KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/215
- Karar No
- 2018/1222
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. .
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/02/2018
- Karar yazım tarihi
- 02/11/2018
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında ticari alışveriş olduğunu, buna dair kesilen faturanın davalı tarafından ödenmediğinden davalı hakkında Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı yapılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini, bu nedenlerle Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 23/06/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ödeme emrini içerir davetiyenin gönderildiği ancak davetiyenin iade edildiği ve davalı tarafından yasal süre içinde 13/09/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Davacı tarafından ticari defterlere delil olarak tutunduğundan 31/05/2017 tarihli celse de ticari defterlerin sunulması için inceleme günü belirlendiği ancak davacı tarafından inceleme gününde defterler sunulmadığı gibi bilirkişi delil avansı da yatırılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının, davalıya ticari ilişki kapsamında hizmet verildiği ve faturaların düzenlendiği ileri sürülmüş davalı tarafından ise borca itiraz ederek borçlu olmadığını savunmuştur. Uyuşmazlık, taraflar arasında icra takibine dayanak faturaya konu satış sözleşmesi kurulup kurulmadığı, hizmetin davalıya verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " sözleşmenin kurulması ve hizmetin teslim edildiğinin ispat yükü lehine hak iddia eden davacı taraftadır. Dava konusu faturaya konu malların değeri ve uyuşmazlığın miktarı dikkate alındığında HMK' nın 200. Maddesi uyarınca tanık dinlenemeyeceğinden davacının iddiasını yazılı ve kesin deliller ile ispat etmesi gerekir.
Davacı vekiline ticari defterlerini sunması ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için verilen kesin süre içinde delil avansı yatırılmadığından HMK' nın 324. Maddesi uyarınca bilirkişi delilinde vazgeçtiği ve kesin süre uyulmadığından davalı taraf yönünden usuli kazanılmış hakkın doğduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafından faturaya konu davalıdan alacağının olduğu, sözleşmenin kurulduğu ve hizmetin teslim edildiğinin ispat edilmediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/215, K. 2018/1222, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama