KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/618
- Karar No
- 2019/683
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2019
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
Esas No : 2017 Karar No : 2019
Hakim : ... ... Katip : ... ...
Davacı : ... Vekili : Av. ... Davalı : ... - ... Vekili : Av. ... Dava : Menfi Tespit (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan) Dava Tarihi : 05/05/2017 Karar Tarihi : 26/04/2019 Kararın Yazım Tarihi : 26/05/2019
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili hakkında Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına dayanarak ,davalı tarafça Bursa 17.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını,
davacıdan kefillik için kredi sözleşmesine alınan imzanın BK.nun 584 ve devamı maddelerinde belirlenen şartları taşımadığını eş rızası alınmadığını,kefaletin geçersiz olduğunu,davacının ev adresinde uygulanan haciz işlemi sonrası borca ve ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğinden takibin durdurulmasına karar verildiğini ancak ihtiyati haciz miktarının 71.250-TL sınırlanmak suretiyle kısmen kaldırıldığını, davacının davalı tarafa hiç bir borcunun olmadığını, yapılan takibin haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek,
takip dosyasında borca dayanak kefaletin geçersizliğinin tespiti ile davacının borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, davacı hakkındaki takibin durdurulduğunu ve müvekkili banka tarafından herhangi bir itirazın iptali davası açılmadığını, davacının imzasının hile ile alındığı iddiasının dayanağının olmadığını beyanla davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava, Bursa 17. İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin açılmış menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce yargılama yapılarak, tahkikat aşamasına geçilmiş, Bursa 17. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası, Bursa 18. İcra Müdürülüğünün ... E. Sayılı dosyası ve Ziraat Bankası A.ş'den dava konusu borca ilişkin kredi sözleşme aslı celp edilmiş, dosya konusunda uzman bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu temin edilmiştir.
23/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu borcun dava dışı asıl borçlu ... Optik Ltd.
Şti'ne kullandırılan ticari kredilerin yapılandırılmasından kaynaklandığını, davacının ise müteselsil kefil olduğunu, müteselsil kefil sorumluluğunun kefalet limiti ile kendi tümerrüdünden kaynaklanan borç tutarı ile sınırlı olduğunu, hesaplanan borcun kefalet limiti üzerinde olduğunu, kefalet limitinin 71.250,00 TL olduğunu, davacı için yapılan bankaca yapıan taki tarihi itibariyle taraflarınca hesaplanan borcun toplam 77.245,03 TL olduğunu, tarih tariniden sonra 15/08/2017 tarihinde 39.747,25 TL, 12/12/2017 tarihinde 11,96 TL olmak üzere toplamk 39.759,21 TL'lik tahsilat yapıldığını,
davalı banka tarafından takip tarihinde "..." yönünden 71.250,00 TL ile sınırlı olmak üzere şeklinde şerh düşülerek talep edilen taplam miktarın 156.995,42 TL olduğunu bildirmiştir.
İtiraz üzerine alınan ek bilirkişi raporunda özetle; kök raporun 3. Sayfasındaki davacı ...'in kefalet imzasınnı bulunduğu sözleşmesinin Genel Ticari Kredi sözçleşmesi olduğu, bu sözleşmeye istinaden dava dışı şirkete ticari kredi kullandırıldığı, dava konusu kredilerin bu kredilerin yapılandırılmasından kaynakladığının açıklanmış olup, bu kredilerin 5570 sayılı kamu sermayeli bankalar tarafından yürütülen faiz destekli kredi kredi kullandırılmasına dair kanun kapsamında kullanılan bir kredi olmadığının tespit edildiğini, yinen kök raporun son sayfasında 6098 sayılı kanunun 584.
Maddesi kapsamında sözleşmede kefalet imzası bulunan davacının eş rızazıs alınmadığının açıklandığını, dava dosyasında davacının şirket ortağı ya da yöneticisi olduğunu gösteren bilgi ve belgeye rastlanmadığını, eş rızasının alınmamasından dolayı davacının kefaelet sorumluluğunun mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyası incelendiğinde, davacı aleyhine 156.995,42 T.L kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dosyasının kesinleştiği işbu menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya bankacılık konusunda uzman bir bankacı bilirkişiye tevdi edilerek, alacak borç ilişkisi, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, söz konusu kredinin ticari bir kredi olup olmadığı, rehin ile temin edilip edilmediği, kefalet durumu, kefil olarak sorumlu olduğu miktar, icra takibine konu kredinin ticari bir kredi olup olmadığı, 5570 sayılı kamu sermayeli bankalar tarfafından yürütülen faiz destekli kredi kullandırılmasına dair kanun kapsamında kullanılan bir kredi olup olmadığı konularında rapor hazırlaması istenilmiş, mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre; banka ile dava dışı ...
Optik Oyn.Tekstil Kon.San.Tic Ltd Şti arasında bila tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, dava dışı şirkete ticari kredi kullandırıldığı, davaya konu kredilerin bu kredilerin yapılandırılmasından kaynaklandığı, davacının 15.05.2014 tarihinde 71.250 TL limitle kefalet imzasının bulunduğu, davacıya ait gayrimenkulün 200.000 TL bedelle ipotek tesis edildiği,
bu kredilerin 5570 sayılı kamu sermayeli bankalar tarafından yürütülen faiz destekli kredi kullandırılmasına dair kanun kapsamında kullanılan bir kredi olmadığı bildirilmiştir.Davacının ipotek yönünden bir itirazı olmadığından bu konuda bir değerlendirme yapılmamış, kefaletin eş rızası olmadığından bahisle geçersiz olduğunu iddia etmiştir.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Borçlar Kanunu 584 madde gereği değerlendirme yaparsak, Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir;
bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.Somut olayda kefillik için eş rızası bulunmadığı anlaşılmış, eş rızası şartının istisnası olan son fıkra gereği yapılan incelemede kredilerin 5570 sayılı kamu sermayeli bankalar tarafından yürütülen faiz destekli kredi kullandırılmasına dair kanun kapsamında kullanılan bir kredi ve kooperatif kredisi olmadığı,
davacının esnaf odasına ve BTSO da kaydı bulunmadığından dolayısıyla işletme sahibi ya da şirket ortağı olmadığı anlaşıldığından eş rızası gereklidir.Kredinin salt ticari kredi olması eş rızasının aranmamasına etkili değildir.Davacı bu şekilde davasında haklı olduğu kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş, davacı kötüniyet tazminat talebinde bulunmuş ise de, davalı-alacaklı takibin yapılmasında haksız ve kötüniyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden şartları oluşmayan bu istemin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. ... · Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/618, K. 2019/683, 26 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama