KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/235
- Karar No
- 2018/866
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2018
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- —
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/02/2017
- Karar yazım tarihi
- 26/07/2018
Karar Metni
913 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ve davalı şirket arasındaki iş ilişkisinin Nisan 2016 tarihinde başladığını, müvekkili şirketin davalının reklam, pazarlama ve halkla ilişkiler alanlarında tanıtımını üstlendiğini, ilişkileri başladığından bu yana da sorunsuz bir şekilde davalı şirketin yukarıda sayılan alanlarda ihtiyaçlarını karşıladığını, müvekkili şirketle davalı arasındaki iş ilişkisi sonucu meydana gelen hizmet bedelleri davalı şirket tarafından karşılanırken 18/10/2016 tarihli, ... nolu, müvekkili şirketin kestiği faturada geçen 12.390,00 TL’lik bir tutarın davalı tarafından ödenmediğini,
E-mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin üzerine aldığı işleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen adı anılan faturadaki hizmetinin karşılığını alamadığını, Müvekkiliyle davalı şirket arasında yapılan işler hakkında sürekli yazışmalar yapıldığını ve bu minvalde davalı şirketten onay alındıktan sonra işlerin icrasına geçilmiş olduğunu, Davalının verilen hikmet karşılığında herhangi bir ödeme yapmamasından dolayı, müvekkil şirket tarafından KDV dahil 12.390,00 TL lik bir alacağa ilişkin olarak Bursa 3. İcra Dairesinin ...
E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının söz konusu icra dosyası üzerinden kendisine gönderilen ödeme emrine ilişkin olarak borca itiraz ettiğini, Açıklanan bu hususlardan dolayı, Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerindeki itirazın kaldırılarak takibin devamına, davalı kötü niyetle borca itiraz ettiğinden dolayı davalı aleyhine %20 oran üzerinden hesaplanacak olan icra inkâr tazminatının verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan Bursa 3. İcra müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından düzenlenen ödeme emrinin müvekkil şirkete 15.12.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, aynı gün borca itiraz edilmiş olup, itirazın haklı nedene dayandığını, Zira müvekkil, şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, Davacının dilekçesinde belirttiği fatura ve içeriğin müvekkili şirketçe kabul edilmediğini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini isteme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, Davacının İ.İ.K. hükümleri uyarınca haksız icra ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı,Bursa 3. İcra müdürlüğü ... E. Sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 09/12/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 15/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 15/12/2016 tarihinde borca kısmi itiraz etmiştir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişinin 16/04/2018 havale tarihli raporunda " Sonuç olarak davacı defterlerinde dava konusu faturanın işlendiği tahsilatının yapılmadığı görülürken, Davalı defterlerinde ise kabul etmedikleri dava konusu faturanın defterinde işlenmediği aynı zamanda BA formuyla da mâliyeye bildirilmediği dolayısıyla da defter kayıtlarında ve cari hesap ekstrelerinde davacıya karşı herhangi bir borçlarının bulunmadığı tespit edildiği" mütalaa edilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde somut olayda toplanan delillerden, davacı tarafından davalıya organizasyon ve iletişim danışmanlığı hizmeti verildiğini ve fatura düzenlendiğini belirterek alacaklı olduğunu ileri sürmüş olup davalı ise davacı ile ticari ilişkiden ödemelerin yapıldığını, fatura konusu hizmetin alınmadığını davanın reddini savunmuş olup uyuşmazlık fatura konusu hizmet sebebiyle davacı ile davalı arasında akti ilişkinin kurulup kurulmadığı ve fatura konusu hizmetin verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacının tutunduğu icra takibine konu faturanın davalının ticari defterine kayıtlı olmadığı gibi BA formları ile de bildirimde bulunmadığı, akti ilişkinin varlığının ispat yükü davacı da olup ticari defterler ve bilirkişi incelemesi ile akti ilişkinin ispat edilmediği gibi dava konusu uyuşmazlığın miktarı itibariyle HMK' nın 200 . Maddesi gereğince tanık dinletme sınırının üstünde olup davacının davalı ile akti ilişkinin olduğunun yazılı ve kesin delillerle ispat edilmediğinden açılan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin icra takibinin başlatılmasında davacının kötü niyetli olduğuna dair bir delil ve belge bulunmadığı ispat edilemediğinden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/235, K. 2018/866, 28 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama