KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/704
- Karar No
- 2018/10
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2018
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- 1-
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
2- ... - VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2017
KARAR TARİHİ : 11/01/2018
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/01/2018
Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafından müvekkiller aleyhine Bursa 13. İcra Müdürlüğünün .......... esas sayılı dosyasıyla haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, borçlu olmayan müvekkillerinin borçlu olmadıklarını ispatı amacıyla işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı ...'in araç kiralama işi yaptığını,müvekkili ...'ın davalıdan araç kiralaması nedeniyle müvekkili ile tanıştığını, müvekkili davalıdan ....... plakalı aracı kiraladığını,
davalı müvekkiline aracı teslim alabilmek için araç kiralama sözleşmesini ve sözleşmenin hemen arkasında bulunan boş teminat senedini imzalaması gerektiğini belirttiğini ve boş senedi imzalatarak aracı teslim ettiğini, davalının kötü niyetli olarak araç kiralama sözleşmesinin arkasında bulunan boş senedi kendisi doldurarak müvekkili şirket ve müvekkili ... aleyhine Bursa 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya borcu olmamasına rağmen teminat senedi doldurularak yapılan takibin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalıya araç kiralama bedellerini tam olarak ödediğini,
davalıya herhangi bir borcu olmadığını, davalı tarafın kira sözleşmesinin ekinde bulunan ve bedelsiz olan boş senedi doldurarak haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili şirket ve müvekkili ... aleyhine icra takibi başlatması nedeniyle C.B.S.'na şikayette bulunulduğunu, davalı taraf hakkında Türk Ceza Kanununun 156 maddesindeki bedelsiz senedi kullanma ve 157 maddesindeki dolandırıcılık suçlarından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ............. soruşturma dosyasıyla soruşturmanın yürütüldüğünü, davalının şüpheli olarak ifadesinin alındığını ve ifadesindeki müvekkilinin kendisinden araç kiraladığını ve bu nedenle tanıştıklarını kabul ettiğini,
davalı tarafın iddia ettiği gibi müvekkilinin araca hasar vermesinin söz konusu olmadığını, davalının müvekkiline hasar ücreti veya trafik cezası ücreti gibi bir ücret istemesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığnın tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Bononun kira ilişkisi sebebiyle verildiğinden Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davanın esası yönünden kira sözleşmesinde bononun teminat olduğuna dair düzenleme bulunmadığını, davacının bonodaki imzanın kendisine ait olduğunu itiraz etmediğini, tanık deliline karşı muvafakatının bulunmadığını, davanın yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, davacının iddialarının soyut ve kurgusal olduğunu haksız yere açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilerek savunma hakkının sağlandığı, davalının süresi içinde cevap dilekçesini sunduğu ve dilekçeler aşamasının tamamlandığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olan “görevsizlik” konusunda aynı Kanun'un 138. maddesi uyarınca, ön inceleme sırasında dosya üzerinden karar verilebileceğinden usul ekonomi ilkesi gereği duruşma açmadan karar vermek gerekmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 13 İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, senet sureti, fatura, kredi kartı ekstresi, havale dekontu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, araç kiralama sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiği ileri sürülen bono sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK.dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Diğer yandan anılan kanunun 114/1-c maddesi gereğince bir mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup aynı yasanın 115/2. Maddesi gereğince dava şartı noksanlığı halinde davanın usulden red kararı verilmesi öngörülmüştür.
O halde somut olayda, uyuşmazlığın, kira sözleşmesi kapsamında teminat olarak düzenlenen bonolardan kaynaklandığı anlaşılmakla, (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/3083 Esas ve 2017/535 Karar sayılı Kararı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/4920 Esas ve 2016/6859 Karar sayılı Kararlarında açıkça vurgulandığı üzere) Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Bursa Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/704, K. 2018/10, 9 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama