KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1786
- Karar No
- 2019/1631
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/12/2018
- Karar yazım tarihi
- 07/01/2020
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından davalı şirket hakkında Bursa 17. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ileicra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine itiraz ederek takibin durmasını sağladığını, davalı yanın itirazında takibe konu borcun mevcut olmadığını ileri sürdüğünü ise de bu hususun doğru olmadığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 04/08/2015 tarihli, 3 yıl süreli Müşteri taşıt tanıma sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin ...
Petrol A.Ş.
Bayisi olduğunu, davalı ile yapılan sözleşme ile müvekkili şirket taşıt tanıma sistemine dahil olduğunu, sözleşme gereği müvekkili şirket araçlarına akaryakıt aldığını ve davalı şirket tarafından fatura edildiğini ve doğrudan borçlanma sistemi ile banka aracılığıyla ödemeler yapıldığını, sözleşme ile müvekkili şirkete tanınan tek hakkın fatura tutarı üzerinde %4 oranında iskonta yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. Maddesine göre sözleşmenin 3 yıl için yapılmış olduğunu,
taraflarca sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren 3 ay önce süresinin uzatılmayacağının bildirilmediği takdirde aynı süre için 3 yıl uzamış kabul edileceği kararlaştırıldığını, bu hüküm Rekabet Kanunu ve yönetmelikleri ile dikey rekabek kurallarına aykırı olduğunu, konu ile ilgili Rekabet Kurumu'na ayrıca şikayette bulunulacağını,
davalı şirketin ise müvekkili şirketin sözleşmeyi uzatmayacağına ilişkin fesih ihbarında bulunmasını önlemek amacıyla 3 aylık süre geçtikten sonra Mayıs 2018 ayı faturalarından itibaren müvekkili şirkete sözleşme gereği uygulanması gereken %4 iskontoları müvekkili şirkete haber vermeden ve onay almadan tamamen kaldırdığını, davalı yanın kötü niyetle ve hile ile hareket ettiğini, davalı yanın müvekkili şirketin sözleşmenin süresini uzatmama konusunda iradesini göstermemesi için 2018 yılı Nisan ayına kadar faturaların sözleşme gereği iskontoları uyguladığını,
sözleşmenin bitmesine 3 aydan az bir süre kalınca Mayıs 2018 faturalarından itibaren iskontoları tamamen kaldırdığını, oysa davalı yanın Nisan ayında iskontoları kaldırmış olsa idi müvekkili şirket tarafından sözleşmenin süresi uzatılmayacağını, bu nedenlerle davalı yan müvekkili şirkete haksız cezai şart uyguladığını ve müvekkili şirketin onayı ve bilgisi olmadan bankadan kendisi tahsil ettiğini, davalı yanın kötü niyetli olduğunu, haksız çıkar ve menfaat peşinde olduğunu, bu tutarın davalı yandan tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ve alacağın tahsilini engellemeye çalıştığını,
bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, alacağın likit olduğundan davalının asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere %20'den fazla oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, Bursa 17. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, müşteri taşıt tanıma sözleşmesi, fesih bildirimi, fesih bedeli faturası, faturalar, ihtarnameler, banka kayıtları, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 26/10/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 14/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 14/11/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 30/09/2019 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak iskontoyu sıfırlaması davacıya sözleşmeyi feshetme hakkı doğurduğunu ve sözleşmenin amacının kalmadığı gerekçesi ile sözleşmeyi feshettiğini, davalı bunun üzerine 3-10 maddesindeki hükme dayanarak sözleşmenin sona ermesinden önce feshedilmesi gerekçesi ile sistemde bulunan araç başına 500 amerikan doları üzerinden 17.230,50 TL fatura kesildiğini ve tahsil ettiğini, yaptığı inceleme sonrası edinilen tespitlere göre davalının bu ceza faturasını kesme hakkının oluşmadığı mütalaa edilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, taraflar arasında 04/08/2015 tarihli müşteri taşıt tanıma sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmede davacı şirkete ait araçlara taşıt tanıma sistemi takılarak bütün araçlar, sadece Shell istasyonlarından yakıt alacağı ve davalı bayi tarafından davacıya fatura bedeli üzerinden iskonto uygulanacağı ve bu kapsamda davalının 30/04/2018 tarihine kadar %4 oranında iskonto uyguladığı, 15/05/2018 tarihinden itibaren ise iskonto uygulanmadığı sabit olup uyuşmazlık, davacının davalıya sözleşmenin süresinin yenilenmeyeceği ve fesih bildirimde bulunması sebebiyle davalının sözleşmenin 8. Maddesi uyarınca davacı hakkında cezai şart uygulanmasının haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların ticari defterleri ve faturalar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve davacı tarafça ibraz edilen defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalının 15/05/2018 tarihinde taahhüt edilen bedelden %4 oranında iskontodan, iskonto uygulamamaya başlanılmış olup davalı tarafından iskonto oranının kaldırılmasında sözleşmenin 3-12.
Maddeleri arasında düzenlemeler getirilmekle, davacının %75 oranında taahüt edilen alımdan düşük olduğunda iskontonun uygulanmayacağı halde davacının alımlarında değişiklik olmadığından davacının iskonto oranının kaldırılmasının sözleşmeye aykırı olduğu, sözleşmeye uygun olarak haklı olarak uygulandığının davalı tarafından ispat edilmediğinden, davacının sözleşmenin yenilememesi, sözleşmeyi feshinde haklı olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla davalı tarafından cezai şart faturası düzenlenmesinin ve tahsilinin haksız olduğundan, davacı tarafından cezai şartın istirdadına yönelik alacağın kabulune, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1786, K. 2019/1631, 10 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama