KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
- Esas no
- 2018/1626
- Karar no
- 2021/491
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekilleri
- Av. ... -
Karar Metni
3.562 kelime·18 dk okuma·9 bölüm
Av. ... -
DAVALI
... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - ...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2018
KARAR TARİHİ : 17/06/2021
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin alacağını sağlaması amacıyla Bursa 10. İcra Müdürlüğü 2018/...
Esas nolu icra dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibine geçildiğini, borçlu süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek, borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlunun itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı/borçlu itirazında, borcun takip miktarından az olduğunu, faturaların vadesinin gelmediğini, ayıplı hizmet verildiğini yada hizmetin gereği gibi ifa edilmediğini beyan ettiğini ancak bakiye takip miktarı ödenmeyince davalıya Bursa 10. Noterliği'nin 09/11/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile borç kendilerinden talep edildiğini,
buna cevaben gelen yine Bursa 10. Noterliği'nin 16/11/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarında borcun talep edilen miktardan 33.434,12 TL az olması gerektiği ancak bakiye kısmın kendilerince ödeneceği beyan edildiğini, oysa takibin tamamına itiraz ettiklerini, buradan dahi yapılan itirazın kısmen dahi olsa (ki borcun büyük kısmı davalı tarafından kabul edildiğini) haksız olduğunun açık olduğunu, öte yandan faturalar ve mallar davalıya teslim edilmiş ancak yasal 8 günlük süre içinde bir itiraz yapılmadığını, yine ayıba ilişkin de 6 ayı aşkın süredir herhangi bir usulüne uygun ayıp ihbarı müvekkiline yapılmadığını,
borçlunun itirazının yerinde olmadığından bahisle Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin fantezi iplik üretimi yapmakta olduğunu, davacı-alacaklıya iplik boyattığını, müvekkilinin geçmiş dönemde boyatmış olduğu iplikleri Batı Dokuma isimli firmaya sattığını, söz konusu firma üretim aşamasında ipliklerde ayıp olduğunu ve bu haliyle üründe kalitesizlik olduğunu ifade ettiğni ve müvekkili firmaya çeşitli tarihlerde mail attığını, ürünlerdeki ayıplar sebebiyle reklamasyon faturası tanzim edip yolladığını,
davacı-alacaklının boyamış olduğu mal ve iplikler üzerinde yapılacak olan incelemede iplikte boyamadan kaynaklı ayıp olduğu ve bu haliyle kullanılmasının mümkün olmayacağının görüleceği, hal böyle iken davacı-alacaklının haksız ve mesnetsiz yapmış olduğu icra takibine itiraz neticesinde açılan itirazın kaldırılması davasının reddi gerektiğini, takibe konu edilen faturaların vadesi gelmediğini, vadesinden önce icra takibine konu edilemeyeceğini, alacak davasına konu olamayacağını, taraflar arasında süregelen ticarette ve aralarındaki yazılı sözleşme gereği, müvekkiline ait iplik boyama hizmeti karşılığı 4 aylık vade ile ödeneceğini,
taraflar bu konuda mail ortamında yazıştıklarını ve karşılıklı olarak yazılı şekilde anlaştıklarını, buna rağmen davacı-alacaklı cari hesaplardaki alacağını vadesi gelmediği halde icra takibine konu ettiğini, davacı-alacaklı yasaya-sözleşmeye uygun davranmadığını, yine davacı-alacaklı en genel anlamda T.T.K'nın aradığı basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihmal ettiğini, davaya konu olan Bursa 10. İcra Müdürlüğü 2018/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, takip konusu alacağın cari hesap ekstresi olduğunun görüleceği, detaylı olarak hangi fatura alacağından kaynaklandığı,
faturaların sözleşme gereği vadelerin gelip gelmediği belirtilmediğini, gerçekte faturaların vadeleri gelmediğini, davacı-alacaklı muaccel hale gelmemiş alacağını takip konusu yapmak istediğini, bu isteğin altında yatan gerçek amaç ise müvekkilinin ayıp iddiasını ve ayıp sebebiyle uğramış oldğu zararı karşılamaktan imtina etmek istemesi olduğunu, davacı-alacaklının haksızlığı ve kötüniyetinin açık olduğunu, müvekkilinin samimiyeti ve iyiniyeti, icra takibi ve dava açıldıktan sonra günü gelen faturalara ait ödemeleri yapmasından da belli olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki ve alacak dolar kuru üzerinden yürütüldüğünü,
davacı alacaklının alacağını TL olarak talep etmesi hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasındaki yazılı anlaşmaya göre, boyanacak olan ipliklerin ödeme vadeleri 4 ay olarak kararlaştırılmış olup, verilen olan hizmet bedeli de dolar olarak ödeneceği konusuda taraflar mutabık olduğunu, yine sözleşme gereği ".... Vadeli ödemelerinizde çekin verildiği tarihin TCMB dolar satış kuru baz alınıp, hesap takibinden düşülecektir...
Verilen çekin tahsil edldiği tarihte dolar kuru değişmişse aradaki fark kur farkı faturası ile güncellenecektir, bu fark dolar kuruna bağlı olarak alıcı veya satıcı için de geçerlidir..." ibaresi yer aldığını, davacı-alacaklı, müvekkilinin verdiği çeklerin verildiği tarihteki dolar kurunu sözleşme gereği TCMB satış kurunu baz alarak güncellemediğnii, kur rakamı olarak afaki bir rakam belirlediğini, iyen davacı-alacaklı çeklerin tahsil olduğu tarihteki kur rakamını sözleşme gereği TCMB satış kuru olarak güncellemediğini,
kur rakamını kendi insiyatifi ile afaki bir rakam olarak belirleyen davacı-alacaklı alacağını TL'ye çevirip müvekkilden olan alacağını TL olarak fakat fazla tahsil etmek niyetinde olduğunu, taraflar aradaki alacak-borç rakamında mutabık olmadığını, davacı-alacaklı müvekkil firmanın ipliklerini ayıplı olarak boyadığını, bu ayıp açık bir ayıp olmadığını, üretim aşamasında ortaya çıkan bir ayıp olduğunu, müvekkiline bu konuda ayıp bildirimi geldiği anda davacı-alacaklıya bildirildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, takibe konu alacakların vadesi gelmediğini,
vadesi gelmeyen alacakların takibe konulması hukuken mümkün olmadığını, yine taraflar arasındaki mal ve hizmete ilişkin ödeme dolar olarak 4 aylık vade ile yapılacağına dair yazılı anlaşma olduğunu, ayrıca kur farkı uygulanacağı iş bu yazılı anlaşmada belirtildiğini, müvekkilinin sözleşmeye harfiyen uyduğunu, fakat davacı-alacaklı, basiretli bir tacir gibi davranmaktan imtina etmekte ve sözleşmeye riayet etmediğini, kur rakamlarını çeklerin teslim ve tahsil anında TCBM satış kuruna göre güncelemediği gibi hukuken hakkında daha fazlasını talep ve tahsil çabasında olduğunu,
herkes haklarını kullanırken objektif iyiniyet kurallarına uygun davranmak zorunda olduğunu, davacı-alacaklı maldaki boyama esnasında oluşan ayıbı bildiğini, müvekkilinin bu sebeple uğradığı zararı da bildiğini, aradaki yazılı sözleşme gerği ödeme vadesi olarak 4 ay ve dolar ödemesi anlaşıldığı halde i bu yazılı anlaşmayı dahi görmezden geldiğini, vadeli fiyata boyadığı malın ödemesini derhal ve gerçeğe uygun olmayan bir kur rakamını TL'ye çevirerek fazladan tahsil etmek çabasında olduğunu, bu sebeple haksızlığı ve kötüniyeti açık olduğundan bahisle, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine,
haksız ve kötüniyetli alacaklının %20 'den aşağıya olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, tanık beyanları, yemin ihtarnameler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
HÜKÜ M
Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın kabulü ile davalının Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 167.069,43 TL asıl alacak 803,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 167.872,74 TL alacak üzerinden ve bu alacağın167.069,43 TL asıl alacak kısmına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile devamına,
2-İ.İ.K'nın 67. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.467,39 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 2.027,49 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.439,90 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 834,90 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 145,90 TL olmak üzere toplam 980,80 TL yargılama gideri ve 2.027,49 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.008,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan posta, talimat ve tebligat giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 19.897,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/06/2021
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1626, K. 2021/491, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama