KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/316
- Karar No
- 2018/977
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2018
Karar Metni
913 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
Esas No : 2016 Karar No : 2018
Hakim : ... ... Katip : ... ...
Davacı : ... - ... Vekili : Av. ... Davalı : ... - ... Dava : İtirazın İptali (Ticari Hizmetten Kaynaklanan) Dava Tarihi : 09/03/2016 Karar Tarihi : 13/07/2018 Kararın Yazım Tarihi : 26/07/2018 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilin Bursa ilinde ... ünvanı ile Uluslararası taşımacılık yapan firmaların ilgili gümrük idarelerindeki işlemlerini yürütmekte olup, davalı şirketin de bu kapsamda onlarca işlemini ikmal ettiğini, gümrük müşavirleri ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren firma ve acentelerin belirli bir ücret tarifesi çerçevesinde bu işlemlere yönelik hizmetler verdiğinin bilindiğini, borçlu davaı şirketin böyle bir borcunun olmadığını iddia ettiğini, hakkında yapılan icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, ancak davalının itirazında haksız olduğunu, bu nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline,
borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen yasal faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ile eklerinin ve ön inceleme tensip tutanağının davalı yana usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içinde davaya cevap vermediği anlaşıldı. Dava, Bursa 5.İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyasında borçlu davalının borca ve yetkiye itiraz sonucunda takibin durdurulması neticesinde itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkememizce yargılama yapılmış 5.İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosya SMMM bilirkişisine tevdi edilmiş bilirkişi raporu temin edilmiştir.
07/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2015 yılı ticari defterlerinin küçük işletlerin tutmuş olduğu defterlerden olması, kapanış tasdiki yaptırma zorunluluğunun bulunmaması nedeniyle kapanış tasdiklerini yapıtramamış olmasının olağan olduğunu, davalı tarafından ticari defter ve belgelerin bilirkişi incelemesine sunulmamış olması nedeniyle davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenemediğini, davacı ile davalı arasında hizmet alım satımına dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu,
davacı ticari defter ve kayıtlarının arasındaki C/H hareketlerini izleme olanağı veremekle birlikte, davacının 2015 yılı ticari defterlerinde davalı adına düzenlenmiş bulunan faturaların toplam tutarının 13.452,00 TL kadar olduğu, davacı tarafından faturalar içeriğini oluşturan hizmetin davalıya verildiğini kanıtlamak için dava dosyasına sunulan taraflarında kaşe ve imzalarını taşıyan gümrük belgeleri incelendiğinde belgelerin toplamının 5.300 TL kadar olduğu,
kalan kısmının da belgelerin dava dosyasına sunulması gerektiğini, davacı tarafından dava dosyasına sunulan davalı şirkete ait fatura incelendiğinde faturanın 2016 dönemine ve iade faturası olduğu, fatura tutarının 1.085,60 TL kadar olduğu, faturanın davacı kayıtlarında bulunup bulunadığının incelemeye sunulan defterlerin 2015 dönemine ilişkin olması nedeniyle anlaşılamamış olmakla birlikte faturanın dava dosyasına davacı tarafından sunulması da dikkate alındığında fatura tutarının olası davacı alacağından düşülmesi gerektiğini, davacı tarafından 13.452,00 TL - 5.300,00 - TL = 8.112,00 TL tutarındaki belgenin de dava dosyasına sunulması,
davalı tarafından her hangi bir ödeme belgesinin ibraz edilememesi durumunda davacının davalıdan olan alacağının 13.452,00 TL -1.085,60 TL =4.214 TL kadar olabileceğini bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekili her ne kadar İcra Müdürlüğü'nün yetkisine de itiraz etmiş ise de, davalı şirketin Bursa'da şubesi bulunmakla birlikte HMK 10.maddesinde düzenlenen sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.Borcun İfa yeri TBK 89.maddesine göre para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği belirtilmekle yetki itirazında haksız olduğu kanaatine varılmıştır.Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde inceleme kararı alınmış,
davacı defterleri üzerinde SMMM bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan ve mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli rapora göre, davacı defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların toplamının 13.452 T.L kadar olduğu, faturaların açık ve lojistik hizmet bedeline ilişkin düzenlendiği,
davacı tarafından sunulan davalı şirketce düzenlenen 2016 yılına ait 1085,60 T.L bedelli iade faturasının olası davacı alacağından düşülmesi gerektiği belirtilmekle bu şekilde davacının davasında kısmen haklı olduğu, davalıdan toplamda 12.366,40 T.L fatura alacağı bulunduğu anlaşılmış, davacı vekili iade faturasının alacaktan düşülmemesi gerektiğini itiraz etmiş ise de, iade faturasına konu olaylar dava edilmediğinden bu itiraz dikkate alınmamış,
ayrıca davalı defterleri incelemesi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine talimat yazılmasına karar verilmiş ise de eksik avansın davacı vekili tarafından süresinde yatırılmadığından inceleme yapılamadığı anlaşılmış ancak davacı defterleri dosya kapsamı itibari ile davacının kısmen haklı olduğu kanaatine varılmış, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülmesi için çekilmiş bir ihtar bulunmadığından işlemiş faiz de talep edilemeyeceği ancak dava açılırken sadece asıl alacak miktarı üzerinden harçlandırma yapıldığı anlaşılmakla tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. ... · Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/316, K. 2018/977, 13 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama