen malların bürüt kg ağırlığına ilişkin kayda rastlanamadığı, bu nedenle TTK 882 maddesi yönünden bir inceleme yapılamadığı, davalının zararın meydana gelmesinde pervasızca davrandığı yönünde kanaate varılır ise, TTK 882. Maddedeki sınırlı sorumluluk incelemesi yapılması gerektiği, hesaplanan zararın tazmini yönünden kanaate varılması halinde faizin 23/03/2015 temerrüt tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi yönünden İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Talimat mahkemesince alınan 03/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında sözleşmenin sabit olduğu, taşınan emtianın varış mahalline teslim edilmediği ve kayıp olduğu gözetilerek zayi hükümlerine göre sorumluluk esasının kabul edilmesi gerektiği, dosyada mevcut rapora itibar edilecek olursa TTK 880 maddesi gereği taşıyıcının verdiği zararın 15.570,00-TL olarak hesaplandığı,
davalı kargo şirketine teslim edilen malların bürüt kg miktarının 15,00 kg olduğu gözetilerek TTK 882 maddesi bakımından davalının 432,20-TL miktarında sorumlu tutulabileceği, davalının sınırsız sorumluluğunu gerektiren ve yine zamanaşımı süresini 3 yıla çıkaran ağır kusurunnu dosyada sabit olmadığı, ağır kusur hallerini iddia eden davacının ispatlaması gerektiği, davalının somut olaya uygun olan bir (1) yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra ikame edildiği,
mahkemece sınırsız sorumluluk veya sınırlı sorumluluk hususlarından birine karar verilmesi ve tazminata hükmedilmesi halinde temerrüt faizinin 23/03/2015 temerrüt tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi ve tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyanın taşıma alanında uzman bilirkişiye tevdii edilerek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan 10/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulmuş olduğu, davalı şirketin davacıya karşı eşyanın kaybolması/zayi olmasından sorumluluğu doğduğu ve davacının bu zararını TTK'na göre karşılama yükümlülüğünün bulunduğu,
mahkemece duruşmalarda dinlenen tanık beyanı, davalı şirketin özen yükümlülüğü içinde taşınması gereken eşyanın çalışanları tarafından yanlış barkodlanmaya bağlı alıcısına teslim edilmeyip zayi olmasında davalı şirketin oluşan zarardan "kasten veya pervasızca" bir davranışla gerçekleştiğine kanaat getirmesi halinde,- kaldı ki bilirkişi olarak hukuki değerlendirme olmamak üzere eşyanın kaybolmasında davalı şirketin sorumluluğu olduğunu, bu sorumluluğun davalı şirketin davacıya karşı yükümlülüklerini yerine getirmeyerek eşyanın bulunarak teslimi yönünde bildirimlerinin bulunmadığı,
davacının yapmış olduğu yazılı olmayan telefon görüşmeleriyle yapıldığı anlaşılan başvurular için gerekli gayret ve çabanın gösterilmeyerek davacının dava açma hakkı olan bir yıllık sürenin dolmasına yönelik eylem içinde bulunduğunu ortaya koyduğu, davacı şirketin davalı şirketle yapmış olduğu birçok taşıma işini yaptığı ve TMK.
2. ve 3. maddeleri de dikkate alındığında sınırsız sorumluluk olacağından, davalının davacıya, eşyasının kaybolmasından 15.570,00-TL tutarında borçlu olacağı, mahkemece eşyanın kaybolması/zayi olmasına bağlı oluşan zarardan "kasten veya pervasızlıkla" davalının gerçekleştirdiğine kanaatinde değil ise, davanın bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığının ve süresi geçtikten sonra açılan davanın reddinin gerekeceği bildirilmiştir.
TTK.nun zamanaşımı başlıklı 855. maddesinde ;
" (1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.
(2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.
Ürünlerin alıcısına teslim edilmediği hususu ihtilafsızdır. Yükün teslimi gereken tarih 23.01.2014'tür. Bir yıllık süre 23.01.2015 tarihinde dolmuştur. Dava ise 08/04/2015 tarihinde açılmıştır. TTK.nun 855/5 maddesindeki üç yıllık zaman aşımı süresinin uygulanabilmesi için davalının kastının veya pervasızca bir davranışının meydana gelen zarara etki etmiş olması gerekir iken davacı tarafça bu hususun ispatlanamadığı anlaşılmakla bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/466, K. 2018/1706, 25 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama