KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Esas No
- 2016/427
- Karar No
- 2018/475
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2018
Karar Metni
935 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
Esas No : 2016/427 Karar No : 2018/475
Hakim : ... ... Katip : ... ...
Davacı : ... - ... Vekil : Av. ... - Ulubatlı Hasan Bulvarı No:106 Karasu İş Merkezi K:1 D:1-2 Osmangazi/ BURSA Davalı : ... İPLİK KUM.SAN VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ - ... Vekili : Av. ... - Abide-İ Hürriyet Cad. Hasat Sk. Köseoğlu İş Hanı No:12 K:1 D:2 Şişli/ İSTANBUL Dava : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Dava Tarihi : 29/03/2016 Karar Tarihi : 09/04/2018 Kararın Yazım Tarihi : 09/04/2018 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 2014 yılından itibaren süre gelen ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişki gereği müvekkil şirketin davalıya iplik satışında bulunduğunu ve davacı tarafından kesilen faturaların USD kuru belirtilmek sureti ile VUK hükümleri gereği türk lirasi üzerinden düzenlendiğini,
yeleşmiş Yargıtay İçtihatlarında yabancı para üzerinden yapılan alım satımlarda VUK hükümleri gereğince fautraların Türk Lirası üzerinden düzenlenme zorunluluğu bulunduğundan faturalarda belirtilen yabancı paraların Türk Lirası karşılığı kur gözetilerek fatura tarihinde sebeplerle kanunlara ve yargıtay içtihatlarına uygun olarak uygun olarak kur farkına dayalı başlatılan icra takibine davalı tarafın haksız itiraz ettiğini, icra dairesine yetki itirazlarının bulunduğunu, davalı borçlunun borca itirazının iptaline, davalı borçlunun kötü niyetli itiraz sebebi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2014 yılından beri ticari ilişki olduğu, davacı ile müvekkil arasında cari hesaba dayalı olarak müvekkil firmadan 23.615,25 USD kur farkı alacağı olduğunu iddia ettiğini, ancak davacının iddiası gibi kur farkı faturası bulunmadığını, faturaların üzerinde vade tarihinde ödemeler dolar kuru üzerinden hesaplacaktır ibaresi bulunmasına rağmen taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığı gibi böyle bir uygulamanın da söz konusu olmadığını, taraflar arasında bu yönde bir uygulama olmadığı gibi anlaşma da bulunmamakla olup,
davacı haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil firmadan kur farkı alacağını talep ettiğini, bu nedenlerle davanın reddine, %20'den az olmayan miktarda kötü niyet tazminatı ödenmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2016/2609 E. Sayılı icra dosyasında borçlu davalının borca ve yetkiye itiraz etmesi sonucunda takibin durması neticesinde itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Mahkememizce yargılama yapılmış, Bursa 18. İcra 2016/2609 E. Sayılı dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Bursa 18. İcra müdürlüğü 2016/2609 E. Sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ... Makina İplik Tekstil İth.İhr. San.Tic.A.Ş olduğu, boçlusunun ... İplik Kumaş San.Tic.Ltd.Şti olduğu, borçlu hakkında cari hesap ekstresinde yazılı döviz kur farkı alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlunun süresinde borca ve yetkiye itiraz neticesinde takibin durması sonucu işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
İcra dairesinin yetkili olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede, İcra ve iflas kanununda yetki itirazı İİK 50/2.maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre HMKnın yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yolu ile uygulanacaktır.Borçlar, sözleşmeden, haksız fiilden ya da sebepsiz zenginleşmeden doğar. Bu üç borcun kaynağına göre yetkili mahkeme ayrı ayrı düzenlenmiş olup, genel yetkili mahkeme ise HMK.nın 6. maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesidir.
Yetkiye ilişkin diğer düzenlemeler, bu düzenlemenin yanında özel düzenlemeler olup, genel düzenlemeyi ortadan kaldırıcı nitelikte değildir.Taraflar arasında ticari nitelikte hizmet alım-satımından kaynaklı bir ilişki olduğu açıktır.Taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi de yoktur.Bu durumda HMK 10.maddesinde düzenlenen sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.Borcun İfa yeri TBK 89.maddesine göre belirlenecektir.TBK.nun 89 maddesinde para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği belirtilmektedir.
Türk Borçlar Kanununun 89.maddesinde yer alan düzenleme ile para borçlarının ifa yerine göre yetkili mahkemeyi belirleme esası getirilmiştir. Dava iplik satışından kaynaklı kur farkı istemi olup, alacağın varlığı öncelikle sözleşmenin mevcudiyeti, daha sonra da davacının edimini yerine getirilip getirilmediğinin tespitinden sonra belirlenecektir. Bir başka ifade ile davanın konusu münhasıran para borcuna ilişkin değildir.
Sözleşmenin mevcudiyeti tartışıldıktan ve davacının edimini yerine getirildiğinin tespitinden sonra nihayetinde bir paraya hükmedilecek olması uyuşmazlığın esasının para borcu olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Aslında tüm borç kaynaklarına göre değerlendirme yapıldığında dahi, neticede bir para ödeme kararına hükmedildiği için, tüm borçların para borcu olduğu gibi bir sonuca ulaşılır.
Haksız fiilden kaynaklanan bir borçta sonuçta haksız fiilin varlığının tespiti halinde para borcuna dönüşeceği gibi sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir borçta, sebepsiz zenginleşme koşulların varlığı kabul edildiğinde bir tazmin hükmüne varıldığı için neticede bir para borcuna dönüşecektir. Tüm bu borç ilişkilerinden doğan borçların para borcu olduğu kabul edildiğinde.
HMK.nun yetkiye ilişkin genel hükmü olan 6.madde hükmü neredeyse uygulanamaz hale gelecek, özel hüküm olan 10.madde genel hüküm halini alacaktır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17 HD.nin 07.12.2017 tarihli, 2017/1241 Esas- 2017/1939 Kara sayılı kararı).
Para borçlarında ifa yerine ilişkin kuralın, konusu alacaklının, borçluya verdiği bir miktar paranın iadesi talebini içeren karz sözleşmesinden doğan borçlarla sınırlı olduğu kabul edilmiştir.Somut olaydaki uyuşmazlık karz aktinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olmayıp, ticari nitelikte mal alım-satımından kaynaklanan kur farkı alacağa ilişkin bulunduğundan ve davalının ikametgahının Bakırköy olması nedeniyle davalının Bursa İcra Müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazın usulune uygun yasal sürede yapıldığından kabulune ve dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... ... · Hakim ...
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/427, K. 2018/475, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama